ERKEKLERİ BAŞTAN ÇIKARAN HAREKETLER

Gülümseyin

Gülümseyin, sıcak bir gülümsemenin açamayacağı kapı yoktur. Şehvetle şefkat arasındaki çizgiyi silen ilk hamle bir tebessümdür.

Masumiyetinizi koruyun

Ne kadar seksi olduğunuza, ne kadar ateşli olduğunuza vurgu yapmanız erkekleri korkutur ve sizden uzaklaştırır. Bırakın bazı şeyleri hiç bilmediğinizi düşünsün.

Küçük dokunuşlar

Küçük dokunuşlar sandığınızdan daha fazla etkilidir. Yan yana otururken dizlerinizin değmesine izin verin. Konuşurken parmak uçlarınızla ellerine, dizine dokunun.

Dekolteniz hafif aralansın

Hareket ettikçe kendiliğinden aralanan hafif dekolteler, derin dekoltelerden daha fazla adrenalin pompalar. Hafif eğilin, biraz hareket edin, gerisi onun hayal gücüne kalmış.

PARTNERİNİZİN CİNSEL İSTEĞİNİ ARTIRMAK ELİNİZDE…

Bakışlarınızı yüzünde gezdirin

Sürekli gözlerinin içine bakarak değil, bakışlarınızı yüzünde gezdirerek konuşun, özellikle de arada bir dudaklarına bakın!

Kalabalık bir yerdeyken ne istediğinizi söyleyin

Restoranda yemek yerken, birlikte yürürüken, tamamen günlük sıradan şeyleri konuşurken mahrem saatlerinizde size ne yapmasını istediğinizi söyleyin ve konuşmanıza kaldığınız yerden devam edin.

Çamaşırlarınızı elbiseniz üzerinizdeyken çıkarın

İç çamaşırlarınızı elbiseniz üzerinizdeyken çıkarın. Bununla rekabet edebilecek baştan çıkarıcı hareket pek azdır.

SEKSTE 12 ALTIN KURAL

Konuşun!

 Çiftlerin konuşarak kafalarındaki tüm kaygı ve korkuları, üzüntülerini, geçmiş üzücü olayları, rahatsız eden şeyleri ve isteklerini kesin ve net bir dille anlatmaları, cinsellikte beklentilerini veya fantezilerini partnerleriyle paylaşmaları cinsel sorunlarının çözümünde ilk adım olmalıdır. Çünkü sorunlu cinsel yaşam için en iyi ilaç, daha iyi bir iletişimdir. İletişimin vazgeçilmezi ise konuşmaktır. Konuşmada önemli olan, vereceğiniz mesajların yanlış anlaşılmamasına dikkat etmektir. “Hep kendini düşünüyorsun, benimle ilgilenmiyorsun, benim cinsel haz almam senin için önemli değil” demek yerine, “Ön sevişmeyi uzun tutarsak, yatakta birlikte daha fazla vakit geçirebiliriz, böylece seni daha çok hissedebilirim” diyebilirsiniz. Konuşurken düşüncelerinizi bu şekilde ifade ederseniz, partneriniz bu düşüncelerinizi söylenme olarak algılamayacaktır. Üstelik kendine eleştiride yapılmış olarak da hissetmez ve sizi rahatsız eden davranışlarını yeniden gözden geçirmeyi kabul eder.

İdeal ortam!

Tatlı konuşmalar, yumuşak yastıklar, dinlendirici bir müzik çiftlerin cinsel enerjisini artıracak ideal bir ortamdır. Yemek yedikten sonra sevişmeyin. Sevişmeden önce soğuk içeceklerden, dondurmadan ya da buzdan kaçının. Çükü hazımsızlık veya soğuk yiyecekler cinsel enerjiyi azaltır. Ama yorgun, aç ve kızgınken de cinsel ilişkiden kaçının. Çünkü bu da cinsel enerjinizde dengesizliğe neden olabilir. Sevişmeden yarım saat önde tuvalet ihtiyaçlarınızı giderin. Dolu idrar torbasıyla cinsel ilişkiye girmek sıkıntı vericidir. Aşırı soğuk ya da aşırı sıcak havalarda sevişmek elektromanyetik alanda dengesizliğe yol açabilir. Sevişmeden önce ve sonra çok çalışmayın. Kaslar gevşediğinden enerji toparlamak zorlaşır.

Dokunun! 

Çiftler için cinselliğin korku verici yanları vardır. Erkeklerin yetersizlik, tatmin edememe, erken boşalma vb. korkuları vardır. Kadınlarda ise kirletilme, zarar görme, aşağılanma. Cinsellik sevgi ve şefkat dolu dokunuşlarla kombine edilince korkutucu olmaktan çıkar. Bu nedenle cinsel mutluluğun sırrı çiftlerin birbirini çok iyi tanımalarında yatar. Partnerinin vücudunu iyi tanımak için göz kapakları, dudaklar, yüz, göğüs bölgesi, eller, kalça, bacaklardan ayak parmaklarına kadar cinsel haz alarak ve cinsel haz vererek sevgiyle dokunmak şarttır. Böylece partnerinizin gizemini dokundukça keşfedecek, karşınıza çıkacak yeni duygular hoşunuza gidecek ve her ikiniz de oldukça heyecanlı ve zevkli anlar yaşayacaksınız.

Ön sevişme önemlidir! 

Daha uzun, duyarlı ve keyifli bir cinsellik yaşamak, erkeklerde boşalmanın denetim altına alınması, kadınlarda ise daha kolay orgazma ulaşılması için son derece gerekli olan ön sevişme, cinsellikten alınan hazzın arttırılması ve cinsel uyumsuzlukların daha az görülmesi için de gereklidir. Bu nedenle ön sevişmeye yeteri kadar zaman ayıran çiftler sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama sahip olurlar.

Aşk oyunları oynayın! 

Partnerinizle ilişkinizin eskisi gibi arzulu, heyecanlı ve zevkli olmadığını düşünüyor musunuz? Her ne kadar ortada somut bir sorun görülmese de artık birlikte daha az mı vakit geçiriyorsunuz? Hatta zamanla birbirinizden uzaklaşıyor musunuz? Yanıtlarınız “evet” ise; ilişkinizin ilk zamanlarında hissettiğiniz arzuyu, heyecanı, romantizmi ve saflığı yeniden yaşamaya ne dersiniz? İşte ateşinizi yeniden alevlendirmenin ip uçları: Aşk oyunları. Aşk oyunları partnerinizle birlikte yaptığınız çocukça, aptalca ve kışkırtıcı şeyleri kapsar. Aşk oyunlarını en önemli parçası olan cinsel yaratıcılık ise daha önceden planlanması gereken ve bir rutini olmayan cinsel yaramazlıklardır. Cinsel fantezileri paylaşma, fotoğraflarla oynama, partnerlerin birbirlerini yeniden tavlamaları, için barda randevulaşma, partnerinize sevgi ve şehvet dolu küçük notlar bırakma, farklı mekanlarda sevişme, erotik masaj yapma, mum ışığında bir şeyler içip dans etme, küçük hediyeler alıp partnerinizi şımartma, birlikte güneşin batışını ya da doğuşunu izlemek gibi sizi partnerinizle birbirinize daha da yakınlaştıracak romantik ortamlara gitme ve romantizmi arttırma, partnerinizle nasıl tanıştığınızı, O”na nasıl aşık olduğunuzu anlatan bir hikaye yazma, partnerinize O”nu daima sevdiğinizi hareketlerinizle ve sözlerinizle gösterme vb. aşk oyunlarını deneyebilirsiniz. Cinsel hayatınızda cesur olun, hayal bile edemeyeceğiniz kadar usta bir oyuncu olmaya çalışın, zengin bir cinsel aşk oyunları repertuarı oluşturun.

GERDEK GECESİ İÇİN TAVSİYELER

Özellikle kadınlar, “evlenmeden asla ilişki yaşamayacaksın, bacaklarını kapatarak oturmalısın, erkek gördüğünde kendine çeki düzen ver, ateşle barut yan yana durmaz, kuyruk sallama, cinselliği sadece eşinle yaşamalısın” sözlerini hayatın bir döneminde mutlaka duymuşlardır. Bu sözler bilinçaltına o kadar işlemiştir ki düğüne kadar ‘’koru’’ kelimesi vurgulanarak yaşanır. Gerdek gecesi gelir çatar, bu defa ise ilişkiye kesin girmelisin, zorluk çıkarma, keyif ver ve al… Ne değişmiştir? Fark eden ne olmuştur? 24 saat içinde bu sözlerin 180º değişimi vücudu alt üst edecektir ve eder de… İşte bazen bu değişim hızına vücut ayak uyduramaz, bu değişimi yakalayamaz ve olması gereken, doğru sayılan ilişkide de söylenenler düşünülür ve korkular başlar.

Hayatının herhangi bir döneminde çeşitli sebeplerden dolayı kadınlara karşı korku beslemiş bir erkek, ilk cinsel ilişkisinde bu duyguyu aklına getireceği için iyi bir performans sergileyemeyecektir. Erkeklerde ereksiyon yani sertleşme, istek ve orgazm sorunları, kadınlarda istek, orgazm sorunları, vajinismus yani ilişkiye girememe ve bundan kaçınma da korkulara bağlı olabilir. “Bu gece erken boşalacak mıyım? Penisim sertleşecek mi? İyi bir birliktelik yaşayacak mıyım?  Vajinal kuruluk yaşayacak mıyım? Acı, ağrı, kanama çok olacak mı? Orgazm olacak mıyım? Ve daha niceleri… İlişki anında da bilinçaltı sesi ‘vücudunu koru’ emrini verip korku hormonunu salar. Sonuçta bu hormon cinsel isteği azaltır, orgazm yaşatmaz yani sonuçta ilişki başlamadan biter.

Doğuştan kodlanmış olan cinselliğin kadında da erkekte de herhangi bir sorun yoksa, hayatın belirli bir döneminde dış şartlara bağlı olarak başlar. Cinsellik, ayıp, günah ve yasağı saf dışı bırakmış, başlı başına bir dünyadır. Cinsel isteğin yolunu kesen en önemli ve güçlü düşman korkudur.

İlk geceye hazırlanan gençler beni soru yağmuruna tutuyor. Sorulardan bazıları:

Soru: Nişanlım benim ilk erkek arkadaşım. Ve ikimizin de daha önce cinsel bir tecrübesi olmadı. Evlenince ne yapacağımızı bilmiyoruz, konuşamıyoruz da. Kabus gibi geliyor. Ya olmazsa?

Cevap: Öncelikle benim ve başka meslektaşlarımın ilk birleşmeyle ilgili olarak paylaştığı detaylı bilgiler var, yerinizde olsam birlikte okur ve üzerine konuşurdum. Bu sizi birbirinize yakınlaştırıp aranızdaki mesafeyi kırar. Yakın olmanız işleri kolaylaştıracaktır ve inanın çok mutlu olacaksınız, kaygılı ve umutsuz olmayın.

Soru: Düğünüme çok az kaldı ama korku içindeyim. İlk gece başıma geleceği düşündükçe korkudan içim titriyor, hiç istemiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Cevap: Öncelikle ilk ilişkinizi ilk gece yaşamak zorunda değilsiniz. Bu kaygınızı eşinizle paylaşırsanız anlayış gösterecektir. Daha az stresli ve daha az yorgun olduğunuz bir zamana bırakabilirsiniz. Bir uzman olarak söylüyorum ki kendinizi kasmadıkça rahat geçireceğiniz bir eşik bu. Büyük acı yok, küçük bir çimdik gibi belki. Her şeyin olağan olduğuna inanırsanız olağanüstü olur.

Örneklerden de görüldüğü gibi vajinismus sorunu yaşayan kadının bedeninde hakim olan duygu korkudur. Bu korkuyla beden kendini korumaya alır, savunma pozisyonuna geçer, kasılır. İlk gece korkusu ve vajinismus hastalığının getireceği problemlerle  evliliği devam ettirmek söz konusu olamaz. Doğru bir vajinismus tedavisi ve terapisi alarak vajinismustan kurtulmak mümkün. Tedavi yoluna gidilmezse evlilik yıpranıp boşanma noktasına gelebilir.

KADININ EROJENBÖLGELERİ

Erojen bölgelerinizi öğrenin ve partnerinize nasıl davranırsa seks yapmaya hazır hale geleceğinizi ve size daha fazla zevk verebileceğini anlatın.

Bir kadın kendi bedenini ne kadar iyi tanırsa seksten o kadar zevk alır. Kadınlara erojen bölgelerinin bedenlerinin hangi bölgelerinde olduğunu anlatmak ilk bakışta tuhaf görünebilir. Ancak bir kadına partneri doğru davranmıyorsa o kadın erojen bölgelerini yeterince keşfedemez. Erojen bölgelerinizi öğrenin ve partnerinize nasıl davranırsa seks yapmaya hazır hale geleceğinizi ve size daha fazla zevk verebileceğini anlatın.

Dudaklar

Dişler ve dil öpüşmenin önemli enstrümanlarıdır ancak kadınlar ufak dudak temasından daha fazla tahrik olur. Ufak dudak dokunuşları ile başlayan ve uzun süren bir öpüşme, kadını sekse hazır hale getirir. Bir erkeğin yapabileceği en büyük hata, öpüşürken kadının dudaklarını ısırması ve dilini ağzının içine sokmasıdır.

Klitorisin üst kısmı

Erkekler klitorisi uyaracaklar diye bazen tahriş ederler. Onlara sabırla yavaş olmalarını ve nazik davranmaları gerektiğini söyleyin. Kadın bedeni erkek bedeninden farklıdır ve siz söylemedikçe yaptıklarının size ne hissettirdiğini bilemez. Belki farkında değilsiniz ama klitorisinizin hemen üst kısmı, bikini bölgesi bir kadının en hızlı uyarıldığı erojen bölgelerden biridir. Bazen klitorisinizden çok bu alana ufak dokunuşlarla yoğunlaşmasını isteyebilirsiniz.

Boyun ve kulaklar

Partneriniz dudaklarını bu bölgede belli belirsiz dokunuşlarla gezdirmelidir. Soluğunun yaklaşması bile heyecanınızı artırmaya yetecektir. Bu bölgeye keskin dokunuşlar gıdıklanmanız ile sonuçlanır ve bu da isteğinizi öldürür.

Bacak içleri ve diz arkaları

Boyun ve kulaklar için geçerli olan hafif dokunuşlar, bacak içleri ile diz arkaları için de geçerlidir. Ufak öpücükler, siz hazır hale geldikçe daha belirgin hale gelebilir.

Kalçalar

Bir kadının en hassas bölgelerinden biri de kalçalarıdır. Kalçalar ufak dokunuşlarla uyarıldıktan sonra biraz sertlikten hoşlanırlar. Sevişirken sertlikten, partnerin gücünü üzerinde hissetmekten zevk almakla acı duymak arasında fark vardır. Acı duyarsanız sevişemezsiniz. Partnerinize hangi noktadan sonra sertlikte ileri gitmemesi gerektiğini söylemelisiniz. Unutmayın: Söylemezseniz bilemez!

ÖN SEVİŞME NASIL YAPILIR?

Ön sevişme bedenen ve psikolojik olarak cinsel ilişkiye hazır hale gelmek için gereklidir. Ama bunun da ötesinde, eğer taraflar aceleci davranmaz ve birbirlerini keşfetmeye vakit ayırırlarsa, ön sevişmeden en cinsel ilişki kadar zevk alabilirler.

En iyi ön sevişme duyu organlarının eksiksiz kullanıldığı ön sevişmedir.

1. Birbirinize dokunun

Dokunmanın uyarıcı olduğu kadar iyileştirici bir etkisi vardır. Parmak uçlarınızı, avuç içlerinizi birbirinizin bedeninizde ağır ağır gezdirin. Böylece erojen bölgelerinizi keşfeder, birbirinizi nasıl hazırlayacağınızı öğrenmiş olursunuz.

2. Birbirinizin kokusunu duyun

Parmak izleri gibi herkesin kokusu farklıdır. Ufak dokunuşlarla birbirinizin kokusunu duyun. Boynunuzu, koltuk altlarınızı, mahrem yerlerinizi koklayın. Bunun için önce duş almanız gerektiğini söylememize herhalde gerek yok.

3. Konuşun, birbirinizi duyun

Biribirinizi neden beğendiğinizi söyleyin. Birazdan size neler yapmasını istediğinizi söyleyin ve sizin ona neler yapmanızı istediğini sorun. Ön sevişmenin olmazsa olmazı konuşmaktır, unutmayın.

4. Birbirinize görün

Birbirinizin bedenine dokunurken birbirinize bedeninizin en beğendiğiniz yerlerini gösterin. Hafızanıza işlenecek bu görüntüler sonraki sevilmelerinizde de inanın çok işinize yarayacak.

5. Birbirinizi tadın

Tenlerimizin kokusu gibi tadı da vardır ve tatma duyunuz devreye girdiğinde ön sevişmenin bir başka boyutunu daha keşfetmiş olursunuz. Dokunarak keşfettiğiniz erojen bölgelerinizi dilinizin ucuyla hafif hafif uyarın.

LİBİDONUZU YÜKSELTMEK İÇİN 8 MUHTEŞEM ÖNERİ!

Libido eksikliğini hafife almayın ve gelip geçici bir durum yerine bir sağlık problemi olduğunu kabul edin.

1- Fiziksel aktiviteyi artırın!

Cinsel isteğiniz azaldığı zaman kendinizi adeta taşlaşmış gibi hissedersiniz. Böyle durumlarda harekete geçmek ve metabolizmayı çalıştırmak en doğru adım olacaktır. Koşarak ya da hızlı tempoda yürüyüş yaparak kendinizi fiziksel olarak zorlayın. Sporun ardından vücudunuzda salgılanan hormonlar, bedeninizle barışık olmanızı sağlayacak ve cinselliğe olan ilginizi artıracaktır.

2- Beklentilerinizde gerçekçi olsun!

Yaşadığınız her cinsel deneyimin muhteşem olmasını beklemeyin… Yapılan araştırmalara göre cinsel deneyimlerin sadece yüzde 40’ı her iki taraf için tatmin edici oluyor. Yatakta işler yolunda gitmediği zaman bu durumu ti’ye almak; kendiniz gibi partnerinizin de rahatlamasını sağlayacaktır. Unutmayın ve diğer erkek arkadaşlarınızın kulağına da fısıldayın; her zaman her konuda mükemmel olamazsınız!

3- Hayal gücünüzü kullanın!

Evlilik ve ilişki terapistleri, seks hayatınızı renklendirmek için size heyecan veren fantezileri keşfetmenizi öneriyor. Bunun için hayal gücünüzü devreye sokmanız yeterli olacaktır. Bir ilki gerçekleştirin ve partnerinize kadınların da ilgisini çekebilecek erotik bir film izlemeyi teklif edin. Bakarsınız bu deneyim aranızdaki kıvılcımı ateşlemeye yeterli olur!

4- Önceden planlayın!

Cinsel ilişkinin kendiliğinden gelişen, spontane bir deneyim olduğu düşüncesini bir kenara bırakın. Ne zamandır size uğramayan seks dürtüsünü beklemekten yorulduysanız; bir an önce kontrolü ele geçirin ve gereken ortamı siz yaratın. Partnerinize alacağınız seksi bir hediye ve geçireceğiniz romantik bir gece, libidonuzu canlandırmak için iyi bir fırsat!

5- Vücudunuza konsantre olun!

Erkeklerin çoğu, seksi sadece cinsel organlarıyla bağdaştırır. Oysa vücuttaki diğer erojen bölgeler de cinsel isteği artırmaya yardımcı olur. Cinsel tatmin söz konusu olduğunda, vücudunuzun diğer bölgelerine de konsantre olun.

6- Problemlerinizle ilgili konuşun!

Seks üzerine konuşmak her ne kadar çiftler için çoğu zaman pek kolay olmasa da problemleri görmezden gelmek ve yokmuş gibi davranmak daha da kötü sonuçlara yol açabilir. Yataktaki gerilimi yumuşatmak için partnerinizle konuşun ve nelerin sizi heyecanlandırabileceğini anlatın.

7- Gece birlikte eğlenmeye çıkın!

Tek düze sürülen gündelik yaşam, çiftler arasındaki elektriğin azalmasına neden olabilir. Arada sırada değişiklik yaparak gece dışarı çıkın. Partnerinizi her gün evde gördüğünüz halinden farklı olarak dışarıda görmek; ona olan ilginizi ve heyecanınızı kamçılayabilir.

8- Profesyonellerden yardım alın!

Libido eksikliğini hafife almayın ve gelip geçici bir durum yerine bir sağlık problemi olduğunu kabul edin. Evlilik ve ilişki terapistleri ile psikologlar; size bu konuda yardımcı olacaklardır. Eğer libido eksikliği hayatınızın bir parçası olmaya başladıysa; en kısa sürede profesyonellerden yardım alın.

KIŞ DEPRESYONU CİNSEL YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLER

Estrogenolit Hap

 Cinsel isteğin ve uyarılmanın oluşmasında ve bunun sonucunda erkeklerde sertleşme, kadınlarda uyarılma-kayganlık ve orgazma ulaşmada başta dopamin ve serotonin olmak üzere pek çok hormonun rolü vardır. Kış aylarında değişen hormon dengesi cinsel yaşamı da olumsuz etkileyebilir. Artan melatonin ve azalan serotonin sonucunda ortaya çıkan depresyona bağlı mutsuzluk, halsizlik, ilgisizlik, enerji kaybı gibi belirtiler, cinsel yaşamı da doğrudan etkileyerek cinsel istek, ilgi ve tatminde azalmaya yol açabilir. Mevsimsel değişikliğe bağlı depresyonun belirtilerinden kurtulmak için kullanılan antidepresanların yan etkisi olarak erkeklerde sertleşme sorunu, erken/geç boşalma gibi cinsel sorunlar, kadınlarda ise uyarılma güçlüğü, orgazm olamama, cinsel istek kaybı, cinsel doyumda azalma gibi cinsel sorunlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla da cinsel yaşam endişe ve hayal kırıklığı ile dolu karmaşık bir hale gelir. Bunun sonucunda da depresyon sonucunda ortaya çıkan cinsel sorunların depresyon belirtilerini arttırdığı bir kısırdöngü başlar.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

 Ruhsal ve cinsel olarak sağlıklı olmak için öncelikle sağlıklı beslenmek, spor yapmak, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak gibi fiziksel sağlığı korumaya yönelik önlemler almak gereklidir. Özellikle soğuk kış günlerinde ruhsal ve cinsel sağlığın korunmasında beslenme ve uyku düzeni son derece önemlidir. Ayrıca gün ışığından en iyi şekilde faydalanmak ve günlük hareket miktarını arttırmak gerekir. Bunun için gün içinde açık havada en az yarım saat süreyle yapacağınız yürüyüş, koşu ya da diğer egzersizlerle bir yandan ihtiyacınız olan gün ışığını alırken, diğer yandan da fiziksel aktivitenin vücut sağlığına yararlarının yanı sıra, depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olan etkilerinden yararlanabilirsiniz. Bunların yanı sıra, cinsel sağlığı iyileştirebilecek diğer bir adım da partnerinizle ruh halinizin cinsel sağlığınızı nasıl etkilediği hakkında konuşmanız olacaktır. Açık iletişim ve karşılıklı anlayış, cinsel sorunların neden olduğu suçluluk ve değersizlik gibi duygulardan kurtulmanızı sağlayacaktır. Ancak aldığınız tüm tedbirlere rağmen içinde bulunduğunuz depresif ruh halinden ve cinsel sorunlarınızdan kurtulamıyorsanız, bir psikoterapistten ya da cinsel terapistten destek almanız yararlı olacaktır

MASUM VAJİNA

Estrogenolit Hap

Her ne kadar “vajina” kelimesinden türese de vajinismusta “vajina masumdur ve sağlıklıdır”. Vajina müdahale edilmesi gereken organ değildir. Ne de olsa problem vajinada değildir. “Bak işte penis vajinaya girdi” tedavileri vajinismusu yok etmez. Bu yöntemlerle sadece vajinaya penis girmiş olur. Oysa vajinismusun kök nedeni sapasağlam duruyordur, o da kadının korku ve kaygılarıdır. Kocasına hizmet ediyor olsa da kadın hala seksten korkuyordur. Korkunun yanında artık kocasına karşı öfke, isteksizlik, nefret de duymaya başlayabilir. İstemeyen kadın, istenmeyen erkek… Bu durumda seks, bu çift için mekanik bir hareketten öteye geçmez. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir: Cinsel ilişki, vajina-penis birlikteliğinden ibaret değildir. Cinsel ilişki iki tarafın da faydasına olan, iki tarafa da zevk veren, iki tarafı da mutlu eden bir aşk ve sevgiyle bedenleri birbirine bir armağan gibi sunma eylemidir. Önemli olan; kadının vajinasına penisi alabilmesi değildir, kadının o cinsel ilişkiden hak ettiği zevki alabilmesidir. Vajinismus ıstırap veren ve utanç dolu olan yöntemlerle tedavi edilemez. Vajinismus tedavisi “zevke giden bir yol”dur, “zevk yolu”dur. Vajinismus korku ve kaygıların eseridir ve düşüncelerde başlar, vajinada noktayı koyar. Vajinismusun gerçek tedavisi de bu nedenlekorku ve kaygıların keşfi ile başlar. Ardından düşünceler, duygular, fiziksel değişimler… Sonrasında vajina zaten kendini penise açar, hem de zevk ile. Unutulmamalıdır ki vajina masumdur ve vajinismus cinsel terapi ile yüzde 100 tedavi edilmektedir

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Kadın; vajinasının bir penisi içine alamayacak kadar sımsıkı ve kapalı olduğunu, hemen girişinde bir engel olduğunu,  cinsel birleşmede bulunabilen kadınların vajinasının kendininkinden farklı olduğunu zanneder. Bu nedenle vajinasına penis girecek olsa vajina girişinde bulunan kızlık zarının delineceğini, hatta patlayabileceğini, ilk ilişkide canının çok ağrıyacağını, şiddetli bir acı hissedeceğini, kızlık zarı nedeniyle de çok fazla kanama olacağını düşünür. Tüm bu düşünceler gerçekleşecek olsa gerçekten korkunç bir sahne olurdu, kötü olan şu ki kadın bu senaryonun gerçekliğine kesinlikle inanır. Sonraki adımda düşünceler, duyguları etkiler. Beynini saran bu korkunç ve gerçek dışı düşünceler nedeniyle ruhunu büyük bir korku kaplar. Korku, endişe, kaygı, suçluluk ve günahkârlık duygusu içinde boğulur. Ardından duygular kadının bedenine etki eder. Yüksek miktarda adrenalin salgılanır ve kadın panik atak benzeri belirtiler gösterir. Kasılır, donup kalır, nefesi hızlanır. Artık bu fiziki değişiklikleri kontrol edemez duruma gelir ve bu panik durumu kadını bir takım davranışlara iter. Kadın eşini iter, bacaklarını sımsıkı kapatır, ağlayabilir, yataktan kaçabilir. Sonuçta düşüncede başlayan vajinismus; kadını, seksi reddetme davranışına götürür ve her cinsel birleşme denemesinde aynı süreç tekrar yaşanır. Ta ki tedavi olana dek.

Estrogenolit Hap

BİRİNİ GERÇEKTEN NASIL SEVERSİNİZ?

Estrogenolit

Kalbinizle sevmenin tek yolu kaybetme riskini cesaretle kabul etmektir.

Her insan içten içe aynı arzulara sahiptir: Tanımak ve tanınmak, sevmek ve sevilmek… Ve yine de, gerçek aşk gözlerimizin içine bakarken, sizi seven biri sizin için oradayken aranıza duvar örmek isteyebilir, kaygılarınızdan kurtulamayabilirsiniz. Bu dürtünün sebepleri bilinçaltınızda sevmenin aynı zamanda incinme ve sevdiğiniz insanı kaybetmeye hazır olmanız gerektiğini bilmenizle alakası vardır. Eğer kendinizi sevdiğiniz insandan sakınıyor, samimiyeti sınırlıyorsanız kendinizi potansiyel risklerden koruyorsunuz demektir. Bu nedenle, bütün kalbinizle sevmenin tek yolu kaybetme riskini cesaretle kabul etmektir.

Kayıp riskine karşı kendimizi korumak için pek çok savunmamız vardır. Bu savunmalardan bazıları bariz şekilde açıktır: Alaycılığa başvururuz, işe odaklanır dikkatimizin dağılmasına ve kendimizi meşgul tutmaya çalışırız, sürekli akıllı telefonumuzu kontrol eder, ekranlara yapışık yaşarız. Samimiyeti yasaklayan diğer savunma mekanizmaları ise biraz daha incedir. Bu koruma biçimleri zihin dünyasında meydana gelir ve genellikle şüphe tezahür eder.

Hepimiz daha önce incindik. Red edildik, alay edildik, görmezden gelindik veya benzer başka bir durumda kalmışızdır. Günümüzde incinmeden ve yıpranmadan bir yetişkin olmak imkansız gibi bir şey. Kültürümüz ‘yetersizlik’ üzerine kurulu gibi. Bize durmaksızın verilen mesajlar şöyle şekilleniyor: Yeterince ince değilsin, yeterince sağlıklı değilsin, yeterince başarılı değilsin, yeterince yoga yapmıyorsun, yeterli stilin yok, yeterince arkadaşın yok, yeterince komik değilsin, yeterince eğlenmiyorsun… ‘Yeterli değilim’ fikri bir kez kafanıza yerleştikten sonra, bu ikili ilişkilerinizi de oldukça etkileyecektir. Karşınıza tüm nitelikleri ile istediğiniz, sevebileceğiniz insan çıktığında bile yeterli olmadığınızı düşünürsünüz. Ego, riskten nefret eder. Ego, bilinmeyenden nefret eder. Ego, savunmasız olmaktan nefret eder. Zorbalık kültüründe, ego bilir ki ya zorba olacaksınız ya da zorbalığa uğrayacaksınız ve hangisini tercih edeceğiniz gün gibi meydanda. Korku ve endişe ile başa çıkmanın kimi yolları var ama unutmamalısınız ki bunun için sabır ve metanet gereklidir.

Korkuyu adlandırın

Korkuyu buyur edin; onu tanımak için, adlandırmak için… Onunla ilgili yazın, onunla ilgili konuşun. Aklınızda sevdiğiniz insana dair ‘yeterince sevimli değil’ ya da ‘yeterince sosyal değil’ gibi fikirler olduğunda, bunun uzaklaşmak adına bir savunma olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını hatırlayın.

Yalanları gerçekler ile değiştirin

‘Yeterli değilim’ inancına sahip olduğunuzu şimdi biliyorsunuz. Ama diğer insanların bunu anlaması zaman alabilir. Yine de siz artık gerçeği bildiğiniz için iyileşme dönemine girmeli ve kendinizi ‘yeterli’ olduğunuza inandırmalısınız. Seviliyorsunuz. Olduğunuz gibi seviliyorsunuz. Kusursuz değilsiniz, ama öz değeriniz kusursuz olmaya bağlı değil. Sevgiye layıksınız çünkü varsınız. Bunu bilmek ve bunu hücrelerinizde hissetmek yine de iki farklı şey. Sabırlı olmalı ve bu gerçeğin aklınızdaki yalanlarla yer değiştirmesi için kendinize zaman tanımalı ve inanmalısınız.

Kaybetme riski ile barışın

Tüm kalbinizle sevebilmenin tek yolu, incinebileceğinizi kabul etmek ve bundan çekinmemektir. Halbuki hayatımızdaki en büyük gerçek bir gün zamanımızı dolduracak ve tüm sevdiklerimizden ayrılacak, dolayısı ile onları kaybedecek olmamızdır. Ego, kalbinizin kapılarını kapatırsanız kayıpların daha az can yakacağına inanır. Halbuki hiç de öyle değil: Kayıp nasıl olursa olsun acıtır. Öyleyse şansınız ve zamanınız varken tüm kalbinizle sevmelisiniz.

Estrogenolit

EVLİLİĞİNİZİ GÜZELLEŞTİRMENİN 10 YOLU

Estrogenolit

Genellikle insanlar küçük konulardan, özellikle de zaman içinde birikmiş küçük konulardan dolayı ayrılır. Gene de, küçük ayrıntılar da büyük farklılıklar yaratabilir. İşte size evliliğinizi geliştirmenin 10 yolu…

1) Hatalı olduğunuzda özür dileyin ve gururu bir kenara bırakın. Eğer bir kavgada haksız olduğunuzu fark ederseniz, bunu kabullenin ve özür dileyin. Bu, yakın bir ilişki için çok büyük bir fark yaratacaktır

2) Kavga ederken, eşinizin artık hayatınızda olmadığını hayal edin. Bir kavgayı bitirmenin en iyi yolu, o insanı kaybettiğinizi ve özlediğinizi hayal etmektir. Üzüldünüz değil mi? Göğsünüz de sıkıştı? Bu hissettiğiniz aşktır.

3) Daha çok gülün. Evliliğin en büyük sırlarından birisi budur. Birbirinizin varlığından keyif aldığınızı gösterir ve sizi güçlü kılar.

4) Haftalık toplantı yapın. Eğer çocuklarınız da varsa, haftalık toplantı gerçekten sizin için çok önemlidir. Romantik bir yemek olmasa da ilişkinize çok fazla katkısı olacaktır.

5) Seks programı yapın. Romantik olmasa bile, meşgul hayatlarımızda çok gereklidir. Ajanda da plan yapmak çok romantik olmasa da, sekssiz bir evlilik kadar kötü olamaz.

6) Küçük şeyler hakkında konuşun. Büyük konuları bir kenara bırakıp küçük konular hakkında da konuşabilirsiniz. Konuşun, konuşmaya devam ettikçe ilişkiniz güçlenecek

7) Kendinize ait bir hayatınız olsun. Kimse, arkadaşı olmayan bir insandan hoşlanmaz. Bu yüzden hobi edinin. Arkadaş edinin. Bir hayatınız olsun! Bu, eşinizin sizi daha çok taktir etmesine neden olacaktır.

8) Teşekkür etmeyi unutmayın. Bu doğru. Ne kadar küçük görünürse görünsün, teşekkür etmek çok önemlidir. “Bu akşam yemek hazırladığın için teşekkürler,” bile çok güzel bir yaklaşımdır.

9) Bağırmayın. Kimse size kavga etmeyin demiyor. Hatta kavga bazen gereklidir. Ama bağırmayın, küfretmeyin ve seviyeyi düşürmeyin.

10) El ele tutuşun. Birbirinize öfkeden delirseniz bile, sadece dokunun. Yatakta ya da dışarıda fark etmez. Bazen en ufak bir temas bile öfkemizi azaltır.

Estrogenolit

MUTLU ÇİFTLERİN YATMADAN ÖNCE YAPTIĞI 11 ŞEY

Estrogenolit

1- Telefonunuzu sessize alıp uzak bir yere bırakın

Sosyal medayaya olan bağımlılığınız vücudunuza oksitosin hormonunun salınımını engeller. Bu hormon duygusal dengenizi sağlayabilmeniz için önemlidir. Bu yüzden psikologlar uyumadan önce telefonlarınızı kapatmanızı, kapatamıyorsanız da sessize almanızı öneriyor.

2- İş hakkında düşünmeyin

Yatağa yattığınızda iş hakkında düşünmeyi, iş için gelen mailleri kontrol etmeyi bırakın. Bu saatleri dinlenmeye ayırın ki ertesi gün işe gittiğinizde daha dinç ve üretici olabilin. Partnerizle birlikte yatakta ettiğiniz sohbetler sorunlarınızı unutmanıza ve rahatlamış hissetmenize yardımcı olur. Sohbet konularınız işten, finansal sorunlardan ve partnerinizi endişelendiren diğer konulardan uzak olsun. 

3- Partnerinizle aynı saatte yatmaya özen gösterin

Günümüzde çiftlerin çoğu birbirini gün içinde göremiyor ve yatma saati alışkanlıkları birbirinden farklı oluyor. Psikolog Curt Smith’e göre ise mutlu bir ilişkisi olan çiftler birlikte dişlerini fırçalayıp aynı saatte yatağa gitmeli. Bu şekilde bir alışkanlık oluşturmak partnerinizle aranızdaki bağı güçlendirecektir.

4- Bir rutin oluşturun

Her gün aynı rutini uygulayıp yatağa gitmek daha iyi uyumanıza yardımcı olur. Aynı rutini sürekli uygulamak beyninize yatma zamanının geldiği sinyalini verir ve bedeninizi uykuya hazırlar. Eğer aynı rutini her gün partnerinizle uygularsanız partnerinizle aranızdaki bağ güçlenir ve birbirinize daha fazla güvenmeye başlarsınız.

5- Duygusal konuşmalar yapın

Birbirinizin duygularına önem verin. Birbirinizle konuşurken sürekli tavsiye vermek ya da problemlerinize çözüm bulmak zorunda değilsiniz. Bazen sadece konuşurken sevildiğinizi ve önemsendiğinizi hissetmek bile iyi hissetmenize yeter. Psikolog Ryan Howes yatmadan önce birkaç dakikanızı partnerinize pozitif duygularınızı açıklamaya ayırmanız gerektiğini önermekte. Böylelikle günü pozitif bir şekilde sonlandırmış ve kendinizi daha mutlu hissetmiş olacaksınız. Ayrıca gün içinde olan olayları unutmayı denemeli, tüm problemlerinizi ve endişelerinizi yatak odanızın dışında bırakmaya çalışmalısınız. 

6- Kavga etmeyin

Yatmadan önce ateşli tartışmalara girmemeye çalışın. Yatakta kavga etmek hiçbir sorununuza çözüm getirmeyecek aksine huzursuz uyuyup ertesi sabah sinirli kalkmanıza neden olacak unutmayın.

7- Yatağınızı çocuklarınızla paylaşmayın

Psikolog Michael Viner-Davis’e göre çocuklarınız sadece kabus gördükleri zaman yanınızda yatmalı. Bu durumun haricinde yatak odanızla eşinizle size ait özel bir bölge olarak kalmalı.

8- Evcil hayvanlarınız sizinle yatmasın

Kansas Üniversitesi’nin araştırma sonuçlarına göre evcil hayvanlarıyla birlikte yatan insanların yüzde 63’ü yeteri kadar uyuyamıyor. Bunun sebebi ise evcil hayvanların gece uyanıp sahiplerini rahatsız etmesi. Ayrıca üst maddede de belirttiğimiz gibi yatak odanız sadece size ve partnerinize ait unutmayın!

9- Alkol ya da sigara kullanmayın

Yatmadan önce bir kadeh şarap içmek çok romantik bir fikir gibi gözükse de bedeniniz alkolü sindirmeye çalışırken uykunuzun dinlendirici etkisini azaltır. Bu da ertesi sabah kalktığınızda yorgun, huzursuz, dengesiz ve gergin hissetmenize sebep olur. Ayrıca alkol genellikle horlamanıza ve sigara da uykusuzluğa sebep olur.

10- Birbirinize masaj yapın

Uzmanlara göre yatmadan önce partnerinizle birbirinize masaj yapmak uyku kalitenizi artırır, rahatlamanıza yardımcı olur ve partnerinize daha yakın hissetmenizi sağlar.

11- Öpüşmeyi ve sarılmayı unutmayın.Uykuya dalmadan önce partnerinizle sarılmak ve öpüşmek sizi rahatlatır ve pozitif duygular hissetmenizi sağlar. Hatta psikologlara göre partnerinizin kollarında uyuyakalıyorsanız ilişkiniz tehlikede değil!

Estrogenolit

UZUN İLİŞKİ HALA MÜMKÜN MÜ?

Estrogenolit

Çoğumuz ilişkide beceriksiziz ama hepimiz o bitmeyecek, ömürlük aşkın peşindeyiz…

Geleneksel olmayan bazı yöntemler yardımıyla, uzun ve sağlıklı bir ilişki yaratmak mümkün:

Karıştırmayın!

Şeytan bu, dürtüyor ama evde yalnız kaldığınız anda ya da fırsatını bulduğunuzda sevgilinizin bilgisayarına, mail’lerine, Facebook’una çöküp ajanlığa başlıyorsanız iyi bir şey yapmıyorsunuz. Gazeteci-yazar Irma Kurtz, böyle anlarda durup kendinizle konuşmanın öneminden söz ediyor: “Bunu yapıyorum çünkü eşimle aramda yolunda gitmeyen bir şey var diyebildiğiniz anda iyi yoldasınız. Onunla konuşmak, şüphelerinizi iyileştirmek için kanıta ve kendi kendinizi yaralamaya ihtiyacınız yok.”

Kontrol deliliği mi?

Alain de Botton’ın Hayat Okulu’nda aşkta daha iyi iletişim kurmanın yollarını anlatan David Waters’ta sıra, zira hepimiz biraz kontrol delisiyiz. Kimimiz ilişkiyi kendini ifade etmek için değil de kendini saklamak üzere yaşıyor hatta. Daha fenası bununla gizli gizli övünüyoruz; “Bende biraz kontrol freak’lik var şekerim”ciyiz. Geçmiş ilişkilerimizin bizi eğip büküp yenisinin önüne bıraktığı, bizim de çaresizce kendimizi korumaya çalıştığımız doğru. “Ama” diyor Waters, “Sevgililerin birbirlerinden saklandığı hiçbir ilişki derinleşmiyor”. Göz korkutsa da Waters haklı gibi duruyor.

Yalnızlığı ıskalamayın

Kendinizle ilişki kurma, yalnız vakit geçirme fikri bile tüylerinizi diken diken ediyorsa geçmiş olsun, daha çok yolunuz var. Zira David Waters, kendinizle vakit geçirmenin ihtiyaçlarınızı anlamanız ve daha iyi ifade etmeniz konusunda avantaj olduğunu dile getiriyor. Gizeminizi ve alanınızı korumanızı öğütlüyor.

Estrogenolit

Sadakatsiz misiniz?

Sıkıcı bir ilişkiden daha fenası aldatmaktır belki ama böyle bir beceriniz varsa ya da koşullar bir biçimde aldatmaya sürüklediyse, sizi Janis Abrahms Spring’e teslim ediyorum. Spring bir klinik psikolog, aynı zamanda “After the Affair” (Aldattıktan Sonra) ve “How Can I Forgive You” (Seni Nasıl Affedebilirim) kitaplarının yazarı. Şayet aldatıp üzerine pişman olduysanız ve eşinizi geri istiyorsanız kendinizden çok şey vermeniz gerektiği görüşünde. Bunu da ancak sabırla, düşünerek ve şefkatle yaklaşarak başarabileceğinizden neredeyse emin. Meselenin köküne inmek gerektiğini söylüyor. Belki bir şeyler biriniz ya da ikiniz tarafından görmezden gelindi, belki aslında ilişkide ölü gibi hissediyorsunuz ve aldatmak ya da aldatılmak sizi hayata döndürdü!

İğne yok, alay yok

“Bir araştırmaya göre alaycılık, insan ilişkilerinde hızlı bir yıkıma yol açıyor. Eşinizin de bu kadar acımasız olduğunu düşünün. Ya da tembel olduğu için ona saldırmak yerine ne hissettiğinizi söyleyin.” Yine Waters, ah Waters…

Ancak kendi kendinizi geliştirebilirsiniz

Kendimizde neyi eksik buluyorsak ona sahip olana âşık olmaya meyilliyiz. Tüm olasılıklar ve ondan öğrenme ihtimalimiz olan her şey bir yana, böyle şahane biri tarafından kabul edilmek heyecan verici ama o kadar da gerçekçi olmayabilir. Psikoterapist ve “Every Day Love: The Delicate Art of Caring for Each Other” (Birbirimize Şefkat Göstermenin Şu İnce Sanatı) kitabının yazarı Judy Ford,”Dikkat edin, böyle bir durumda kendi nitelikleriniz yerine onun niteliklerine oynayabilirsiniz, bunun da size bir faydası yok” diyor.

Rakip değil, sadece sevgili

Nazik olmalıyız. Gerçek bir ilişkinin başka yolu yok. Judy Ford, “Tahammülsüzlüğe sığınmak yerine ‘Hiç bu açıdan bakmamıştım’, ‘Haklısın, beni bağışla’ ya da ‘İstersen bu konuyu yarın konuşalım’ demek sizi yakınlaştırır” demiş, “Onun tarafında olduğunuzu hissettirmelisiniz”.

ŞEHVET ŞİFA VERİR

Estrogenolit Hap

Erotizmi seven erkekler seks ister, romantizmi seven kadınlar ise aşk ister, bu çoğu zaman geçerli olan bir genellemedir. Çünkü kadınlar ve erkekler birbirlerine ne kadar çok benzerlerse benzesinler, cinsellikte farklı oldukları açıkça görülür. Ancak bu farklılıkları anlayıp kabul etmekle hem duygusal hem cinsel hem ruhani hem de gerçek bir yakınlığa ve keyifli bir cinsel uyuma ulaşabilirler.

Şehvetin beş ana ilkesi vardır, bunlar; “ulaşılmaz olmak”, “gizemli olmak”, “yasak arzuları aşk oyunlarıyla hayata geçirmek”, “yeni şeyler denemek” ve “aşk oyuncaklarını kullanmak”tır. Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için çiftlerin şehvetin bu beş ana unsurunu hayatlarında tutmaları, aralarındaki sevgi ve destekleyici iletişimi korumaları, erotik konuşmalar yapmaları ve cinsel fantezilerini birbirleriyle paylaşmaları gerekir. Böylece erkek partnerine karşı daha sevgi dolu olabilir, kalbini daha kolay açabilir, sevgi duygularını fark edebilir ve bunu partnerine daha kolay anlatabilir, aşkla dokunabilir, ilgiyle dinleyebilir, birlikte kaliteli vakit

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

geçirebilir, partnerini hayatının merkezine alabilir ve onu biricik kılabilir, daha çok romantizm sunabilir, aşkla ve şehvetle daha çok arzulayabilir, partnerine düzenli ve güvenli bir yaşam sunabilir. Kadın da hak ettiği ve özlediği sevgiyi hissedebilir, yüreğini yumuşatabilir, gevşer ve rahatlar, partnerinin yaptıklarını ve başarılarını fark edip takdir edebilir, onun performansını överek erkekliğini onaylayabilir, onun varlığına ve sunduklarına ihtiyaç duyabilir, ona aşkla hizmet davranışlarında bulunabilir, mutlu etmeyi başardığını ona gülümseyerek gösterebilir, onun yalnız kalma ihtiyacına saygı gösterebilir ve daha çok erotizm sunabilir. Böylece aralarındaki yakınlık daha da artar. Kadının duygularının yumuşaması, iletişim yeteneğini geliştirir, erkeğin savunmaya geçme ihtiyacı duymadan kendisini dinlemesini sağlar. Cinsel yaşam daha iyiye doğru gittiğinde tüm ilişkiler de kendiliğinden daha iyi olur. Çünkü evlilik ve ilişki sorunlarının en iyi tedavi yolarından biri de şehvetli cinsel birleşmelerdir. Yani şehvet şifa verir.

Seksin faydaları

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Zayıflatır!


Canınız hiç spora gitmek istemiyor mu? Koşu bantlarına küsmeyin. Gecenin bir vakti hala spora gidemedim diye üzülüyorsanız, üzülmeyin! Seks de bir egzersiz olarak sayılıyor. MD, Founder and Medical Director of Alternity Healthcare in West Hartford, Connecticut Desmond Ebanks’e göre “Seks yarım saatlik bir zamanda 15 ile 150 kalori yakmanızı sağlıyor. Diğer sporlar ile karşılaştırıldığında durum hiç de fena değil. Mesela yoga yarım saatte 114, dans yarım saatte 129 veya yürüyüş yarım saatte 153 kalori yakmanızı sağlıyor. 

Seks aynı zamanda kasların süreç içerisinde şekil almasını sağlıyor. Cinsel uyarılma ve orgazm, testosteron hormonunun salgılanmasını ve böylelikle kas dokusunun yeniden inşa edilmesini gerekli kılıyor.

Kalp sağlığınızı geliştirir!


Sağlıklı beslenme, kolestrolünüzü düşük tutma ve sodyum takviyesi kalp sağlığınızı üst düzeyde rahatlatır. Dr. Ebanks seksin kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor ve ekliyor “Seks kalp ritmini ve  kan akışını artırır.  Journal of Epidemiology and Community Health’te yayınlanan araştırmaya göre, haftada iki veya daha fazla kez yapılan seks, kalp krizi riskini yarı yarıya indiriyor.  


Geceleri daha iyi uyumanıza yardımcı olur!


Daha rahat bir uyku için yönteminiz nedir? Rahatlatıcı bitki çaylarını tercih ediyorsunuz fakat yeterince işinizi görmüyor mu? Özellikle endişe ve strese bağlı uykusuzluk çekiyorsanız uzmanların tavsiyesi seks. “Cinsel hayatlarında aktif olan insanların stres ve benzeri koşullarla daha rahat başa çıktığı gözlenmiştir. Orgazm her iki cins için de en büyük rahatlama silahı.” diyor Dr. Ebanks.


Bağılıklık sisteminizi güçlendirir!


Nezle ve grip hakkındaki tüm endişelerinizi bir kenara bırakın. Şaşırtıcı bir şekilde cinsel hayatınızı canlı tutarak bu hastalıkların önüne geçebilirsiniz.  Pennsylvania’da bulunan Wilkes Universitesinde yapılan araştırmaya göre haftada iki kezden fazla cinsel ilişkiye giren insanlarda bir antikor olan immunoglobulin A’nın %30 daha fazla salgılandığı gözlenmiş.


Ruh sağlığınızı güçlendirir!


Ruh halinizi en kısa yoldan nasıl düzeltirsiniz? Stres, depresyon ve endişelerinizle nasıl başa çıkarsınız? Uzman Patricia Tan’e göre çözüm basit: Seks! Fakat amacınız sadece cinsel ilişkiye girmek olmamalı. Psikolojik olarak seks, stresi azaltıp ve samimiyet kurmanızı sağlayarak ruh halinizi iyileştirir. Stres azaltan bileşim bir insanın kortisol seviyesini düşürür. Buna bağlı olarak kan basıncı seviyesi, hiperglisemi ve karında asit miktarı artar.


Acınızın dinmesine yardımcı olur!


Tepkilerinizi değiştirin. “Tatlım bu gece olmaz, başım ağrıyor” yerine “Evet, bu gece harika, başım ağrıyor.” demelisiniz. Seks ve ağrı yönetimi arasında gerçek bir korelasyon olduğuna inanan Ebanks ve ekliyor “ Cinsel uyarılma ve orgazm sırasında salınan oxytosin hormonu, endorfine dönüşür. Bu doğal uyuşturucu da seksi bir ağrı kesiciye dönüştürür.


Tuvalet kontrolünüzde yardımcı olur!


Tuhaf gelebilir ama uzmanlara göre seks, kadınlarda tuvalet sıkışmalarınızı önlüyor. Kadınlara gün içerisinde ve seks sırasında Kegel egzersizleri yapmaları öneriliyor. Nedeni basit, egzersiz sadece baskıyı daha çok artırmıyor, aynı zamanda sıkışmanıza neden olan kasların güçlenmesini sağlıyor. Kegel egzersizlerini gün içerisinde ve ilişkiniz sırasında uygulamaktan çekinmeyin. Tuvaletinizi yaparken de kaslarınızı 3 dakika sıkıp bırakmanız gerekir.

Daha sağlıklı bir cilde sahip olmanızı sağlar!


Seks sizi daha güzel yapabilir mi? Evet! Hayal ürünü gibi geliyor ama böyle. New York’ta bulunan PATH Medikal Merkezi’nin kurucusu Eric Braverman’a göre seks, ten renginizi bile geliştirecek vücudunuz için tüm yararlı bileşenleri içeriyor. Cinsel ilişki sırasında vücudunuz DHEA adlı hormonu salgılıyor. Bu bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, daha sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlıyor ve depresyon derecenizi azaltıyor. 

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Doğum kontrol hapları cinsel isteksizlik yapar mı?

Estrogenolit Damla

Seks hayatı olumsuz etkilendiyse başka bir yöntem denenmeli

Kadın doğum uzmanı Sherry Ross’da katılıyor buna: “Kadınlar ve erkekler açısından cinsel arzuyu anlamak güç” diyor Ross. “Bilinen birçok faktör, arzumuzu etkiliyor – farklı miktarlarda östrojen ve progesteron içeren farklı türde doğum kontrol hapları da dâhil olmak üzere. Bu yeni çalışma, farklı doğum kontrol yöntemlerinin cinsel arzumuzu ve iştahımızı nasıl etkilediği konusuna ışık tutuyor. Kadınlar olarak buradan çıkaracağımız ders şu olmalı: Farklı türde doğum kontrol yöntemleri var; eğer özellikle de yatak odasında herhangi bir olumsuz yan etki tecrübe ediyorsanız, başka bir doğum kontrol yöntemi deneyin.”

Her doğum kontrol yönteminin içeriği farklıdır – kimileri hormonsal yöntemlerken (doğum kontrol hapları gibi), kimleri değildir ve hormon türü ve miktarı haptan hapa değişir.

Araştırma kapsamında, daha fazla östrojen içeren doğum kontrol hapları kullanan kadınların, daha az ciddi bir ilişkideyken cinsel açıdan daha aktif oldukları görüldü. Ancak daha fazla progesteron içeren hapları kullanan kadınların, en çok ciddi ilişki içerisindeyken cinsel açıdan aktif oldukları açığa çıktı. 

Kadınları hormonlar yönetmiyor

Peki, çalışma nasıl yapıldı? Norveçli heteroseksüel kadınlara hangi doğum kontrol yöntemlerini ve markalarını kullandıkları, partnerlerine ne kadar bağlı oldukları soruldu. Anket, iki grup kadınla yapıldı. Birinci grup, hormonsal doğum kontrol yöntemleri kullanan ve ciddi ilişki içerisinde olan 112 kadın içeriyordu. 12 haftalık bir süreç boyunca takip edildiler ve ne sıklıkla ve ne zaman seks yaptıklarını rapor ettiler. 275 kişiden oluşan diğer grupta ise, hormonsal yöntemler kullanan ve uzun süreli bir ilişki içerisinde olan kadınlar bulunuyordu. Belirli bir süre boyunca takip edilmediler; ancak bir önceki hafta ne sıklıkla seks yaptıklarından bahsettiler.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Ayrıca bilim insanları, bu çalışmanın sonuçlarını, 2013 yılında Amerika’da yapılan bir araştırmanın sonuçları ile karşılaştırmak istediler. Bu çalışma kapsamında 50 kadını içeren bir anket yapılmıştı ve kadınların hiçbiri, doğum kontrol yöntemi kullanmıyordu. Yani her şey, doğal hormonlarla ilgiliydi. Kadınlar, partnerleri ile birlikte ilişkiye yatırım yaptıkça, yumurtlamadıkları ve progesteronun baskın hormon olduğu evrede daha fazla seks yapmak istediler. 

Güney Kaliforniya Cinsel Sağlık Merkezi başkanı Dr. Michael Krychman; “Doğum kontrolü, kişinin cinsel fonksiyonlarını etkiler ve kadınlar, hormonları tarafından kontrol ediliyorlar diye bir şey de yoktur” diyor. “Bir sebepten dolayı, hapların içerisindeki östrojen, ilk geçiş etkisine giriyor ve karaciğere giderek seks hormonu bağlayıcı globülini artırıyor; bu globülin, dolaşıma karıştığında, serbest testosteronun katlanarak düşmesine sebep olabilir. Düşük testosteron, beraberinde düşük arzuyu getirebilir; ancak bazı kadınlar, cinsel açıdan daha özgür hissediyorlar – hamilelik korkusu yok, ağrılı kanama endişesi yok. Dolayısıyla bazı doğum kontrol hapları hormonların değişmesine ya da düşmesine sebep olsa da, kendinizi daha özgür hissettiğinizden cinsel bir canlanma yaşayabiliyorsunuz.”

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap