KIŞ DEPRESYONU CİNSEL YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLER

Estrogenolit Hap

 Cinsel isteğin ve uyarılmanın oluşmasında ve bunun sonucunda erkeklerde sertleşme, kadınlarda uyarılma-kayganlık ve orgazma ulaşmada başta dopamin ve serotonin olmak üzere pek çok hormonun rolü vardır. Kış aylarında değişen hormon dengesi cinsel yaşamı da olumsuz etkileyebilir. Artan melatonin ve azalan serotonin sonucunda ortaya çıkan depresyona bağlı mutsuzluk, halsizlik, ilgisizlik, enerji kaybı gibi belirtiler, cinsel yaşamı da doğrudan etkileyerek cinsel istek, ilgi ve tatminde azalmaya yol açabilir. Mevsimsel değişikliğe bağlı depresyonun belirtilerinden kurtulmak için kullanılan antidepresanların yan etkisi olarak erkeklerde sertleşme sorunu, erken/geç boşalma gibi cinsel sorunlar, kadınlarda ise uyarılma güçlüğü, orgazm olamama, cinsel istek kaybı, cinsel doyumda azalma gibi cinsel sorunlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla da cinsel yaşam endişe ve hayal kırıklığı ile dolu karmaşık bir hale gelir. Bunun sonucunda da depresyon sonucunda ortaya çıkan cinsel sorunların depresyon belirtilerini arttırdığı bir kısırdöngü başlar.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

 Ruhsal ve cinsel olarak sağlıklı olmak için öncelikle sağlıklı beslenmek, spor yapmak, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak gibi fiziksel sağlığı korumaya yönelik önlemler almak gereklidir. Özellikle soğuk kış günlerinde ruhsal ve cinsel sağlığın korunmasında beslenme ve uyku düzeni son derece önemlidir. Ayrıca gün ışığından en iyi şekilde faydalanmak ve günlük hareket miktarını arttırmak gerekir. Bunun için gün içinde açık havada en az yarım saat süreyle yapacağınız yürüyüş, koşu ya da diğer egzersizlerle bir yandan ihtiyacınız olan gün ışığını alırken, diğer yandan da fiziksel aktivitenin vücut sağlığına yararlarının yanı sıra, depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olan etkilerinden yararlanabilirsiniz. Bunların yanı sıra, cinsel sağlığı iyileştirebilecek diğer bir adım da partnerinizle ruh halinizin cinsel sağlığınızı nasıl etkilediği hakkında konuşmanız olacaktır. Açık iletişim ve karşılıklı anlayış, cinsel sorunların neden olduğu suçluluk ve değersizlik gibi duygulardan kurtulmanızı sağlayacaktır. Ancak aldığınız tüm tedbirlere rağmen içinde bulunduğunuz depresif ruh halinden ve cinsel sorunlarınızdan kurtulamıyorsanız, bir psikoterapistten ya da cinsel terapistten destek almanız yararlı olacaktır

MUTLU ÇİFTLERİN YATMADAN ÖNCE YAPTIĞI 11 ŞEY

Estrogenolit

1- Telefonunuzu sessize alıp uzak bir yere bırakın

Sosyal medayaya olan bağımlılığınız vücudunuza oksitosin hormonunun salınımını engeller. Bu hormon duygusal dengenizi sağlayabilmeniz için önemlidir. Bu yüzden psikologlar uyumadan önce telefonlarınızı kapatmanızı, kapatamıyorsanız da sessize almanızı öneriyor.

2- İş hakkında düşünmeyin

Yatağa yattığınızda iş hakkında düşünmeyi, iş için gelen mailleri kontrol etmeyi bırakın. Bu saatleri dinlenmeye ayırın ki ertesi gün işe gittiğinizde daha dinç ve üretici olabilin. Partnerizle birlikte yatakta ettiğiniz sohbetler sorunlarınızı unutmanıza ve rahatlamış hissetmenize yardımcı olur. Sohbet konularınız işten, finansal sorunlardan ve partnerinizi endişelendiren diğer konulardan uzak olsun. 

3- Partnerinizle aynı saatte yatmaya özen gösterin

Günümüzde çiftlerin çoğu birbirini gün içinde göremiyor ve yatma saati alışkanlıkları birbirinden farklı oluyor. Psikolog Curt Smith’e göre ise mutlu bir ilişkisi olan çiftler birlikte dişlerini fırçalayıp aynı saatte yatağa gitmeli. Bu şekilde bir alışkanlık oluşturmak partnerinizle aranızdaki bağı güçlendirecektir.

4- Bir rutin oluşturun

Her gün aynı rutini uygulayıp yatağa gitmek daha iyi uyumanıza yardımcı olur. Aynı rutini sürekli uygulamak beyninize yatma zamanının geldiği sinyalini verir ve bedeninizi uykuya hazırlar. Eğer aynı rutini her gün partnerinizle uygularsanız partnerinizle aranızdaki bağ güçlenir ve birbirinize daha fazla güvenmeye başlarsınız.

5- Duygusal konuşmalar yapın

Birbirinizin duygularına önem verin. Birbirinizle konuşurken sürekli tavsiye vermek ya da problemlerinize çözüm bulmak zorunda değilsiniz. Bazen sadece konuşurken sevildiğinizi ve önemsendiğinizi hissetmek bile iyi hissetmenize yeter. Psikolog Ryan Howes yatmadan önce birkaç dakikanızı partnerinize pozitif duygularınızı açıklamaya ayırmanız gerektiğini önermekte. Böylelikle günü pozitif bir şekilde sonlandırmış ve kendinizi daha mutlu hissetmiş olacaksınız. Ayrıca gün içinde olan olayları unutmayı denemeli, tüm problemlerinizi ve endişelerinizi yatak odanızın dışında bırakmaya çalışmalısınız. 

6- Kavga etmeyin

Yatmadan önce ateşli tartışmalara girmemeye çalışın. Yatakta kavga etmek hiçbir sorununuza çözüm getirmeyecek aksine huzursuz uyuyup ertesi sabah sinirli kalkmanıza neden olacak unutmayın.

7- Yatağınızı çocuklarınızla paylaşmayın

Psikolog Michael Viner-Davis’e göre çocuklarınız sadece kabus gördükleri zaman yanınızda yatmalı. Bu durumun haricinde yatak odanızla eşinizle size ait özel bir bölge olarak kalmalı.

8- Evcil hayvanlarınız sizinle yatmasın

Kansas Üniversitesi’nin araştırma sonuçlarına göre evcil hayvanlarıyla birlikte yatan insanların yüzde 63’ü yeteri kadar uyuyamıyor. Bunun sebebi ise evcil hayvanların gece uyanıp sahiplerini rahatsız etmesi. Ayrıca üst maddede de belirttiğimiz gibi yatak odanız sadece size ve partnerinize ait unutmayın!

9- Alkol ya da sigara kullanmayın

Yatmadan önce bir kadeh şarap içmek çok romantik bir fikir gibi gözükse de bedeniniz alkolü sindirmeye çalışırken uykunuzun dinlendirici etkisini azaltır. Bu da ertesi sabah kalktığınızda yorgun, huzursuz, dengesiz ve gergin hissetmenize sebep olur. Ayrıca alkol genellikle horlamanıza ve sigara da uykusuzluğa sebep olur.

10- Birbirinize masaj yapın

Uzmanlara göre yatmadan önce partnerinizle birbirinize masaj yapmak uyku kalitenizi artırır, rahatlamanıza yardımcı olur ve partnerinize daha yakın hissetmenizi sağlar.

11- Öpüşmeyi ve sarılmayı unutmayın.Uykuya dalmadan önce partnerinizle sarılmak ve öpüşmek sizi rahatlatır ve pozitif duygular hissetmenizi sağlar. Hatta psikologlara göre partnerinizin kollarında uyuyakalıyorsanız ilişkiniz tehlikede değil!

Estrogenolit

Sağlıklı cinsel yaşam

“Sağlıklı cinsel yaşam” çiftlerin düzenli, uyum içinde ve mutlu bir cinsel hayat sürmelerini anlatır. Mükemmeli tarif eden bu standardı yakalamak zor olabilir, ancak en azından ona yaklaşmak mümkün. Bunun ise yerine getirmesi kolay bazı basit koşulları var.

1- Hijyen şart!

“Sağlıklı” sözünün kullanılması boşuna değil. Seks sırasında çiftler birbirinin bedeninden yayılan bütün kokuları duyarlar. Hoş kokular cinsel arzuyu artırırken nahoş kokular bu arzuyu öldürür. Ağız kokunuzu bir bardak limonlu su içmek gibi basit yöntemlerle giderebilirsiniz. Hiç duş alacak vaktiniz yoksa koltuk altı ve kasık bölgelerinizi ıslak mendille silebilirsiniz.

2- “Hayır!” demeden önce bir düşünün

İstemediğiniz hiçbir şeyi elbette yapmayın. Ama neden “Hayır!” dediğinizi de düşünün. Eğer seksi istememe nedenlerinizi ortadan kaldırmazssanız ya da ortadan kaldıramadığınız nedenlerle barışamazsanız sevişme aralıklarınız uzar. Bu da sizi birbirinizden uzaklaştırır. Düzenli olarak sevişirseniz aranızdaki yakınlığı da korkursunuz.

3- Ne istediğinizi söyleyin, ne istediğini sorun

“İnsanlar konuşa konuşa” sözünün bir anlamı olmalı… En çok neleri yapmanızdan hoşlandığını sorun, hoşlandığı ama yapmadığınız neler olduğunu da sorun. Sormasını beklemeden siz de neleri sevdiğinizi ve neleri yapmasını beklediğinizi söyleyin. Aksi halde aslında hoşunuza gitmeyen bir durumu seviyormuş gibi yaparak karşılıklı yıllarınızı sevişemeden harcarsınız.

4- Biraz yavaşlayın…

Çok hızlı yaşıyoruz, her an bir şeylere yetişmeye ve bir şeyleri yetiştirmeye çalışıyoruz. İkinize özel dakikalarda biraz yavaşlamayı deneyin. Giysilerinizi çıkarmakta acele etmeyin. Ellerinizle karşılıklı bedenlerinizi keşfedin, ağır ağır giysilerinizden sıyrılın. Bir yere yetişmeyeceğinizi kendinize hatırlatın.

5- Yeniliklere açık olun

Seks yapmak biraz öpüşmek, sonra cinsel uzuvları buluşturmak değildir. Konuşun, zevk alıyormuşsunuz gibi rol yapmayın ama arada bir karı-koca rolünün dışına çıkın. Fantezilerinizi birbirinize utanmadan anlatın ve uygulayın. Hep aynı kişininkileri değil, ikinizin fantezilerini de gerçekleştirin.

 

Diyabet, cinsel yaşamı olumsuz etkiler mi?

Endokrinoloji Uzmanı Dr. Mine Özduman Cin, diyabetin cinsel yaşamı olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

DİYABET, KALP, BÖBREKLER VE GÖZÜ DE ETKİLİYOR

Diyabetin, karbonhidrat, lipid ve protein metabolizmasındaki bozukluklarla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, kalp, böbrekler, göz ve büyük damarlar başta olmak üzere birçok organ ve sisteminin de etkilendiğini söyledi.

İHA’nın haberine göre; tüm diyabetik hastaların yüzde 70’inde cinsel fonksiyonlarda da bozukluklar meydana geldiğine dikkat çeken Endokrinoloji Uzmanı Dr. Mine Özduman Cin, “Bu sorun her iki cinste de diyabet süresi uzadıkça daha sık görülmeye başlar. Cinsel sorunların gelişmesindeki en önemli sebep otonom sinir sisteminin hastalıktan etkilenmesidir. Sinir sistemi harabiyetine ilaveten damarların yapısında meydana gelen bozukluklar sorunun daha da ağırlaşmasına sebep olur. Genellikle kan şekeri ayarı iyi olan hastalarda bu sorunlar çok fazla görülmez. Ancak kan şekeri kontrolsüz seyreden hem kadın hem de erkek hastalarda cinsel bozukluklar ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca idrar yolu enfeksiyonu riski arttığından, prostat enfeksiyonu riski de artar. Bunlar da idrar sorunlarına ve yine dolaylı olarak cinsel problemlere yol açar” diye konuştu.

KAN ŞEKERİ KONTROL ALTINA ALINMALI

Kadın hastalarda ise adet düzensizlikleri, cinsel istekte azalma veya kayıp olabileceğini belirten Cin, “Önemli sorunlardan biri diyabetik bireylerin diğer sağlık sorunları gibi cinsel sorunlarını doğal algılayıp, hekimiyle konuşmamasıdır. Bu sorunların hekimlerden gizlenmesi ilerleyen zaman içerisinde sorunun iyice şiddetlenmesine ve tedavinin zorlaşmasına sebep olur. Kan şekeri kontrolü beslenmenin düzenlenmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması her iki cins için de cinsel sağlık için koruyucu tedavi yaklaşımlarıdır. Daha sonra cinsel sorunun tipi ve nedenine göre tedavi uygulanır” dedi.

Organik cinsellik nedir? Sağlıklı cinsel yaşamın 10 kuralı

Günümüzde büyük şehirlerdeki yaşam biçimi cinsel hayatımızı da kısıtlıyor. Trafikte harcanan uzun saatler, yorgunluk, işimizle ilgili kaygılar ve belki de aynı koşullarda yaşayan partnerlerimiz de bu durumdan etkileniyor. Yorgun argın ulaşılan evlerde partnerimizle birlikte geçirilen birkaç saati çocuklara mı evdeki sorumluluklarımıza mı yoksa kaldıysa motivasyonumuz eşimizle birlikte romantizme ve cinselliğe mi ayıralım?

Günümüz büyük kentlerinde yaşayan çiftler gittikçe birlikteliklerine daha az zaman ayırıyorlar. Mobil iletişim araçları ve internet sayesinde, bazen ihtiyaç bazen de çoğunluğa uyum sağlama adına cep telefonlarıyla ya da tabletlerle sosyalleşmek artık hayatımızın önemli bir parçası haline geldi.

Organik tatillere gidin…

Nasıl ki bu yaşam biçimi içerisinde fiziki sağlığımıza özen gösteriyor sağlıklı besleniyor, egzersiz yapıyorsak cinsel yaşamımızın devamı için de çaba göstermeliyiz. Genel sağlığımız için ofis egzersizlerinin üretildiği günümüz yaşam biçiminde, her zaman uyaranların olmasını beklemeksizin partnerimizle iletişime geçmeliyiz. Onunla fiziken aynı ortamda olmasak bile özel zamanlar ve birlikte planlayabileceğimiz aktiviteler yaratmaya çaba göstermeliyiz.

Organik cinsellik: Sağlıklı cinsel yaşam için 10 öneri

1- Partneriniz ile zaman geçirin.

2- Biraz teknolojiden uzak durun, organik-doğal yaşamın olduğu yerlere, köyünüz varsa köyünüze tatillere gidin.

3- Alkol ve sigara, damar yapısına zarar vererek cinsel organlara giden kan akımını azaltır. Kaliteli bir cinsellik yaşamak için sigarayı mutlaka bırakın. Kadınsanız günde bir, erkekseniz günde iki kadehten fazla alkol almamaya özen gösterin.

4- Cinsellikte iyi performans süre ile belirlenmez. Bu nedenle kendinize fiziksel ve psikolojik yıpratıcı hedefler koymayın.

5- Yılların vücudunuzda yarattığı değişimler ve ideal imaj takıntısı özgüveninizi zedeleyip, sizi cinsellikten uzaklaştırabilir. Ancak zihinsel ve ruhsal çekimin en az fiziksel çekim kadar önemli olduğunu unutmayın.

6- Cinsel sorununuz olduğunda bunu partnerinizle paylaşmaktan kaçınmayın.

7- Stres; sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi pek çok cinsel soruna zemin hazırlıyor. Kendinizi gergin hissediyorsanız stres yönetimi uzmanından yardım alın.

8- Yüksek kolesterol, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, kanser, hormonal dengesizlikler ve depresyon gibi birtakım sağlık sorunları erkeklerde sertleşme problemine, kadınlarda ise başta orgazm ve uyarılma sorunları olmak üzere birçok cinsel hastalığa yol açabiliyor. Bu açıdan, genç yaşlardan itibaren düzenli olarak sağlık kontrolleri yaptırarak önleminizi alın.

9- Duygusal durum, partneriniz ile iletişim, stres, uykusuzluk gibi birçok durum cinsel performansınızı etkiler. Tek seferlik başarısızlığı dikkate almayın. Sorununuz devam ederse bir uzmana başvurun.

 

10- Cinsellikte mekan ve uygun koşul aramayın. Gelişen karşılıklı isteklere açık olun.

Yeni yıla güvenli seks ile girin!

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (Cised) cinsel terapistlerinin yaptığı araştırmalar sonucu aralık ve ocak ayının ve özellikle yılbaşı tatilinin cinsel aktivitelerin tavan yaptığı bir dönem olduğu ortaya çıktı…

Birçok kişiye güzel ve eğlenceli bir yılbaşı tatilde en mantıklı aktiviteler eğlenmek ve seks gibi geliyor. Çoğu kişi 2-3 günlük yılbaşı tatilinde iş, okul ya da üniversite dışında olacağı için yeni yıla partnerleriyle girmek istiyor.

Günlük işler, iş yoğunluğu ve stresi olmadan yaşanacak 2-3 günde yıl boyu biriken stresi atmak veya negatif enerjiyi boşaltmak için seksle meşgul olunması çoğu kişiye çok normal gelebiliyor. Ancak, enerjilerinin büyük bir kısmını seks yaparak, alkol kullanarak atmak isteyen kişilerde “korunmasız seks” yaşamak, “istenmeyen gebelikler” ve “cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmak” gibi bazı beklenmedik sonuçlara yol açabiliyor.

İşte çarpıcı başlıklar:

Yılbaşı gecesi korunmasız seks yapma oranı artıyor…

Yapılan araştırmalara göre yılbaşı gecesinden sonra istenmeyen gebeliklerin ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların artış gösteriyor.

Aralık ve ocak ayında meydana gelen istenmeyen gebeliklerin normalden daha yüksek sayılara ulaşması, yaptığımız araştırmaların ortaya koyduğu bir kanıt olarak karşımıza çıkıyor.

Her yılın ilk çeyreğinde görülen gebelik oranlarının yılbaşından sonra zirveye çıkması ve aynı şekilde, her yılın üçüncü çeyreğinde evlenmemiş kadınların hamile kalma oranlarının artması diğer bir kanıttır. İstenmeyen gebeliklerin haricinde, her yılın ilk çeyreğinde frengi, bel soğukluğu, herpes, klamidya ve trichomoniasis gibi birçok cinsel yolla bulaşan hastalığın tavan yaptığını da görüyoruz.

Bunun yanı sıra, cinsel sağlık klinikleri ve hastanelerde yılın ilk çeyreğinde AİDS testlerinin yapılma oranının arttığını da görmekteyiz. Bu bulgular, aralık ve ocak aylarında diğer aylara göre daha az önlem alındığını göstermektedir.

Yeni yıla girmenin heyecanı halkımızı yanlış işler yapmaya teşvik edebiliyor…

Yeni yıla girmenin heyecanıyla çiftlerin vurdumduymaz bir ruh haline girebildiklerine dikkat çekiliyor.

Kış tatilinde meydana gelen korunmasız seks neden bu zamanlarda zirveye çıkıyor? Çünkü belki de, insanlar yılbaşı tatili içinde çok daha neşeli ve stressiz oluyorlar. Belki de bu zaman zarfı insanların çok daha fazla hoşgörülü ve tutkulu olduğu bir zamandır. Ofis partileri, okul kutlamaları, festivaller, insanların daha çok birlikte olması, mevcut ilişkiler, eski sevgililerin bir araya gelmesi ya da yeni tanışmalar, kontrolsüz alkol kullanımı gibi pek çok bahane ön plana çıkabiliyor.

Aslında bu bulguların tek bir açıklaması olabilir; yüksek alkol tüketimi, korunmasız ve riskli cinsel davranışlar. Aynı zamanda, sadece yılbaşı haftası içinde insanlara çok özel hazırlanmış cinsel aktivite içeren eğlenceler beklenmedik ve istenmeyen gebeliklere fırsat sunabiliyor.

Eğer halkımız 2019 yılına sorunsuz ve şanslı olarak kapatmak istiyor ve yeni yıla sağlıklı ve mutlu bir şekilde girmek istiyorsa, kendilerine ve partnerlerine bir iyilik yapmalı, korunarak seks yapmalı, kontrolsüz alkol kullanımından uzak durmalıdır. Aksi takdirde yeni yıl kâbusa dönüşebilir.

AŞKIN YAŞI OLUR MU

Orta yaşa ulaşılmasıyla ortaya çıkan zihinsel fonksiyonlarda düşüş ve cinsel kapasitenin azalması, erkekler tarafından reddedilir. Bu durum kişiyi, kendisini çevreye ispat etme davranışına itebilir.

Günümüzde özellikle ünlüler dünyasında kadın, kendinden yaşça küçük bir erkekle evlenebiliyor. “Yaşa değil, aşka bakarız!”, “Önemli olan aşktır!”, “Yaş fakı sevdikten sonra sorun olmaz!” diyenler ve “Yaşlar yakın değilse mutlu mu olunur!”, “Birkaç yıl sonra, aşk bitince ne olacak!”, “Çocuğum dede mi desin!” gibi düşünceler nedeniyle kadın ve erkek ilişkilerinde yaş farkı son yıllarda en çok tartışılan konular arasında. Genel kanı olarak, karı koca arasındaki yaş farkının çok olmaması, diğer bir deyişle erkek ve kadının birbirine yakın yaşlarda olmasının tercih edilmesi bekleniyor.

40 YAŞ BUNALIMI

Orta yaşa ulaşılmasıyla yavaş yavaş belirginleşen zihinsel fonksiyonlarda düşüş, huysuzluk, kıskançlık ve çapkınlık gibi alışılmamış davranış ve tepkilerin dikkat çektiği bu durum orta yaş bunalımı olarak adlandırılabilir. Bu dönemde erkekliğin simgesi haline gelen seks dürtüsü ve kapasitesi de maalesef yavaş yavaş azalmaya başlar. Bu doğal ve normal süreç genellikle erkekler tarafından reddedilir ve bu “kabullenememe duygusu” kişiyi, kendini çevreye ispat etme davranışına itebilir. Hatta bazı erkeklerde bu durum işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, sportif aktivitelere, yeni hobiler edinmeye sebep olabilir. Çünkü erkek bilinçdışı olarak cinsel dürtü ve başarı açısından eskisi gibi olduğunu ispat etmeye çalışır.

“AZGIN TEKE” SENDROMU

Kendini ispatın ülkemizde seçilen diğer bir yolu da daha genç yaştaki kadınlarla flört etmektir. Makul ölçülerde normal sayılabilecek bu durum bazen kontrolden çıkabilir. Seks gücü erkekler için güç simgesidir. Kendini ispat ve genç görülme kompleksi giyim tarzını, yeme alışkanlığını, sosyal davranış biçimini değiştirebilir. Bu şekilde orta yaş krizine giren, cinsel isteğinde yalancı bir artış yaşayan, yemeye içmeye düşen, evini, karısını, işini veya sosyal çevresini terk etmeye teşebbüs eden, kıskançlığı artan, çapkınlık yapan ve keyfine düşkün erkeklere halk arasında “azgın teke”, bu duruma “40’ından sonra azma” ya da azgın teke sendromu denir.

HOBİ EDİNMEK GEREKİYOR

Orta yaş bunalımından korunmak, ruh ve beden kapasitesini arttırmak, ileri yaşta düşünce, hafıza ve entelektüel fonksiyonları en üst düzeyde tutmak için kişinin kendisini ve çevresini olduğu gibi kabullenmesi, düzenli spor yapması, stresten uzak durması, iyi beslenmek, iş temposunu azaltmak, sık sık tatil yapmak, bol kitap okumak, müzik dinlemek, resim veya el sanatları gibi hobilerle uğraşmak işe yarayabilir.

SERTLEŞME PROBLEMİNE TERAPİ İLE TEDAVİ

– 32 yaşındayım. Daha önceleri erken boşalırken şu an sertleşmede güçlükler yaşıyorum ve çoğunlukla da sertleşmeden boşalıyorum. Bu sorun eşimle aramı bozmaya başladı. Sertleşme problemim neden ortaya çıkmış olabilir ve nasıl çözebilirim?
U.U./Gölbaşı

Sertleşme sorunu, 3 ay boyunca, yeterli düzeyde cinsel performans için gerekli sertleşmeyi sağlayamama veya sürdürememe durumu olarak tanımlanabilir. Penisin sertleşme refleksi birçok nedenle bozulabilir. Başaramama korkusu, cinsel bilgisizlik, yanlış bilgilenme, cinsel etkinlik sırasında partnerin olumsuz davranışları, cinsel yanıta ilişkin kaygılar, devamlı aklı penise takma, cinsel performansı bir seyirci gibi takip etme, gerçekçi olmayan beklentiler ve cinsel mitler genel nedenler olarak sıralanabilir. Stres, gerginlik, sürekli cinsel sorun yaşamak ve her cinsel ilişki öncesi sertleşmenin olmayacağı veya erken boşalacağım kaygısı cinsel ilgi ve isteği de olumsuz etkileyebilir. Ön sevişmeyi uzatarak, sevişmeyle ve cinsel hazla ilgilenerek, penisin sertleşmesini sağlamanız mümkün. Eşinizi sevişmeye daha aktif katılımını isteyerek, endişelerinizi onunla paylaşabilirsiniz. Ayrıca sevişme sırasında eşinizin davranışları ve ona karşı hisleriniz de sertleşme sorununa neden olabileceği için, eşinizle olan ilişkinizi de gözden geçirmenizde fayda var. Onun da desteğine rağmen bu sorunu aşamıyorsanız bir cinsel terapistten yardım alabilirsiniz.

PREZERVATİF OLASI HASTALIKLARDAN KORUR

– Yurtdışına çıktığım dönemde bir kadınla aşk yaşadım. Duygusal bir ilişkimiz olduğu için onu Türkiye’ye getireceğimi söylediğimde bana hayat kadını olduğunu söyledi. Bu durumu arkadaşıma anlattım ve o da bana AIDS olabileceğimi söyledi. Testler yaptırmıştım ve negatif çıkmıştı. Doktorda endişelenecek bir şey olmadığını söyledi ama benim psikolojim bozuldu. Lütfen bana yardım edin.
F.H./Fatih

Yüzyılın kâbusu AIDS hastalığı vücudun bağışıklık sistemini çökerten HIV virüsünün yol açtığı bir hastalıktır. HIV vücuda, bu virüsü taşıyan birisinin kanı, spermi, vajina akıntıları veya diğer vücut sıvılarıyla bulaşır. Bu durum vajinal, anal veya oral seks sırasında gerçekleşebildiği gibi, ateşli öpüşme sırasında tükürük transferi ile çok az da olsa bulaşma ihtimali vardır. Bunun önüne geçmik için ilişki sırasında prezervatif kullanılmalıdır. Sizin durumunuza gelecek olursak 7–8 ay öncesinde yaptırdığınız testler ve gittiğiniz hekimlere rağmen hala aylar öncesine takılı kalmanız bu yaşadıklarınızın psikolojik olduğunu ve biraz takıntı yaptığınızı gösteriyor. Her şeyden önce, takıntınıza yönelik bir uzmandan yardım almanız, düşüncelerinizin değerlendirilmesi ve çözüme ulaştırılması gerekiyor. Size önerim bir psikiyatri uzmanından yardım alarak işe başlamanız yönünde olacaktır.

 

KISIRLIĞIN YOL AÇTIĞI PSİKOLOJİK SORUNLAR VE CİNSELLİĞE ETKİLERİ

Estrogenolit Damla
Kısırlık üreme işlevinde yaşanan bir sorun olmanın ötesine geçerek, kişinin benlik saygısında azalma, yetersizlik ve suçluluk duygularını yoğun bir şekilde hissetmesine neden olarak kişinin iç dünyasında önemli sorunlar ortaya çıkarabilir. Bir yandan kısırlığın yarattığı psikolojik sorunlar, diğer yandan tedavi için uygulanan yöntemler, kişinin ve çiftin fiziksel ve duygusal enerjisini tüketerek cinsel işlev bozukluklarına ve çift ilişkisinin bozulmasına yol açabilir. Kısırlık çiftin yaşamlarının tüm alanlarını ihmal ederek yalnızca tedavi üzerine yoğunlaşmasına, bunun sonucunda da aile ve çevreleriyle ilişkilerden uzaklaşmalarına neden olarak sosyal yaşamlarını da bozabilir. Kısırlık kadınlar ve erkeklerde farklı duygusal tepkiler ortaya çıkarır. Kısırlığın neden olduğu psikolojik baskıdan kadınlar erkeklerden daha fazla etkilenir ve kadınlarda kısırlığa bağlı depresyon, anksiyete görülme sıklığı ve psikolojik semptomların şiddeti erkeklere göre daha çoktur. Bunun nedeni kısır bir kadının eşi ve ailesi tarafından suçlu görülmesi küçümsenmesi, yok sayılması, hatta evliliğin sonlandırılmasıdır.
KISIRLIĞIN CİNSELLİĞE ETKİLERİ
Kısırlık, çiftleri cinsel açıdan da olumsuz etkileyen bir sorundur. Kısırlık tedavisinin uzun süreli olması çiftin cinsel yaşamını olağan akışının dışına çıkararak olumsuz etkileyebilir. Tedavi sürecinde, cinsel birlikteliğin döllenmeye uygun zamanlarda planlı bir eylem olarak yapılması ve çiftin belli pozisyonlara yönlendirilmesi, çiftin cinselliği sadece çocuk sahibi olmak için bir görev gibi görmesine ve zamanla cinsellikten soğumalarına, erkeklerde sertleşme sorunlarına, kadınlarda orgazm sorunlarına neden olabilir. Yapılan testler, fiziksel muayene ya da ameliyatlar çiftlerin cinselliklerini gözlem ve baskı altında hissetmelerine neden olabilir ve bu yüzden yaşadıkları stres cinsel isteklerinin azalmasına yol açabilir. Ayrıca kısır olan kişi duygusal olarak hissettiği yetersizlik ve eksiklik yüzünden kendini cinsel olarak da yetersiz hissedebilir. Bunun sonucunda cinselliğe ilgisi ve cinsellikten aldığı haz azalabilir ya da tamamen kaybolabilir. Bu durum erkeklerde erken boşalma ya da sertleşme sorunlarına neden olabilir. Kadınlarda da cinsel istek kaybı, cinsel uyarılmanın gerçekleşmemesi veya orgazm olamama sorunlarını beraberinde getirebilir. Özellikle kısırlık tedavisinin birden çok kez tekrarlandığı çiftlerde olumsuz sonuçların şiddeti ve süresinde artış söz konusudur.
Estrogenolit Parfüm

ORAL SEKS NEDİR VE NASIL YAPILIR?

Estrogenolit
Uzun süreler çeşitli toplumlarda yasaklanmış olan oral seks, zamanımızda oldukça yaygındır. Çeşitli istatistiklere göre, çiftlerin %60’ın dan fazlasının cinsel organlarını ağızla uyardıklarını saptıyoruz. Cinsel organlarda klitoris başı ve kamış ( penis ) başında pek çok sinir ucu bulunmaktadır.

  • Ayrıca ağız da çok duyarlıdır.
  • Ağzın dölyolunu andıran haz verici bir nitelikte olduğu gerçektir.
  • Bu neden oral ilişki çok zevk verir.

Çiftlerin zevkli bir cinsel birleşme süreci içerisinde birbirlerinin vücutlarının çeşitli bölgelerini öperken cinsel organlarını da öpmeleri veya bu şekilde uyarmaları doğal sayılmalıdır. Cinsellik içeren geçmiş yüzyıllarda yayınlanmış kitaplarda, heykellerde ve resimlerde bu tür davranışların örneklerini görmemiz, oral seksin yeni bir cinsel davranış olmadığını kanıtlamaktadır.

Oral Seks Faydalı ama Hijyen Gerekli !

Ağzın cinsel organlara değmesi veya ağzın cinsel organları uyarması büyük bir şehvet duygusu meydana getirir. Bu şekilde çok kolay orgazma ulaşanlar vardır. Önemli olan cinsel hijyenin temizliğinin daha önce sağlanmış olması gerekir. Ağızla cinsel organların uyarılması ya aynı anda karşılıklı olarak yapılır veya bir eş diğerinin cinsel bölgesini uyarır.

Oral Sınırlarınızı Zorlamayın !

Oral sex yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli konuların başında temizlik gelsede, bu Ouygulamayı standart haline getirmeyip şehvet duygusu ile özel bir hale getirmek gerekir, yani bu durumu az ve öz yapmak en şehvetli yöntemdir.

  • Oral lişikinin cılkını çıkarmayın.. Oral mağduru partnerler bu konuda çok dertli.

Sürekli oral seks deneyimi bir süre sonra yeni deneyim istekleri gerektirebilir, tüm cinsel yaşam evrelerinde bu sınır vardır aslında, doyum noktanızı keşfedip tatminsizliğe gitmeden partneriniz ile ortak doyum noktasını bulmalısınız.

Oral Sex Hazzın Başlangıcıdır !

Birçok seks otoritesine göre oral sex hazzın başlangıç aşamasıdır, ilişkinin tamamlanabilmesi için gerekli bir unsurdur, erkeğin veya kadının en hassas yerleri yani vajina ve penis temasları, bunlar dışında oral sexin verdiği haz ilişkinin farklı bir boyuta taşınmasına yol açar, lakin bu durumu tercih etmeyen ve etmediği halde de mutlu olan çiftlerin eksik cinsel yaşamları olduğu anlamına gelmez.

Oral Seks İsteğe Bağlıdır Unutmayın..

Cinsel yaşamı çok sınırlı ama mutlu olan çiftlerde mevcuttur, ten uyumu ve aynı tonda elektrik alımı birçok çiftte farklı pozisyonların denemesine gerek kalmadan, mutluluğu ve orgazmı yakaladıkları görülmektedir, bu nedenle cinsel yaşamınızı renklendirme ihtiyacı duyduğunuz anda yeni fikirlere açık olabilirsiniz, cinsel yaşamınızı sıkıcı ve sıradan ise bu size haz vermeyecek ve  yeni deneyimler isteyeceksiniz.
Estrogenolit Damla
Eşiniz Oral Seviyor’mu Öğrenin ?

Yeni deneyimler oral ilişkiyide getirebilir ama bu ikili uyum ile zevkli olur, örneğin eşinizin cinsel organınızı ağzına alması midesini bulandırıyor ama cinsel yaşamınızın etkilenmemesi amacıyla katlanıyor ise, mutlaka bu duruma müdahele edin. Çünkü birçok partner oral seks sevdiğinizi bildiği halde bu durumu belli etmez.

Oral’da Eşinize Karşı Bakımlı Olmak Zorundasınız !

Unutulmamalıdır ki ; cinsel yaşamın , cinsel birleşmenin, oral sex’in, yüzlerce pozisyonun, orgazmın ve zevkin doruklara çıkmasının ardındaki en önemli unsur, aslında  hijyen ve temizlik‘tir. Birçok ilişki cinsel birleşme sırasındaki hijyen kazaları, bakımsızlık, özellikle bayanlardaki epilasyon sorunları nedeniyle sekteye uğramakta  ve cinsel ilişki için ileriki aşamalara geçilememektedir.

Hiçbir Pozisyon İstenmeyen Kokuları Bastıramaz !

Tabiki bu durum erkekler içinde geçerlidir, koltuk ve etek altı temizliği, terleme , ağız kokmaları gibi unsurlar ilişkide çok önemlidir. Bunlar yetişkin çiftler arasında mutlaka konuşulmalı ve eşinizin istediği tarza bakım yapmak zorundasınız, buna mecbursunuz, kimse ilişkinin verdiği haz ile ter kokusunu unutup bastıramaz..

Cinsel Organlar Mikrop Yuvası..

Evet genital bölgelerimiz mikroplar, virüsler ve birçok bakterinin merkezidir. Örneğin kadın vajinaları bedeblerinin en mikrobik bakterilere açık bölgeleridir. Mutlaka bakımlı ve düzenli kontrollerini yapmış olmanız gerekmekte.

Erkek genital bölgeler , haya cinsel organ ve bacak aralarıda bakteri , mantar ve virüs yuvalarıdır, ama bunu çoğu kez fark etmezler bile. Oral seks bu açıdan dikkat edilmesi gereken ve eşlerin cinsel hastalıkları ise bunu mutlaka açık bir dille konuşmaları gereken bir pozisyondur.
Estrogenolit Tablet

KADININ CİNSELLİĞİNİ KEŞFETMEK…

Estrogenolit Damla
Bir erkek, kadının bedenindeki bazı belirtilere odaklanarak yaşadıkları sekse dair birçok ipucu elde edebilir. Keyifli bir ön sevişmeden sonra sekse hazır olan kadının
(1) yüzünde tatlı bir kızarıklık olur ve kulaklarına sıcaklık basar. Bundan kadının cinsel birleşme isteğinin şiddetlenmekte olduğu çıkarsanabilir. Çünkü artık kadının cinsel heyecanı artmış, vajinası yeterince ıslanmış ve klitorisi kabarmıştır. Bu aşamada erkek cinsel birleşmeye başlayabilir ama bunu gayet nazik ve zorlamasızca yapmalıdır. Erkek penisinin başını kadının vajinasının girişine hafif hafif değdirip hemen çekmeli; bunu kadının isteğini arttırmak için yaramazlık içeren bir aşk oyunu gibi yapmalıdır. Hafifçe sokup derinlere dalmadan kadının tepkisini ve oyuna girmesini beklemelidir.
(2) Kadının burnu hafifçe terler ve meme uçları daha da dikleşir. Bu belirtiler, şehvet ateşinin iyice alevlendiğini gösterir. Şimdi erkek yavaşça vajinaya girebilir ama asla daha derinlere inmemelidir. Daha derinlere inmek için kadının isteğinin ve cinsel heyecanının daha da şiddetlenmesini beklemelidir.
(3) Kadının kasılması, ürpermesi, sesini alçaltması, sesinin boğuk ve kısık olarak çıkması cinsel birleşme isteğinin daha da şiddetlendiğinin belirtisidir. Kadın artık gözlerini kapatmış, dilini dudaklarının arasına almış, nefesi sıklaşıp nefesinin sesi işitilir duruma gelmiştir. O zaman erkeğin penisi vajina girmek için hareketlenir ve nazikçe ilk giriş gerçekleşir. Cinsel birleşme yavaş yavaş kaynaşma ve ayrışma gibi bir gidip gelme durumuna dönüşür.
(4) Vajina iyice sulanır, bu da şehvet ateşinin doruğa ulaşmakta olduğunu gösterir. Her dalış sulanmayı arttırır. Penisin başı yavaşça G noktasının yer aldığı vajinanın üçte birlik giriş kısmını uyarır. Sonra bir sağa bir sola, bir hızlı bir yavaş dalmayı ya da gönlünün dilediği başka bir yöntemi sürdürür.
(5) Kadının bacakları erkeği dolamak için havaya kalkınca kadının ateşi ve şehveti doruğuna ulaştı demektir. Bacaklarını erkeğinin beline dolar ve elleriyle erkeğinin omuzlarına ya da sırtına tutunur. Bu belirtiler artık erkeğin vajinanın en derin bölümüne kadar inme zamanının geldiğini gösterir. Böylesine bir derine dalış kadını coşkuyla bedeninin bütünlüğünü kapsayan bir biçimde doyurur.
Estrogenolit Tablet