ERKEKLERİ BAŞTAN ÇIKARAN HAREKETLER

Gülümseyin

Gülümseyin, sıcak bir gülümsemenin açamayacağı kapı yoktur. Şehvetle şefkat arasındaki çizgiyi silen ilk hamle bir tebessümdür.

Masumiyetinizi koruyun

Ne kadar seksi olduğunuza, ne kadar ateşli olduğunuza vurgu yapmanız erkekleri korkutur ve sizden uzaklaştırır. Bırakın bazı şeyleri hiç bilmediğinizi düşünsün.

Küçük dokunuşlar

Küçük dokunuşlar sandığınızdan daha fazla etkilidir. Yan yana otururken dizlerinizin değmesine izin verin. Konuşurken parmak uçlarınızla ellerine, dizine dokunun.

Dekolteniz hafif aralansın

Hareket ettikçe kendiliğinden aralanan hafif dekolteler, derin dekoltelerden daha fazla adrenalin pompalar. Hafif eğilin, biraz hareket edin, gerisi onun hayal gücüne kalmış.

PARTNERİNİZİN CİNSEL İSTEĞİNİ ARTIRMAK ELİNİZDE…

Bakışlarınızı yüzünde gezdirin

Sürekli gözlerinin içine bakarak değil, bakışlarınızı yüzünde gezdirerek konuşun, özellikle de arada bir dudaklarına bakın!

Kalabalık bir yerdeyken ne istediğinizi söyleyin

Restoranda yemek yerken, birlikte yürürüken, tamamen günlük sıradan şeyleri konuşurken mahrem saatlerinizde size ne yapmasını istediğinizi söyleyin ve konuşmanıza kaldığınız yerden devam edin.

Çamaşırlarınızı elbiseniz üzerinizdeyken çıkarın

İç çamaşırlarınızı elbiseniz üzerinizdeyken çıkarın. Bununla rekabet edebilecek baştan çıkarıcı hareket pek azdır.

SEKSTE 12 ALTIN KURAL

Konuşun!

 Çiftlerin konuşarak kafalarındaki tüm kaygı ve korkuları, üzüntülerini, geçmiş üzücü olayları, rahatsız eden şeyleri ve isteklerini kesin ve net bir dille anlatmaları, cinsellikte beklentilerini veya fantezilerini partnerleriyle paylaşmaları cinsel sorunlarının çözümünde ilk adım olmalıdır. Çünkü sorunlu cinsel yaşam için en iyi ilaç, daha iyi bir iletişimdir. İletişimin vazgeçilmezi ise konuşmaktır. Konuşmada önemli olan, vereceğiniz mesajların yanlış anlaşılmamasına dikkat etmektir. “Hep kendini düşünüyorsun, benimle ilgilenmiyorsun, benim cinsel haz almam senin için önemli değil” demek yerine, “Ön sevişmeyi uzun tutarsak, yatakta birlikte daha fazla vakit geçirebiliriz, böylece seni daha çok hissedebilirim” diyebilirsiniz. Konuşurken düşüncelerinizi bu şekilde ifade ederseniz, partneriniz bu düşüncelerinizi söylenme olarak algılamayacaktır. Üstelik kendine eleştiride yapılmış olarak da hissetmez ve sizi rahatsız eden davranışlarını yeniden gözden geçirmeyi kabul eder.

İdeal ortam!

Tatlı konuşmalar, yumuşak yastıklar, dinlendirici bir müzik çiftlerin cinsel enerjisini artıracak ideal bir ortamdır. Yemek yedikten sonra sevişmeyin. Sevişmeden önce soğuk içeceklerden, dondurmadan ya da buzdan kaçının. Çükü hazımsızlık veya soğuk yiyecekler cinsel enerjiyi azaltır. Ama yorgun, aç ve kızgınken de cinsel ilişkiden kaçının. Çünkü bu da cinsel enerjinizde dengesizliğe neden olabilir. Sevişmeden yarım saat önde tuvalet ihtiyaçlarınızı giderin. Dolu idrar torbasıyla cinsel ilişkiye girmek sıkıntı vericidir. Aşırı soğuk ya da aşırı sıcak havalarda sevişmek elektromanyetik alanda dengesizliğe yol açabilir. Sevişmeden önce ve sonra çok çalışmayın. Kaslar gevşediğinden enerji toparlamak zorlaşır.

Dokunun! 

Çiftler için cinselliğin korku verici yanları vardır. Erkeklerin yetersizlik, tatmin edememe, erken boşalma vb. korkuları vardır. Kadınlarda ise kirletilme, zarar görme, aşağılanma. Cinsellik sevgi ve şefkat dolu dokunuşlarla kombine edilince korkutucu olmaktan çıkar. Bu nedenle cinsel mutluluğun sırrı çiftlerin birbirini çok iyi tanımalarında yatar. Partnerinin vücudunu iyi tanımak için göz kapakları, dudaklar, yüz, göğüs bölgesi, eller, kalça, bacaklardan ayak parmaklarına kadar cinsel haz alarak ve cinsel haz vererek sevgiyle dokunmak şarttır. Böylece partnerinizin gizemini dokundukça keşfedecek, karşınıza çıkacak yeni duygular hoşunuza gidecek ve her ikiniz de oldukça heyecanlı ve zevkli anlar yaşayacaksınız.

Ön sevişme önemlidir! 

Daha uzun, duyarlı ve keyifli bir cinsellik yaşamak, erkeklerde boşalmanın denetim altına alınması, kadınlarda ise daha kolay orgazma ulaşılması için son derece gerekli olan ön sevişme, cinsellikten alınan hazzın arttırılması ve cinsel uyumsuzlukların daha az görülmesi için de gereklidir. Bu nedenle ön sevişmeye yeteri kadar zaman ayıran çiftler sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama sahip olurlar.

Aşk oyunları oynayın! 

Partnerinizle ilişkinizin eskisi gibi arzulu, heyecanlı ve zevkli olmadığını düşünüyor musunuz? Her ne kadar ortada somut bir sorun görülmese de artık birlikte daha az mı vakit geçiriyorsunuz? Hatta zamanla birbirinizden uzaklaşıyor musunuz? Yanıtlarınız “evet” ise; ilişkinizin ilk zamanlarında hissettiğiniz arzuyu, heyecanı, romantizmi ve saflığı yeniden yaşamaya ne dersiniz? İşte ateşinizi yeniden alevlendirmenin ip uçları: Aşk oyunları. Aşk oyunları partnerinizle birlikte yaptığınız çocukça, aptalca ve kışkırtıcı şeyleri kapsar. Aşk oyunlarını en önemli parçası olan cinsel yaratıcılık ise daha önceden planlanması gereken ve bir rutini olmayan cinsel yaramazlıklardır. Cinsel fantezileri paylaşma, fotoğraflarla oynama, partnerlerin birbirlerini yeniden tavlamaları, için barda randevulaşma, partnerinize sevgi ve şehvet dolu küçük notlar bırakma, farklı mekanlarda sevişme, erotik masaj yapma, mum ışığında bir şeyler içip dans etme, küçük hediyeler alıp partnerinizi şımartma, birlikte güneşin batışını ya da doğuşunu izlemek gibi sizi partnerinizle birbirinize daha da yakınlaştıracak romantik ortamlara gitme ve romantizmi arttırma, partnerinizle nasıl tanıştığınızı, O”na nasıl aşık olduğunuzu anlatan bir hikaye yazma, partnerinize O”nu daima sevdiğinizi hareketlerinizle ve sözlerinizle gösterme vb. aşk oyunlarını deneyebilirsiniz. Cinsel hayatınızda cesur olun, hayal bile edemeyeceğiniz kadar usta bir oyuncu olmaya çalışın, zengin bir cinsel aşk oyunları repertuarı oluşturun.

GERDEK GECESİ İÇİN TAVSİYELER

Özellikle kadınlar, “evlenmeden asla ilişki yaşamayacaksın, bacaklarını kapatarak oturmalısın, erkek gördüğünde kendine çeki düzen ver, ateşle barut yan yana durmaz, kuyruk sallama, cinselliği sadece eşinle yaşamalısın” sözlerini hayatın bir döneminde mutlaka duymuşlardır. Bu sözler bilinçaltına o kadar işlemiştir ki düğüne kadar ‘’koru’’ kelimesi vurgulanarak yaşanır. Gerdek gecesi gelir çatar, bu defa ise ilişkiye kesin girmelisin, zorluk çıkarma, keyif ver ve al… Ne değişmiştir? Fark eden ne olmuştur? 24 saat içinde bu sözlerin 180º değişimi vücudu alt üst edecektir ve eder de… İşte bazen bu değişim hızına vücut ayak uyduramaz, bu değişimi yakalayamaz ve olması gereken, doğru sayılan ilişkide de söylenenler düşünülür ve korkular başlar.

Hayatının herhangi bir döneminde çeşitli sebeplerden dolayı kadınlara karşı korku beslemiş bir erkek, ilk cinsel ilişkisinde bu duyguyu aklına getireceği için iyi bir performans sergileyemeyecektir. Erkeklerde ereksiyon yani sertleşme, istek ve orgazm sorunları, kadınlarda istek, orgazm sorunları, vajinismus yani ilişkiye girememe ve bundan kaçınma da korkulara bağlı olabilir. “Bu gece erken boşalacak mıyım? Penisim sertleşecek mi? İyi bir birliktelik yaşayacak mıyım?  Vajinal kuruluk yaşayacak mıyım? Acı, ağrı, kanama çok olacak mı? Orgazm olacak mıyım? Ve daha niceleri… İlişki anında da bilinçaltı sesi ‘vücudunu koru’ emrini verip korku hormonunu salar. Sonuçta bu hormon cinsel isteği azaltır, orgazm yaşatmaz yani sonuçta ilişki başlamadan biter.

Doğuştan kodlanmış olan cinselliğin kadında da erkekte de herhangi bir sorun yoksa, hayatın belirli bir döneminde dış şartlara bağlı olarak başlar. Cinsellik, ayıp, günah ve yasağı saf dışı bırakmış, başlı başına bir dünyadır. Cinsel isteğin yolunu kesen en önemli ve güçlü düşman korkudur.

İlk geceye hazırlanan gençler beni soru yağmuruna tutuyor. Sorulardan bazıları:

Soru: Nişanlım benim ilk erkek arkadaşım. Ve ikimizin de daha önce cinsel bir tecrübesi olmadı. Evlenince ne yapacağımızı bilmiyoruz, konuşamıyoruz da. Kabus gibi geliyor. Ya olmazsa?

Cevap: Öncelikle benim ve başka meslektaşlarımın ilk birleşmeyle ilgili olarak paylaştığı detaylı bilgiler var, yerinizde olsam birlikte okur ve üzerine konuşurdum. Bu sizi birbirinize yakınlaştırıp aranızdaki mesafeyi kırar. Yakın olmanız işleri kolaylaştıracaktır ve inanın çok mutlu olacaksınız, kaygılı ve umutsuz olmayın.

Soru: Düğünüme çok az kaldı ama korku içindeyim. İlk gece başıma geleceği düşündükçe korkudan içim titriyor, hiç istemiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Cevap: Öncelikle ilk ilişkinizi ilk gece yaşamak zorunda değilsiniz. Bu kaygınızı eşinizle paylaşırsanız anlayış gösterecektir. Daha az stresli ve daha az yorgun olduğunuz bir zamana bırakabilirsiniz. Bir uzman olarak söylüyorum ki kendinizi kasmadıkça rahat geçireceğiniz bir eşik bu. Büyük acı yok, küçük bir çimdik gibi belki. Her şeyin olağan olduğuna inanırsanız olağanüstü olur.

Örneklerden de görüldüğü gibi vajinismus sorunu yaşayan kadının bedeninde hakim olan duygu korkudur. Bu korkuyla beden kendini korumaya alır, savunma pozisyonuna geçer, kasılır. İlk gece korkusu ve vajinismus hastalığının getireceği problemlerle  evliliği devam ettirmek söz konusu olamaz. Doğru bir vajinismus tedavisi ve terapisi alarak vajinismustan kurtulmak mümkün. Tedavi yoluna gidilmezse evlilik yıpranıp boşanma noktasına gelebilir.

KADININ EROJENBÖLGELERİ

Erojen bölgelerinizi öğrenin ve partnerinize nasıl davranırsa seks yapmaya hazır hale geleceğinizi ve size daha fazla zevk verebileceğini anlatın.

Bir kadın kendi bedenini ne kadar iyi tanırsa seksten o kadar zevk alır. Kadınlara erojen bölgelerinin bedenlerinin hangi bölgelerinde olduğunu anlatmak ilk bakışta tuhaf görünebilir. Ancak bir kadına partneri doğru davranmıyorsa o kadın erojen bölgelerini yeterince keşfedemez. Erojen bölgelerinizi öğrenin ve partnerinize nasıl davranırsa seks yapmaya hazır hale geleceğinizi ve size daha fazla zevk verebileceğini anlatın.

Dudaklar

Dişler ve dil öpüşmenin önemli enstrümanlarıdır ancak kadınlar ufak dudak temasından daha fazla tahrik olur. Ufak dudak dokunuşları ile başlayan ve uzun süren bir öpüşme, kadını sekse hazır hale getirir. Bir erkeğin yapabileceği en büyük hata, öpüşürken kadının dudaklarını ısırması ve dilini ağzının içine sokmasıdır.

Klitorisin üst kısmı

Erkekler klitorisi uyaracaklar diye bazen tahriş ederler. Onlara sabırla yavaş olmalarını ve nazik davranmaları gerektiğini söyleyin. Kadın bedeni erkek bedeninden farklıdır ve siz söylemedikçe yaptıklarının size ne hissettirdiğini bilemez. Belki farkında değilsiniz ama klitorisinizin hemen üst kısmı, bikini bölgesi bir kadının en hızlı uyarıldığı erojen bölgelerden biridir. Bazen klitorisinizden çok bu alana ufak dokunuşlarla yoğunlaşmasını isteyebilirsiniz.

Boyun ve kulaklar

Partneriniz dudaklarını bu bölgede belli belirsiz dokunuşlarla gezdirmelidir. Soluğunun yaklaşması bile heyecanınızı artırmaya yetecektir. Bu bölgeye keskin dokunuşlar gıdıklanmanız ile sonuçlanır ve bu da isteğinizi öldürür.

Bacak içleri ve diz arkaları

Boyun ve kulaklar için geçerli olan hafif dokunuşlar, bacak içleri ile diz arkaları için de geçerlidir. Ufak öpücükler, siz hazır hale geldikçe daha belirgin hale gelebilir.

Kalçalar

Bir kadının en hassas bölgelerinden biri de kalçalarıdır. Kalçalar ufak dokunuşlarla uyarıldıktan sonra biraz sertlikten hoşlanırlar. Sevişirken sertlikten, partnerin gücünü üzerinde hissetmekten zevk almakla acı duymak arasında fark vardır. Acı duyarsanız sevişemezsiniz. Partnerinize hangi noktadan sonra sertlikte ileri gitmemesi gerektiğini söylemelisiniz. Unutmayın: Söylemezseniz bilemez!

ÖN SEVİŞME NASIL YAPILIR?

Ön sevişme bedenen ve psikolojik olarak cinsel ilişkiye hazır hale gelmek için gereklidir. Ama bunun da ötesinde, eğer taraflar aceleci davranmaz ve birbirlerini keşfetmeye vakit ayırırlarsa, ön sevişmeden en cinsel ilişki kadar zevk alabilirler.

En iyi ön sevişme duyu organlarının eksiksiz kullanıldığı ön sevişmedir.

1. Birbirinize dokunun

Dokunmanın uyarıcı olduğu kadar iyileştirici bir etkisi vardır. Parmak uçlarınızı, avuç içlerinizi birbirinizin bedeninizde ağır ağır gezdirin. Böylece erojen bölgelerinizi keşfeder, birbirinizi nasıl hazırlayacağınızı öğrenmiş olursunuz.

2. Birbirinizin kokusunu duyun

Parmak izleri gibi herkesin kokusu farklıdır. Ufak dokunuşlarla birbirinizin kokusunu duyun. Boynunuzu, koltuk altlarınızı, mahrem yerlerinizi koklayın. Bunun için önce duş almanız gerektiğini söylememize herhalde gerek yok.

3. Konuşun, birbirinizi duyun

Biribirinizi neden beğendiğinizi söyleyin. Birazdan size neler yapmasını istediğinizi söyleyin ve sizin ona neler yapmanızı istediğini sorun. Ön sevişmenin olmazsa olmazı konuşmaktır, unutmayın.

4. Birbirinize görün

Birbirinizin bedenine dokunurken birbirinize bedeninizin en beğendiğiniz yerlerini gösterin. Hafızanıza işlenecek bu görüntüler sonraki sevilmelerinizde de inanın çok işinize yarayacak.

5. Birbirinizi tadın

Tenlerimizin kokusu gibi tadı da vardır ve tatma duyunuz devreye girdiğinde ön sevişmenin bir başka boyutunu daha keşfetmiş olursunuz. Dokunarak keşfettiğiniz erojen bölgelerinizi dilinizin ucuyla hafif hafif uyarın.

LİBİDONUZU YÜKSELTMEK İÇİN 8 MUHTEŞEM ÖNERİ!

Libido eksikliğini hafife almayın ve gelip geçici bir durum yerine bir sağlık problemi olduğunu kabul edin.

1- Fiziksel aktiviteyi artırın!

Cinsel isteğiniz azaldığı zaman kendinizi adeta taşlaşmış gibi hissedersiniz. Böyle durumlarda harekete geçmek ve metabolizmayı çalıştırmak en doğru adım olacaktır. Koşarak ya da hızlı tempoda yürüyüş yaparak kendinizi fiziksel olarak zorlayın. Sporun ardından vücudunuzda salgılanan hormonlar, bedeninizle barışık olmanızı sağlayacak ve cinselliğe olan ilginizi artıracaktır.

2- Beklentilerinizde gerçekçi olsun!

Yaşadığınız her cinsel deneyimin muhteşem olmasını beklemeyin… Yapılan araştırmalara göre cinsel deneyimlerin sadece yüzde 40’ı her iki taraf için tatmin edici oluyor. Yatakta işler yolunda gitmediği zaman bu durumu ti’ye almak; kendiniz gibi partnerinizin de rahatlamasını sağlayacaktır. Unutmayın ve diğer erkek arkadaşlarınızın kulağına da fısıldayın; her zaman her konuda mükemmel olamazsınız!

3- Hayal gücünüzü kullanın!

Evlilik ve ilişki terapistleri, seks hayatınızı renklendirmek için size heyecan veren fantezileri keşfetmenizi öneriyor. Bunun için hayal gücünüzü devreye sokmanız yeterli olacaktır. Bir ilki gerçekleştirin ve partnerinize kadınların da ilgisini çekebilecek erotik bir film izlemeyi teklif edin. Bakarsınız bu deneyim aranızdaki kıvılcımı ateşlemeye yeterli olur!

4- Önceden planlayın!

Cinsel ilişkinin kendiliğinden gelişen, spontane bir deneyim olduğu düşüncesini bir kenara bırakın. Ne zamandır size uğramayan seks dürtüsünü beklemekten yorulduysanız; bir an önce kontrolü ele geçirin ve gereken ortamı siz yaratın. Partnerinize alacağınız seksi bir hediye ve geçireceğiniz romantik bir gece, libidonuzu canlandırmak için iyi bir fırsat!

5- Vücudunuza konsantre olun!

Erkeklerin çoğu, seksi sadece cinsel organlarıyla bağdaştırır. Oysa vücuttaki diğer erojen bölgeler de cinsel isteği artırmaya yardımcı olur. Cinsel tatmin söz konusu olduğunda, vücudunuzun diğer bölgelerine de konsantre olun.

6- Problemlerinizle ilgili konuşun!

Seks üzerine konuşmak her ne kadar çiftler için çoğu zaman pek kolay olmasa da problemleri görmezden gelmek ve yokmuş gibi davranmak daha da kötü sonuçlara yol açabilir. Yataktaki gerilimi yumuşatmak için partnerinizle konuşun ve nelerin sizi heyecanlandırabileceğini anlatın.

7- Gece birlikte eğlenmeye çıkın!

Tek düze sürülen gündelik yaşam, çiftler arasındaki elektriğin azalmasına neden olabilir. Arada sırada değişiklik yaparak gece dışarı çıkın. Partnerinizi her gün evde gördüğünüz halinden farklı olarak dışarıda görmek; ona olan ilginizi ve heyecanınızı kamçılayabilir.

8- Profesyonellerden yardım alın!

Libido eksikliğini hafife almayın ve gelip geçici bir durum yerine bir sağlık problemi olduğunu kabul edin. Evlilik ve ilişki terapistleri ile psikologlar; size bu konuda yardımcı olacaklardır. Eğer libido eksikliği hayatınızın bir parçası olmaya başladıysa; en kısa sürede profesyonellerden yardım alın.