Ateşli masaj teknikleri

Partnerinizle iyi vakit geçirmek için masaj teknikleri eğitimi almak zorunda değilsiniz. Kokusunu sevdiğiniz aromatik yağı yanınıza alın. Hafif loş ve sessiz bir ortam sağlayın. Ses tonunuzu alçaltarak fısıldarcasına konuşun.

Baştan ayağa doğru masaj yaparken parmaklarınızın sihirli gücüne inanın. Gerisinin kendiliğinden geldiğini göreceksiniz.

Şakak masajı

 Partnerinizin şakaklarında ve kaşlarının arasındaki bölgede daireler çizin. Burnunun iki yanından göz çukurlarının yanaklarıyla birleştiği bölgeye kayın, oradan tekrar şakaklara ulaşın. Şakak masajı aynı zamanda etkili bir ağrı kesicidir.

Boyun masajı

Partnerinizin başının boynuyla ve boynunun omuzlarıyla birleştiği bölgeye uygulayacağınız masaj teknikleri biraz daha farklı olmalı. Ellerinizle daireler çizerken arada bir işaret parmağınız ile baş parmağınız arasına alacağınız bölgeyi iki-üç saniye sıkın, sonra bırakın. Kaslarının gevşediğini, rahatladığını göreceksiniz.

Göğüs bölgesi masajı

 
Ellerinizi göğüs bölgesine koyun. Ellerinizin birbirinden beş santimetre kadar uzak olmasına dikkat edin. Masaj tekniklerini doğru uygulamanız açısından bu önemlidir. Yukarı ve aşağı hareketlerle, arada daireler çizerek masaj yapın.

Ayak ve bacak masajı 

Ayak parmaklarının bitiminden topuklarına kadar baş parmağınızla basınç uygulayarak dairesel hareketlerle masaj yapın. Basınç uygulamanız önemli masaj teknikleri arasındadır, böylece partnerinizin gıdıklanmasına sebep olmazsınız. Ayak bileklerine yine hafifçe basınç uyguladıktan sonra yukarı doğru dairesel hareketlerle masajı sürdürün. Bacakların ön ve arka bölgelerine masaj yapın.

EŞSİZ BİR ÖN SEVİŞME NASIL OLMALIDIR ?

Estrogenolit Damla

Ön sevişme bedenen ve psikolojik olarak cinsel ilişkiye hazır hale gelmek için gereklidir. Ama bunun da ötesinde, eğer taraflar aceleci davranmaz ve birbirlerini keşfetmeye vakit ayırırlarsa, ön sevişmeden en cinsel ilişki kadar zevk alabilirler.

En iyi ön sevişme duyu organlarının eksiksiz kullanıldığı ön sevişmedir.

1. Birbirinize dokunun
Dokunmanın uyarıcı olduğu kadar iyileştirici bir etkisi vardır. Parmak uçlarınızı, avuç içlerinizi birbirinizin bedeninizde ağır ağır gezdirin. Böylece erojen bölgelerinizi keşfeder, birbirinizi nasıl hazırlayacağınızı öğrenmiş olursunuz.

2. Birbirinizin kokusunu duyun
Parmak izleri gibi herkesin kokusu farklıdır. Ufak dokunuşlarla birbirinizin kokusunu duyun. Boynunuzu, koltuk altlarınızı, mahrem yerlerinizi koklayın. Bunun için önce duş almanız gerektiğini söylememize herhalde gerek yok.

3. Konuşun, birbirinizi duyun
Biribirinizi neden beğendiğinizi söyleyin. Birazdan size neler yapmasını istediğinizi söyleyin ve sizin ona neler yapmanızı istediğini sorun. Ön sevişmenin olmazsa olmazı konuşmaktır, unutmayın.

4. Birbirinize görün
Birbirinizin bedenine dokunurken birbirinize bedeninizin en beğendiğiniz yerlerini gösterin. Hafızanıza işlenecek bu görüntüler sonraki sevilmelerinizde de inanın çok işinize yarayacak.

5. Birbirinizi tadın
Tenlerimizin kokusu gibi tadı da vardır ve tatma duyunuz devreye girdiğinde ön sevişmenin bir başka boyutunu daha keşfetmiş olursunuz. Dokunarak keşfettiğiniz erojen bölgelerinizi dilinizin ucuyla hafif hafif uyarın.
Estrogenolit Parfüm
Birçok insan, partneriyle daha iyi seks yapmak ister, bu bir gerçek. Daha iyi bir seks hayatı için ihtiyacınız olmayan şeyler şunlar: yeni süslü oyuncaklar, yeni pozisyonlar ya da yeni bir beden. Bunların hiçbirinde bir sıkıntı yok tabi; ama ilişkinizin mimarisinde, özsaygınızda, iletişim tarzınızda ya da yetki verme algınızda sorunlar varsa eğer, emin olun ki o oyuncakların, pozisyonların ve diyetlerin hiçbiri işinize yaramaz. Birçok insan, partneriyle daha iyi seks yapmak ister, bu bir gerçek. Daha iyi bir seks hayatı için ihtiyacınız olmayan şeyler şunlar: yeni süslü oyuncaklar, yeni pozisyonlar ya da yeni bir beden. Bunların hiçbirinde bir sıkıntı yok tabi; ama ilişkinizin mimarisinde, özsaygınızda, iletişim tarzınızda ya da yetki verme algınızda sorunlar varsa eğer, emin olun ki o oyuncakların, pozisyonların ve diyetlerin hiçbiri işinize yaramaz.
Estrogenolit Tablet

HER 1000 KADINDAN 2’SİNİN HAYATINI MAHVEDEN VAJİNİSMUS

Estrogenolit Damla
İki tür vajinismus vardır…
Vajinismusun primer(birincil) ve sekonder(ikincil) olmak üzere iki türü vardır:
Primer vajinismus, kadının ilk cinsel deneyiminde ortaya çıkan vajinismus türüdür.
Sekonder vajinismus, zorlayıcı vajinismus tedavi yöntemleri sonucunda ortaya çıkar. Kadın daha önce vajinismus yaşamıştır ve geçici tedavi yöntemleriyle sorununu ‘geçici’ olarak çözülmüştür. Ancak yaşayacağı ilk duygusal sıkıntıda, hastalık yeniden tekrarlayabilir. Yüzdesi düşük olsa da, doğum ve cinsel ilişki travmaları, kişinin partneri ile ilişkisinde yaşadığı sorunların da sekonder vajinismusa sebep olabileceği bilinmektedir.
Vajinismusun görülme sıklığı dünyada yüzde 1-2 iken, bu oran ülkemizde yüzde 7 ile 10 arasında değişmektedir.
Bunun nedeni ise kız çocuklarına küçüklükten itibaren önce aile içinde sonra toplum içinde verilen ya da verilmeyen rollerdir. Yani yaşanan bu tür sıkıntıların arkasında, genelde kültürel kodlar ve aile ilişkileri yatmaktadır.
Vajinismusun görülme sıklığı ile ilgili dünyada güvenilir istatistikler bulmak oldukça zordur. Çünkü…
Vajinismusun görülme sıklığı ile ilgili güvenilir istatistikler oluşturulmasını engelleyen birçok faktör vardır:
-Utanç nedeniyle birçok kadının yardım talep etmemesi
-Vajinismus problemi yaşayan kadınlara yanlış tanı koyulması(Yanlış tanı ve doğru tedavinin uygulanmaması sonucu, birçok kadın yaşamı boyunca kendisini cinsel ilişkiden mahrum bırakabilir.)
-Ve sağlık kurumlarının kendilerinden bu konuda yardım isteyen kadınlarla ilgili bir istatistik tutmaması.
Vajinismus problemi, çözülmediği takdirde, kişilerin yalnızca cinsel yaşamını değil; sosyal yaşamını da etkileyebilir
Bu problem, kişinin özgüvenini azaltır, sosyal ilişkilerinin zayıflamasına neden olur ve aslında çözümü oldukça kolayken, zamanla çözülemez bir hal alır. Kişiyi depresyona kadar sürükleyen bu hastalık yüzünden hastalar zamanla savaşmaktan vazgeçip kendi dünyalarına çekilebilirler.
Vajinismus sadece 10-15 saniye içinde teşhis edilip çok kısa bir süre içinde de tedavi edilebilir
Deneyimli bir jinekolog tarafından yapılacak olan kısacık bir değerlendirmeyle, kişiye vajinismus tanısı koyulabilir. Vajinismusuna neden olan şeyin tespiti ile birlikte de uygun tedavi yoluna gidilir. Vajinismus probleminin nedenleri arasında yüzde 90 ihtimalle psikolojik sorunlar yer almaktadır ve bu durumda gidilmesi gereken ilk tedavi biçimi “cinsel terapi”dir.
Estrogenolit Parfüm

KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİK BELİRTİLERİ

Estrogenolit Hap
KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİK BELİRTİLERİ
Kadın kendisini bir erkekle cinsel haz yaşamaya bırakma konusunda bilinçdışı bir çatışmaya sahiptir. Görünüşe göre bu bozuklukta belirli tek bir çatışma yoktur. Bu bozuklukta zarar görmeye dair derin ödipal korkular , genel olarak erkeklere ya da söz konusu belli bir erkeğe karşı hissedilen düşmanlık, kendini duygularına kaptırdığında yaşayabileceği reddedilme korkusu, performans kaygısı, erotik suçluluk yer alabilir.Bu çatışmalara karşı geliştirilen savunmalar belirgin bir biçimde kadını karşılık vermekten alıkoyar. Kadın yeterince uyarılmaktan kaçınır ya da partnerinin onu uyarmasını engellemese bile uyarılmaktan zevk almaya karşı algısal savunmalar geliştirir.Genel anlamıyla kendisinin erotik duygular yaşamasına izin vermez , partnerine karşılık vermeye farkında olmadan engel olur ve kendini cinsel deneyimden zevk almaktan alıkoyar. Böyle biri, kendini erotik hazlara bırakma konusunda büyük sıkıntılara sahiptir. Partneri kadının mazoşizmini çoğunlukla farkında olmadan cazip bulur ve alttan alta devam ettirir. Kendisine hizmet etmesine , haz vermesine ve onu tatmin etmesine izin verir. Bu da temelde kendine güvensiz bir partnerin minumum kaygıyla hareket etmesini sağlar.Zarar verme ya da fiziksel şiddet yoluyla uyarılma gibi uç noktadaki bir his olarak değil de cinsel özveri şeklindeki cinsel mazoşizm bir dereceye kadar erkek odaklı kültürümüzde çok yaygındır. Erken dönemden itibaren bizlere cinsel hazzın erkeğin hakkı olduğu öğretilmiştir. Kadın kendini mümkün olduğunca çekici ve haz verici bir hale getirmelidir.Kadının da biraz haz alması kabul edilebilir, ama sadece erkeğe tam anlamıyla hizmet ederken. Oysa bu kültürel mazoşizmin ötesinde, cinsel isteksizlik yaşayan kadınlar, genellikle psikolojik açıdan mazoşist ve saplantılı derecede verici – isteyemeyen ya da alamayan – bir eğilim gösterir. Bu güvensizlikler yanlış algılanan ve örseleyici çocukluk deneyimlerinden ve bunlara nevrotik bir şekilde adaptasyon sağlanmasından kaynaklanmaktadır. Partner reddi , kadınlardaki cinsel isteksizlikte , özellikle bu bozukluk durumsal ise, altta yatan bir başka yaygın nedendir. Bazı kişiler cinsel ve duygusal tepkilerini büyük ölçüde birbirinden ayrı tutabilir. Partnerleriyle aralarında kopuk ya da olumsuz bir duygusal bağ olsa bile cinsel deneyim yaşayıp zevk alabilirler.Bazı kişiler ise bunu yapamaz. Cinsel terapiye başvuran kimi isteksiz kadınlar, eşlerine yoğun bir öfke duyduklarının ya da en azından karışık duygular beslediklerinin farkında olmayabilirler.Bu duygular , eşlerine verdikleri cinsel yanıtı engeller. Zaman zaman partner reddi davranışsal olarak atlanabilir ve kadın çelişkili duygularına rağmen cinsel olarak yanıt vermeyi öğrenebilir. Diğer durumlarda , öfke, cinsel isteğin önünde başa çıkılmaz bir engel oluşturur . Eşe karşı düşmanlık , ona haz vermeyi ve haz almayı engelleyebilir. Kadın gelişim yıllarında çok zarar görmüşse, yabancılaştırıcı savunmalarla kendini başka bir zarara karşı koruyabilir. Yalnızlaşır ve yakınlaşmaktan kaçınır.Yakınlaşmayı ve sevgiyi zorlayıcı bir şekilde teşvik eden bir cinsel deneyim , savunmalarını tehdit ettiğinde , yoğun bir kaygı ve kızgınlık yaşayabilir. Kendine güveni olmayan bir kadın becerememekten, hissedememekten korkacak ve haz alıp verme konusunda kendini umtsuz hissedecektir. Güven verme ve düzeltici deneyimler, kendini cinselliğe bırakmanın önündeki bu engeli zayıflatabilir. Kaygılı durum da cinselliği engelleyen en önemli etkendir. Kişide kaygının yanında takıntılı düşünceler de olabilir. İlk olarak , hasta , takıntılı düşüncelerin genellikle kaygının bir dışavurumu olduğu gerçeğiyle yüzleştirilir . Cinsel istek azlığında kadının yaşı önemli bir faktördür. Yaş ilerledikçe cinsel istek ve ilişki sıklığında kısmi bir azalma olabilir. Bu durum doğal olarak kabul edilmeli, bir hastalık gibi algılanmamalıdır. Evli veya sürekli olarak bir erkekle ilişkisi olan kadınların cinsel isteksizliklerinin bir nedeni de aslında kendi cinslerine yakınlık duymaları , lezbiyen eşcinsel kimlikleri olabilir. Kendi cinslerine karşı olan isteklerine ket vurup kendilerini karşı cinse yönlendirmeye zorlarlar, çalışırlar. Bu grubun aslında cinsel isteği vardır. Eşcinselliğini yaşama geçirmesi evresinde yaşayacağı güçlüklere bağlı cinsel isteksizlik olabilir. Kadında cinsel isteksizlik sorunu varsa mutlaka yaşadığı ilişkinin cinsellik dışındaki boyutları da değerlendirilmelidir. Eşiyle mutsuz, huzursuz olan, istemeden evlendirilmiş olan, eşinden veya partnerinden kötü muamele , psikolojik , fiziksel veya duygusal şiddet gören, aldatılan, ilişkisinde anlaşılmadığını düşünen, ilişkisinin cinsellik dışındaki alanlarında paylaşım hissetmeyen, ilşki ile ilgili beklentileri karşılanmayan bir kadında cinsel isteksizliğin olmaması nadir görülen bir durumdur.
Estrogenolit Hap

CİNSEL İSTEKSİZLİK KADERİNİZ OLMAYABİLİR

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

İlk insanın var oluşundan bu yana cinsellik, hayatımızın en önemli konularından biri olmuştur. Cinsellik sadece insanın soyunu devam ettirebilmesi için, basit formda erkeğin dişiyi döllemesi suretiyle soyunu devam ettirme çabası değildir. İnsan yaradılış anlamında en özellikli ve kompleks varlıktır yeryüzünde. Bu nedenle cinsellik konusu insanda hayat bulurken birtakım duyguları da içinde barındırmalıdır. Sadece üreme amaçlı birleşme durumu insanın bu anlamdaki sosyal hayatında, sosyal ihtiyaçlarını karşılayamama durumunu doğuracaktır. Duygudan yoksun cinsel birleşmelerin,  bir süre sonra problem halini alması kaçınılmazdır.

Günümüzde hayat şartlarının oldukça zor hale gelmesi nedeniyle yaşanan stres, ekonomik sorunlar, kaygılar, olumsuzluklar, sosyal hayatımızı ve bununla birlikte cinsel hayatımızı da olumsuz olarak etkiliyor. Pek çok çift birbirini severken, hatta aşıkken cinsel hayatlarında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle yollarını ayırmak zorunda kalabiliyor.

Önceleri  bu sorunların dile getirilmesi sıkıntılı bir durumken, günümüzde artık daha kolay ifade edilebilir duruma geldi. Bunun yanı sıra ilerleyen teknoloji ve yapılan detaylı araştırmalarla ,mevcut sorunlara yeni ve etkili çözüm yöntemleri bulunabilmekte. Estrogenolit, kısa zamanda bu yeni ve etkili yöntemler arasında ön sıralarda  yerini aldı. Özellikle kadınlar için dile getirilmesi güç bir durum olarak cinsel isteksizlik ve orgazm problemlerine etkili bir çözüm sağlayabilen  Estrogenolit damla, kullanımı oldukça kolay ve yan etkisi olmayan bir formülasyon. Ürün desteği sayesinde, kadınlarda  cinsel istek ve ilişkiden keyif alma oranı daha üst seviyeye ulaşabiliyor. Bununla birlikte orgazm olabilme durumu sağlanabilirken,  orgazm süresinin kalitesi de arttırılabiliyor. Yemek yemek su içmek kadar doğal olan bu ihtiyaç, kaliteli bir şekilde karşılandığında yaşam kalitemiz şaşırtıcı şekilde artabilir. Bu da bize mutluluğun huzurun gülümsemenin kapılarını açacaktır. Bu hayal değil. Estrogenolit  damlaya e tek bir telefonla kolayca ulaşabilirsiniz. Kullanımı oldukça basit olan bu ürün, sonuçlarıyla sizi şaşırtabilir. Detaylı bilgi için www.estrogenolit.net ziyaret edebilir ya da 0533 131 17 74 numaralı sipariş hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

CİNSELLİKTE KURULMAMASI GEREKEN CÜMLELER

Estrogenolit Hapı

Cinsellik esnasında eşinize söylememeniz gereken cümleler var. Bu her ikiniz içinde ufak ayrıntılar gibi gelse de ilişkinizin sağlıklı devam edebilmesi adına önemli. İşte bunlardan birkaçı…

1. Çıplakken çok komik görünüyorsun.

2. Beni bunun için mi uyandırdın?

3.Burnundan nefes almayı denesene…

4. Sokak kapısını kilitlemiş miydik?

5. İlk kez mi?

6. Ter kokuyorsun!

7. Tuvalete gitmem gerek!

8. Tekrar düşünüyorum da, ışıkları kapatsak daha iyi olacak galiba.

9. Aslında ilk başta senin arkadaşına asılıyordum…

10. Umarım ayıldığımda da bu kadar güzel görünürsün.

11. Ağzın kokuyor!

12. Beni seviyor musun?

13. Çocuk istiyorum !

14.Şimdi farkettim de, tavanın boyanması lazım.

15. Acaba doğum kontrol hapımı almış mıydım?

16. Ama o kedimin yastığı…

17. Sigarayı bıraksan iyi olacak…

18.Daha iyi bişiler yapabilirsin.

19.hep kendini düşünüyorsun..

20.Başım ağrıyor

21.Daha ne yapmamız lazım

Estrogenolit Hapı

LİBİDO HAKKINDA

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Günümüzde libido eksikliğine sık rastlanır. Bunun sebebi güç yaşam koşulları, alışkanlıklar, sağlıksız beslenme ve strestir. Eğer sorun fizyolojik değilse, libidoyu düşüren psikolojik sebepler ortadan kaldırılmalıdır.

Libido nedir?

“Libido” en genel anlamda cinsel zevk dürtülerini tarif eder, ancak bundan ibaret değildir. Latince şehvet anlamındaki “libd” kelimesinden gelen libido için sözlükler şöyle diyor. “İnsan davranışlarının temelini oluşturan içgüdü.” Peki bu ne demek? En yalın haliyle “hayattan zevk alma dürtüsü” demek. Kişiyi mutlu eden şeyler demek. Müzik dinlemek, resim yapmak, kitap okumakla kısıtlamayın kendinizi düşünürken, sizi mutlu eden neyse hepsi libido! Psikanalist Freud libidoyu şöyle tanımlamış: “Kişiye yaşama gücü veren enerji.”

Libido ne işe yarar?

Libidonun yükselmesi, cinsel zevk alma dürtüsünün harekete geçtiğini gösterir. Kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlarda cinsel arzularınız da buna bağlı artar. Sözün kısası libido insanı mutlu etmeye yarar.

Libido salgılayan hormon hangisidir?

Libidoyu üreten testosteron hormonudur. Kadınlarda yumurtalıklarda, erkeklerde testislerde ve bir miktar böbrek üstü bezlerde üretilir. Erkekler kadınlara göre üç kat fazla testosterona sahiptirler.

Libido eksikliği nasıl giderilir?

Libido eksikliği testosteron hormonunun yetersiz salgılanmasından kaynaklanır. Tıbben gerekli görülürse ilaç takviyesine başvurulur. Ancak vücudun bu hormonu daha fazla üretmesi için ilaç kullanılması daha renkli bir cinsel yaşam anlamına gelmez. Çünkü çevresel ve kişisel faktörler bu konuda etkilidir. Günümüzde libido eksikliğine sık rastlanıyor. Bunun sebebi güç yaşam koşullarıdır. Eğer sorun fizyolojik değilse, libidoyu düşüren psikolojik sebepler ortadan kaldırılmalıdır.

Bir diğer çözüm bitkisel ürünler kullanmaktan geçer. Eğer libido sorunu yaşıyorsanız, size önerimiz, Estrogenolit’in tamammen bitkisel ürünlerinden kullanmanız olacaktır. Kadın ve erkeklerde libidoyu arttıran bitkisel içerikli ürünlerin her hangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Detaylı bilgi için www.estrogenolit.net adresini ziyaret edebilir yada 0533 131 17 74 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı bir cinsel yaşam dileğiyle…

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Kadın da orgazm olsun yatak şenlensin !

Estrogenolit Hap
Kadın da orgazm olsun yatak şenlensin !
Kadın, erkeğin performansından bağımsız olarak hoşlandığı şeyler ve beklentileri nedeniyle hoşnutsuz bir sevişme geçirip hayatının önemli rollerinden birini oynuyor. Kadına orgazm taklidini öğreten ve bu konuya ilişkin yalan söyleten bu cinsi çark kırılmalı, sizce de öyle değil mi?Oysa genel olarak can sıkan bu sürecin aksine kadın, fizyolojik açıdan incelendiğinde daha kolay ve üst üste orgazm olabilen taraf. Erkekte ise ikinci orgazm için belli bir süre geçmesi ve erkeğin yeniden ereksiyon haline geçmesi gerekir.Kadının bu yapıya rağmen ne kadar tevazu gösterdiğine ve fedakarlık yaptığına bakar mısınız! Erkeğini incitmemek, kendisini eksik hissetmesine engel olmak, onu onore etmek, kaybetmemek, sorun çıkarmamak için ve bazen de zaten ilgisi yetersiz bir hale geldiğinden sevişme çabucak olsun bitsin diye orgazm taklidi yapıyor. Doyuma ulaşmış gibi, yeterince haz almış gibi davranarak yaşamına eksik tatmin olma ya da kendini tatmin etme yoluyla devam ediyor. Oysa kadının hayal dünyası duygularının da yoğunluğuyla çok daha canlı. Cesaret bulması halinde erkeğine yepyeni öneriler getirerek cinsel yaşamlarını renklendirecek atraksiyonlar keşfetmeye uygun. İşte bu noktada kadın yatakta yeterince başarılı olmaktan da korkuyor. Çünkü erkeği biraz kıskanç, biraz tutucu, biraz ego sahibiyse ‘sen bunları nerden öğrendin’ diyecek. Kadın isteklerini söylese şundan hoşlanıyorum, böyle yapmanı istiyorum, bir de şöyle deneyelim dese erkek ‘ben sana yetmiyor muyum’ diyecek. Kadın onun isteklerini yerine getirme konusunda böylesine hevesliyken erkeğe bunu çıtlatma konusunda bile defalarca düşünmesi ve maalesef çoğu zaman sonunda vazgeçmesi gerekiyor. Erkek böylesine hakim olduğunu düşündüğü yatakta kadının orgazm taklidi yaptığını anlayamıyor mu diyeceksiniz. Hayır genelde anlayamıyor. Çünkü erkeğin cinsel eğitimi pratik açıdan kadınınkinden iyi olmasına rağmen yine de orgazm algısı inleyen, dudaklarını ısıran, gevşeyen ve gülümseyen kadından çok da fazlası değil. Harçlıklarla alınan porno dergi ve filmlerdeki kadınlara birazcık benzemeniz yetiyor. Bakmayın ‘ben anlarım’ dediklerine,Orgazmı özellikle de kadının orgazmını kolaylaştırmak için yapılması gerekenlere değinmek gerekirse, öncelikle onun hislerine hitap eden bir sevişme şart. Küçük dokunuşlar, değer veren bakışlar bazen saatlerce süren sert hareketlerin yerine geçer ve onları sollar.Partnerinin heyecanını hisseden kadın daha da heyecanlanacaktır ve inanın bir kadının heyecanlanması hiç de zor değil. Tekdüze sevişmeler cinsel isteği azaltır. Bunu tüm çiftler bilmeli diye düşünüyorum. Farklılıklar cinsel yaşamınıza sıklığını sizin belirleyeceğiniz oranda sokulmalıdır. Bir an önce olsun bitsin sevişmelerini terk etmenin en iyi yolu yeni denemeler, farklı arayışlar peşinde olmaktır. Kayganlaşır ve gevşer. Bu da orgazmı kolaylaştıran bir şeydir. Ön sevişmeler duygu olarak da çiftleri yakınlaştıran dokunuşlar barındırır. Benim ve tüm cinsel terapistlerin üzerinde durduğu şey ön sevişmelerin önemi çünkü besleyen kısım o, sizi kendi cinsel gücünüze yoğuran süreç o,Kadının uyarılmasında en önemli nokta şüphesiz ki klitoristir. Klitorisin en iyi ve net uyarıldığı noktayı ve pozisyonu bulmanız kadının orgazmını ciddi oranda kolaylaştırır. Klitorisin en iyi uyarıldığı ve çiftin yüz yüze bakması nedeniyle duygusal olarak da en güçlü pozisyon erkeğin üstte olduğu pozisyon olarak bilinir. Tabi pozisyonlar çiftten çifte farklı reaksiyonlar da doğurur. Sevişme esnasında açık olmak, zevk aldığınız noktaları sözlü olarak dile getirmek ya da hareketlerinizle belli etmek önemli. Erojen bölgelerinizin uyarılması orgazm olmanızı kolaylaştırır.Erkeğin orgazma ulaşma süresini mümkün olduğunca uzun tutması gerekir. Orgazm taklidi yapan pek çok kadını buna iten sebep, erkeğin erken boşalma sorunu yaşaması. Yani son noktaya gelmeden, erkek boşalmadan kadın da görevini tamamlamış görünmek istiyor. Erkekler de kadının cinsel yaşamını düzenlemek ve kolaylaştırmak için erken boşalma sorunuyla ilgili olarak cinsel terapistlerden destek almalılar. Bu hem kendi cinsel yaşamlarını hem de partnerlerininkini yani ortak yaşamlarını çok daha sağlıklı hale getirecektir.Orgazmı kolaylaştırmak için bazı jeller kullanılabiliyor. L-arginin içeren jeller ilişkiden 30 dakika önce klitoris bölgesine sürülüyor ve klitoral hassasiyeti artırıyor. Bu tarz destekler de doktorunuza danıştığınız sürece sağlıklı.Son yıllarda G noktasına dolgu işlemi uygulamaya başladık. Vajen ön duvarına G noktasının olduğu yere 1-2 cc kadar dolgu maddesi enjeksiyonu yapıyoruz ve gerçekten önemli etkiler elde ediyoruz. Etkisi 2-3 yıl kadar süren bu işlem orgazmı ciddi oranda kolaylaştırıyor. İşinin ehli bir uzmana bu konuda güvenmekten korkmayın. Sağlık koşulları gözetilerek yapılan tüm takviyeler, biz cinsel terapistlerin önerdikleri listesine giriyor. Korkusuz olun, net olun, yeniliklere açık olun, duyarlı olun ve kadın orgazm olsun, kadın orgazm oldukça yatağınız şenlensin.

Estrogenolit Hap

Kadın sevgi, erkek cinsellik istiyor!

Estrogenolit Hap
Kadın sevgi, erkek cinsellik istiyor!
Aşk, yaşam enerjisi üzerinde çok önemli etkiye sahip en güçlü duygulardan biri. Yüzyıllardır insanlığı meşgul eden konular arasında. Peki aşk neden bu kadar etkili, vücutta neleri değiştiriyor, “ayakları yerden kesen aşk” nasıl oluyor da patolojik bir hal alıyor ve şiddete dönüşüyor?“Çünkü insan sevgi üreterek, sevilmek gereksinimini doyurmak ister. İşte bu süreçte; yaşarken sıkıntı verse de yüreğimizi titreten, aklımızı meşgul eden ve sürekli yaşamak isteyeceğimiz duygu olarak karşımıza çıkan aşk, geçici bir görme kusurudur. Hayal edilenle gerçek arasındaki fark anlaşılıncaya kadar geçen süreyi kapsar. Aynı zamanda olağanüstü bir kaynaşma halidir.”Aşk sadece duygusal değil aynı zamanda fizyolojik bir süreç. Araştırmalara göre, aşık olan kişinin beynindeki kan akışı değişiyor. Ellerde titreme, terleme, kalp çarpıntısı, nefes alışverişinde artma, tükürük salgısının azalması, yüzün soluklaşması veya kızarması gibi bedensel tepkimeler gözleniyor. İnsan beyni için bir çeşit haz kaynağı, haz, mutluluk ve keyif veren dopamin, oksitosin, prolaktin, noradrenalin ve feniletilamin maddelerinin salgıları artıyor.Yani aşk, her zaman mutluluk vermiyor, bazen kişinin depresif hissetmesine ve acı çekmesine de neden oluyor. aşkın acı veren bir duyguya dönüşmesini; “İlişki istendiği gibi gitmediğinde hayat kabusa dönebiliyor. Özellikle geçmişinde büyük kayıplar yaşamış kişiler ayrılığa karşı daha duyarlı ve savunmasız olabiliyor. Kişide umutsuzluk, öfke gibi duygular oluşuyor. Yalnızlık korkusu, karamsarlık, hayatın anlamsızlığı düşünülüyor. Derin bir acı yaşanıyor, ölüm düşüncesi, intihara eğilime kadar giden depresyon görülebiliyor” şeklinde açıklıyor.
“hastalıklı aşk” kadınlarda da erkeklerde de görülebiliyor ancak olayı şiddete çeviren taraf genellikle erkekler oluyor. “Sevgi sanılan şeyin altında bağımlılık ve yetersizlik duygularını barındıran saplanıp kalma, yapışıp kalma olabilir. Sağlıklı ruh yapısına sahip olmayan bireylerde bu duygu durumu görülebilir. Aşk sanılan duygu, bebeklik döneminde bağlanma ilişkisinin sağlıklı gelişmemesinden dolayı, kişide hastalık boyutuna varan bir durumu ortaya çıkartabilir. Aşk cinayetleri de bu ruh hali ile gerçekleşir.Kişi kendini, o olmazsa yaşayamaz, mutlu olamaz, güçlü olamaz halde hisseder. Karşısındaki için çok şey yaptığını zanneder ama asıl gayesi benliğini kurtarmaktır. Kişinin ileri giden tavırlarına hoşgörülü olunduğunda, “sevdiğin için öl-öldür” öğretisinin yerleşik hale gelmesi, aşkın patolojik boyuta taşınmasının yolunu açar. Takıntı hastalığı, aşk takıntısı şeklinde ortaya çıkabilir. Bağımlı, takıntılı, narsisistik, sınır kişilikler de takıntılı aşk yaşamaya meyillidir.”Biten aşkın ardından üzüntü, sıkıntı ve özlemin yaşanması normal ama bu durumun makul bir sürede geçmesi gerektiğini söylüyor. Aşk acısı bedene de yansıyabiliyor. Mide kasılmaları, sürekli baş ağrıları, uyku düzeninde bozulmalar ve iştah kesilmesi görülebiliyor.Kadın ve erkeğin aşka yükledikleri anlamlar ve aşktan beklentileri farklılık gösteriyor.kadınların ilişkiden isteklerini kısaca; sevgi, güven, farkedilmek, arzulanmak, takdir görmek olarak özetliyor, erkeklerin cinsel odaklı yaklaşımına vurgu yapıyor: “Erkekler genellikle kariyerleri, partnerleri üzerindeki etkileri, cinsel başarıları, çekicilikleri ile alakalı tatmin olmayı yani övgü ve onay almayı istiyor. Erkekler için ilişkideki kilit noktalardan biri cinselliktir. Erkeklerin ilişkiye bağlılığı cinsellikle pekişirken, kadınların bağlığı ise iletişim ile gerçekleşir.“Aşkın ömrünün 2-3 yıl olduğu araştırmalarla saptanmıştır. Aşk için gerekli olan dopamin, noradrenalin ve feniletamin gittikçe azalıyor. İlişki devam ederse endorfinler devreye giriyor ve huzur, güven gibi duygular ilişkiye ekleniyor. Seksle beraber oksitosinin salınması ile doyum ve bağlanma gerçekleşiyor” diyor. Yani, ömrü 3 yıl olsa da sevgiye evrilebilen sağlıklı aşklar, bedeni ve ruhu beslemeye devam ediyor.
Estrogenolit Hap

Alkol cinsel uyarılmayı etkiliyor mu?

Estrogenolit

Cinsellik ve alkol o kadar çok birlikte telaffuz ediliyor ki, alkolün cinsel isteği arttırdığını düşünebilirsiniz ama bira içmenin etkileri konusunda yapılan yeni bir çalışma bunun tam tersini söylüyor. Viyana’daki European College of Neuropsychopharmacology konferansında sunulan ve Psychopharmacology dergisinde yayınlanan araştırmada, alkolün çekingenliği azaltırken, cinsel uyarılma üzerinde etkisi olmadığı belirtiliyor. Çalışmanın detaylarına bir göz atalım isterseniz;

Daha fazla alkol almak, ön sevişmenin yerine geçemeyecek gibi görünüyor

Alkolün nasıl sosyalleştiğimiz üzerindeki etkisini keşfetmek için, İsivçre’deki Basel Üniversitesi Hastanesi araştırmacıları 18-50 yaş arasında 30 erkek ve 30 kadın denek seçti ve bunların yarısına birer bardak alkollü bira, diğer yarısına ise birer bardak alkolsüz bira verdi. Daha sonra katılımcılar, bir yüz tanıma testinden, empati testinden ve cinsel uyarılma testinden geçirildi. Daha sonra iki gruba yer değiştirildi ve daha önce alkolü bira içenlere alkolsüz bira, alkolsüz bira içenlere de alkollü bira verilerek süreç tekrarlandı. Alınan içkilerin etkisini, kadınlarda ve daha önce sosyal çekingenlik yaşayanlarda daha fazla olduğu görüldü. Başka bir deyişle, içki içmenin, başlangıç yapma konusunda utangaç insanların nasıl davranacağı üzerinde daha büyük etkisi olması olası. Ayrıca alkolün özellikle kadınlarda cinsellik içeren materyallere bakabilmelerini de kolaylaştırdı, ancak cinsel isteğin artmasına herhangi bir etkisinin olmadığı görüldü. Bu durumda, alkol ile seks arasındaki bağlantının çoğunlukla bu azalan utangaçlık sayesinde ortaya çıktığı öne sürülüyor. Güven harika bir şey ancak, utangaçlığın azalması eğer korunmasız seks gibi normalde düşündüğünüz şeyleri düşünmenizi engelleyecek cinsel davranışlara neden oluyorsa tehlikeli olabilir.

Özetle alkol tüketimi sadece insanları sosyalleştirmek anlamında ve utangaçlığı kırmak konusunda etkili oluyor. Alkol alımına bağlı olarak, cinsel anlamda bir libido artışı söz konusu olmuyor.

Afiyet olsun…

Estrogenolit