Porno perhizi nedir?

2011 yılında Reddit kullanıcısı Alexander Rhodes bir başlık açmıştı. Açtığı başlıkta mastürbasyon yapmamanın faydaları konuşulmaya başlandı ve 90 günlük porno perhizi hareketi bu şekilde başladı. Porno perhizi yani diğer adı ile NoFap modası böylece başladı. Porno perhizi kısaca mastürbasyon yapmaya mola vermek ve hatta tamamen son vermek oluyor.

“Ben asla duramam” diye düşünenler varsa aramızda, yazının devamını bir okuyun derim.

Porno perhizi; NoFap nedir?
Alexander Rhodes porno perhizinin hayatına olumlu etkileri olduğunu söyledi ve şu açıklamayı yaptı;

Mastürbasyon yapmadan geçirdiğim süre rekoru 13 ay. Kolay değildi ancak hayatım hiç daha iyi olmamıştı.
Mastürbasyon yapmamak bana gerçekten iyi geldi.
Dünya genelinde milyonlarca kişi insanları porno izlemeye ve mastürbasyon yapmaya son vermeye teşvik eden “NoFap” hareketine katılıyor.

Mental Orgazm Nedir?

Porno perhizi; NoFap nedir sorusuna Alexander şöyle açıklıyor;
Porno izlemenin üzerimdeki etkilerini düşümeye 19 yaşındayken başlamıştım. Tüm yaşıtlarım gibi, her istediğimde porno izleyerek büyüdüm. İnternette ilk “iç çamaşırı” kelimesini aradığımda 14 yaşındaydım ve bu arama beni daha açık saçık resimlere yönlendirdi. 10’lu yaşlarımın sonuna doğru, odamda yalnızsam porno izlemeye başlamamın sadece bir zaman meselesi olduğu noktaya geldim. “Porno bağımlısı mıyım?” diye endişelenmeye başladığım çok olmuştur.

Gerçek hayatta kızlarla tanışamayan ve mecburen tek başıma internetle mastürbasyon yapmak zorunda kalan bir beceriksiz gibi hissediyordum kendimi.”

Uzmanlar çok fazla porno izlemenin ve mastürbasyon yapmanın reddedilmekten kaçış için en güvenli yol olduğunu belirtiyor. Cinsel ilişki yaşayamayan, yaşadığı cinsel ilişkide tatmin olmayan, beğenilmekten korkan, çekingen insanların daha fazla porno izlediğini ve mastürbasyon yaptığı söylenirken, bu durumun çekingenlik, içine kapanıklık ve asosyal olma yoluna sokan bir sarmala dönüştüğü de ekleniyor.

Yani sıklıkla porno izleyip mastürbasyon yaptıkça ilişkiler konusunda çekingenleşiyoruz, çekingenleştikçe porno izliyoruz.

ENDORFİN SALINIMI

Vücudunun kendisini koruma mekanizmalarından biri olan endorfin, insan vücudunda ağrıyan dokularda ağrının azalması için beyin dokuları tarafından üretilen hormonlara verilen isim… 
Endorfinlerin işlevi, ağrının şiddetini azaltmak ve vücuda daha az rahatsızlık vermesini sağlamak için sinirleri uyuşturmak… Endorfinlerin ağrı kesici etkisi morfinden yaklaşık 30 kat daha fazla… Endorfinler mutluluk hormonu olarak da anılıyor. Heyecan, ağrı, egzersiz, baharatlı yiyecek tüketimi, seks ve orgazm gibi durumlarda salınımı artış gösteriyor. Endorfin salgısı hem vücuttaki ağrı kesici sistemdir, hem de vücudun kendi kendini ödüllendirme sistemi… Yabancı biriyle konuşurken, çok güzel bir yemek yediğinde, büyüleyici bir şey gördüğünde her insan farklı ölçülerde endorfin salgılıyor.

DONDURMA YEMEYİN

Yaz sıcaklarında aşırı yemek yiyerek, tok karnına veya soğuk içecekler içtikten ya da dondurma yedikten sonra cinsel ilişkiye girmek sağlıklı değil… Hazımsızlık ve soğuk yiyecekler cinsel enerjide dengesizliğe yol açabiliyor. Aşırı tok karın performans düşüklüğünden, sertleşme sorunlarına, cinsel isteksizlikten cinsel başarısızlığa kadar birçok cinsel soruna neden olabiliyor.

KALP HASTALARI DİKKAT

Özellikle cinsel ilişki, sıcak havalarda kalbi yorarak kalp krizi riskini artırıyor. Kalp hastalarının yaz aylarında sıcağın en üst seviyede olduğu gündüz öğle saatlerinde cinsel ilişkiye girmemesi gerekiyor. Çünkü sıcak hava ve aşırı güneş, kalp hastalarında efor ve kalbinin gücünde azalma gibi olumsuz etkilere yol açabiliyor, bu da kişiyi zor durumda bırakabiliyor.

MUTLU BİR GÜNÜN ANAHTARI ‘SABAH SEKSİ’

Sabah dinlenmiş vücut ve zihinle sekse odaklanmak diğer zamanlara göre daha kolay, aynı zamanda günü mutlu geçirmenizde çok önemli… Aynı zamanda erkeklerde testosteron hormonunun en çok salgılandığı saatler sabah saatleri… Buna ek olarak, sabah saatlerinde yaşanılan seksle güne başlamak çifte mutluluk hormonları salgılatacağı için onları gün boyu mutlu kılabiliyor. Monotonlaşan cinsel yaşama da renk katıyor. Ayrıca bu durum metabolizmanın hızlı çalışmasına yardımcı olacağı için bir çeşit sabah egzersizi olarak da düşünebiliyor.

GÜNÜN SÖZÜ

Erkek yangın olduğunda, kadın rüzgar olmalı. Tutuşmalı bedenleri, bedenleriyle birlikte ruhları da sevişmeli. Çift olarak sadece aşık değil aşkın ta kendisi olmalı…

Mastürübasyon normal ve doğal bir eylemdir

Ergenlikteki cinsel gelişim ile yaşanan boşalma ve orgazm duygularıyla birlikte bireyler o hisleri yaşamak isteyebilirler. Erkekte bu doyumu yaşamak için cinsel organın eller yardımı ile boşalana kadar uyarılmasına mastürbasyon denir. Mastürbasyon normal ve doğal bir eylemdir. Halk arasında ise mastürbasyon yaptıktan sonra sivilce oluşması, mastürbasyon yapılması durumunda çocuğun olmayacağı uydurmalardır.

Cinselliği ve cinsel hazlarınızı partnerinizle paylaşmak ve birlikte keşfetmek çiftler açısından daha fazla uyum ve haz sağlar

Cinsellik hayatımızda birçok konuda olduğu gibi çok açık ve net değildir. Bu tür cinsel konu ve hazlarınızı partnerinizle konuşmanız ve birlikte kendinizi ve vücudunuzu keşfetmeniz gerekebilir. Konuşmadan yaşadığımız cinsel birliktelikler bize haz verirken partnerimize rahatsızlık verebileceği gibi birlikte konuşarak cinsel doyum ve hazzınızı arttırabilirsiniz.

Örneğin; kulaktan duyma bir yanlış bilgi olan erkeğin cinsellikte tecrübeli olma gerekliliği, uygun olmayan koşullar altında ve sağlıksız ortamlarda cinsel duyguların doyurulmasına neden olabilir. Cinselliği ve cinsel hazlarınızı partnerinizle paylaşmak ve birlikte keşfetmek çiftler açısından daha fazla uyum ve haz sağlayacaktır.

Seçkin ve Eğitimli Seks İşçileri

21’inci yüzyılı girerken seks bedel partneri hizmetini kullanan cinsel terapi çok etkili bir tedavi yöntemi olarak dikkat çekmeye ve popüler olmaya devam ediyor. Sınırlı ve sorumlu seks işçileri veya “seçkin ve eğitimli seks işçileri” olarak bilinen seks bedel partnerleri ülkemizde faaliyet göstermese bile, kamuoyunun dikkatini çekiyor ve tartışma yaratıyor. Seks bedel partnerleri cinsel, fiziksel ve duygusal deneyimlerini artırmak isteyen müşterilerine hizmet veren “profesyonel ve eğitimli seks partnerleri” olarak biliniyor. 

Yurt dışında bazı ülkelerde tekli cinsel terapi sürecinin belirli bir evresinden itibaren yeni cinsel davranış biçimlerini denemeleri ve öğrenmeleri için danışanlara, cinsel terapistleri tarafından cinsel terapi adımları çerçevesinde seks bedel partnerleri önerilebiliyor. Cinsel işlev bozukluğu olan bireylerin bir kısmının eşleri ya da partnerleri olmadığı göz önünde bulundurulduğunda; “aşk oyunları” adı verilen ev ödevlerinin başarılı biçimde yürütebilmesi amacıyla tedavi sürecine eşlik eden, başka bir deyişle kiralanan partnerlere “seks bedel partneri” veya “surrogate partner” adı veriliyor. Özel bir eğitim alan seks bedel partnerleri halen, Amerika, Avustralya ve İsrail başta olmak üzere pek çok ülkede düzenli partneri olmayan kişilere yardımcı olmak üzere tercih ediliyor.

1970’LERDE BAŞLADI…

Partneri olan bireylerde uygulanan cinsel terapi tekniklerinin, partneri olmayanlara göre daha başarılı sonuçlar oluşturduğunu gören William Masters ve Virginia Johnson, araştırma enstitüsünde seks bedel partnerlerinin eğitimine başladı, daha çok erkekler için bu partnerleri kullandı, 1960’larda çok dikkat çekti ve oldukça etkili bir tedavi yöntemi olarak piyasaya sundu. Bu çalışma ile seks bedel partnerleri müşterilerine, samimi ve mahrem bir ortamda (ideal ortam), cinsel eğitim, sosyal beceri eğitimi, gevşeme ve nefes eğitimi, öz-farkındalık eğitimi verdi, duygusal desteksağladı, cinsel sorunlarla ve duygusallıkla başa çıkma becerileri konusunda danışmanlık ve seks koçluğu yaptı, müşterilerinin deneyimsizliklerini giderdinegatif beden imgesi yerine pozitif beden imgesi yaratmalarına yardımcı oldu, iyi bir rol modeli oldu.

Neden porno izlemekten zevk alıyorlar?

İstisnalar olsa da, çoğu erkeğin porno film izlemekten zevk aldığını ileri sürebiliriz. Toplumumuzda önyargılar ve dogmalar çerçevesinde olumsuz çağrışımlarla anılan pornografi, çoğu insan, -özellikle kadınlar- için kabul edilemeyen ve anlaşılamayan bir olgu. Oysa bağımlısı olunmadığı takdirde, pornografinin normal ve sağlıklı bir ilişkide katalizatör görevi üstlendiğini, bireylerin partnerleri olsa dahi kendi başlarına bu tür fanteziler yaşamalarının son derece normal-sağlıklı sayıldığını biliyoruz. Fransız androlog Sylvain Mimoun Cinsellik (La Sexualité) adlı kitabında erkeklerin pornografiye olan ilgisini cinsel yapılarının farklı olmasıyla ilişkilendiriyor: “Erkek cinselliğinde çevresel ve görsel detaylar önemli rol oynarken, yani erkekler daha çok görsel olarak uyarılırken, kadınlarda arzunun ortaya çıkması için ortak bir tarih, bir hikaye ve tensel temas gerekiyor.” Araştırma şirketi Ipsos KMG’nin 2000 yılında yaptığı bir araştırma; erkeklerin yüzde 70’inin yolda rastladıkları yabancılardan hoşlandıklarını, bu oranın kadınlarda sadece yüzde 30’larda kaldığını gösteriyor. Fransız psikanalist Didier Dumas da Erkek Cinselliği (La Sexualité Masculine) adlı çalışmasında erkeklerin “dışa açık” kadınların ise “dışa kapalı” şekilde seviştiklerini, erkeğin sperm üretip yayma eğiliminde olan doğası gereği farklı kişilerle birlikte olmayı istediğini belirtiyor. Erkeklerin biyolojik ihtiyaçlar sonucu kadınlardan daha sık mastürbasyon yaptığını hatırlatan Dumas, (Fransa’da 1993 yılında ACSF Grubu’nun yaptığı bir araştırmaya göre erkeklerin yüzde 62’si kadınların ise sadece yüzde 27’si mastürbasyon yapıyor.) Uzmanlar, kadınlara “Partnerinizin porno izlemesinin, sokaktaki güzel bir kadını süzmesinin ya da mastürbasyon yapmasının size hissettiği aşk ve tutkuyla ilgisi olmadığını asla unutmayın” uyarısında bulunuyor. 

Orgazm olamama nedenleri nelerdir?

Günümüzde cinsellik eskiye kıyasla daha rahat konuşulsa da bu konudaki tabular hala çok fazla. Bunlardan biri de orgazm. Peki bazı kadınlar neden hiç orgazm olamıyor?

Günümüz toplumunda kadın cinselliği artık rahatça konuşulsa bile bu konu hakkında hala çok fazla tabu bulunmakta. En çok göze çarpan konulardan biri ise kadınlarda orgazm. Kadınlar, çok nadir olarak vücut anatomilerinin detayları hakkında düşünür ve yaşadıkları sıkıntıları düzeltmeye çalışırlar. Peki orgazm olmak için en iyi yol nedir? Ne sıklıkta orgazm olmalıyım?  Tutkulu bir cinsel ilişki sırasında olabilir miyim? Peki neden hiç olmadım? –bu tarz soruları arkadaş grupları arasında duymaya alışkınızdır. 25 yıllık meslek tecrübesi olan ABD’li Doktor Sherry A Ross yazdığı vajina hakkında bir rehber niteliği taşıyan kitabıyla (Sheloji kitabı: Kadın Sağlığı Rehberi) insanları eğitmeyi hedefliyor. Kitabının önsözünde “Kadın vajinası hakkında doktor ofisi ve yatak odası dışında konuşmak hala büyük bir tabu” diye belirten Dr. Sherry, kitabında bir bölümü tamamıyla kadın orgazmına ayrmış. Independent Gazetesi ise jinekolog ve doğum uzmanı olan Shery’e kadın orgazmı hakkında az konuşulan şeyleri sormuş.

Bazı kadınlar neden hiç orgazm olmaz?

Sekse, cinselliğe ve cinsiyete bakış açısı kültürden kültüre farklılık gösterir. Cinsellikle ilgili belirli tabular ve düşünceler kadınların haz almasını çok az olarak hesaba katarak nesilden nesile aktarılır. Bazı kadınlar için seksten zevk almak imkansız olmasa da zordur. Araştırmalara göre kadınların yüzde 43’ü seksten zevk almanın zor olduğunu, yüzde 12’si de bu zorluğu kişisel endişelerine dayandırdığını belirtiyor. Ne yazık ki cinsel problemler yaş ilerledikçe artıyor. Kadınlarda bu artış 45-64 yaş arasında zirveye ulaşıyor. Cinsel problem yaşayan kadınlar için çoğu zaman tedavi olanağı oluyor. İşte bu yüzden kadınların düşüncelerini ve endişelerini bir sağlık uzmanıyla paylaşması çok önemli.

Ne yazık ki yatak odalarında “cinsiyet ayrımcılığı” üzerine göz ardı edilemez bir tarih var. Kadınlar yıllardır konu cinsel işlev bozukluğuna geldiğinde göz ardı edilmiş. Yani kısaca şunu söylersek anlayacaksınız: Erkeklerde ereksiyon bozukluğu için onaylanmış ilaç sayısı 26 iken kadınlarda ilaç sayısı 0. Açıkça şu söylenebilir ki kadınların doğum dışındaki cinsel konular hakkındaki endişelerine çok ama çok az dikkat edilmiş.

Peki kaç kadın hiç orgazm olmuyor?

25 yıl boyunca 30, 40 ve 50 yaş gruplarından hayatı boyunca hiç orgazm olmamış birçok kadınla tanıştım. Aslında hiç orgazm olmamış kadınların oranı genel olarak göz önüne alındığında yüzde 10-20 arasında. Seksle ilgili konular sağlık uzmanlarıyla bile yeteri kadar konuşulmamakta. Hadi gelin bunu dile dökerek başlayalım, kadınların yüzde 65’i vajina kelimesini ağzına almaktan bile utanıyor ve yüzde 45’i vajinası hakkında kimseyle konuşmamış –evet doktoruyla bile. Bazı hastalar seks yaparken acı çektiklerini, seks yapmadıklarını veya sekten zevk almadıklarını söylüyor. Benim sorum ise şu oluyor: “İlişkinizde problemler mi yaşıyorsunuz?”, “Partnerinizden hoşnut musunuz?”, “Orgazm olabiliyor musunuz?”, “Mastürbasyon yapıyor musunuz?”. Bu açık uçlu sorular orgazm olamamak da dahil olmak üzere birçok cinsel işlev bozukluğunu ortaya çıkarıyor. Ve bir kadın hiç orgazm olmadığını itiraf ettiğindeyse büyük bir utanç yaşanıyor.

Orgazm olamamak normal mi?

Orgazm olamamak kadının kendi anatomisini bilmemesinden kaynaklanabilmekle beraber aslında bir hastalık da olmayabilir. 16-25 yaş arasında yapılan bir araştırmada kadınların yarısı tıbbi diyagramlarda vajina kısmını bulamamış. Üniversiteli kadınlar arasında yapılan bir testte de kadınların üçte birinden fazlası klitorisi bulamamış. Yani eğer neyin ne olduğunu bulamıyorsanız, nasıl zevk alabilirsiniz ki? Kadınlar, öncelikli olarak onlara neyin zevk verdiğini anlamak için klitorislerinin nerde olduğunu bulmalı ve onu nasıl uyaracağını öğrenmeli. Mastürbasyon bir yetenektir. Aynı yürümek, koşmak, şarkı söylemek veya diş fırçalamak gibi öğrenilmelidir.

Süt libidoyu arttırıyor!

Diyetisyen Gizem Şeber, libidoyu artırmanın yolunun testesteron seviyesini artıran besinlere yer vermek olduğunu belirterek, günde 2 bardak sütün libidoyu yükselttiğini söyledi.

 Şeber, yaptığı açıklamada, beslenme stilimizin sağlığımızla olan ilgisinin yadsınamaz bir gerçek olduğunu ifade ederek, “Aslında ne yediğimiz ne olduğumuzu ciddi anlamda etkiliyor. Sağlıklı vücut ağırlığında olmamız, diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol gibi sağlık sorunlarından ve hastalıklardan korunmamız beslenme tarzımıza bağlı. Tabi ki beslenme tarzımız cinsel sağlığımızı da etkiliyor. Bazı besinlerin diğer besinlere göre libidoyu arttırıcı etkisi olduğu biliniyor. Libido arttırıcı besinleri 2-4 hafta arasında düzenli tüketmenin özellikle kadınlarda cinsel isteği arttırıcı yönde sonuç vereceği biliniyor. Libidoyu arttırmanın yolu ise testesteron seviyesini arttıran besinlere günlük beslenme düzenimizde yer açmaktan geçiyor” diyo konuştu.

Şeber, libidoyu artırmak için beslenmenin şöyle olması gerektiğini anlattı:

“Proteini eksik bırakmayın. Proteinin libido üzerindeki olumlu etkilerine dair araştırmalar devam etse de, günlük aldığımız kalorinin en az yüzde 25’inin proteinden sağlanması gerekiyor. Bu da günde en az 100 gram et veya tavuk veya balık ve 2 bardak süt ürünü tüketmek ile sağlanabilir. Yani libidonuzu arttırmak istiyorsanız günde en az 3 köfte kadar et, tavuk veya balık ve 400 gram kadar süt, yoğurt veya ayran tüketmeniz gerekiyor. Çinkonun yeterli alımının cinsel sağlık açısından çok önemli olduğu biliniyor. Testesteronu östrojene çeviren enzimin işlevini azaltan bu mineral, en çok peynir, yumurta sarısı, balık, ayçekirdeği ve diğer kuruyemişler, tavuk ve yulaf, çavdar, tam buğday gibi tam tahıllarda bulunuyor. Bu mineral serbest testesteronu bağlayan hormonun etkisini azaltmakta etkili. Kuruyemişler, soya fasulyesi, tam tahıllar magnezyumun zengin kaynakları olmakla birlikte; kakao, muz, avokado, peynir, yumurta, patateste de magnezyum minerali yer alıyor. Beyinden dopamin salgısının artmasının özellikle kadınlarda cinsel isteği arttırabileceğine dair çalışmalar var. Bunların ışığında dopamin salgısını arttıran balık yağının cinsel sağlık için önemli yeri olduğu ortaya çıkıyor. Haftada 2-3 kez ızgara veya fırında balık tüketmek, libidoya yardımcı. Balık tüketemeyen kişiler ise doktora danışarak omega-3 desteği alabilirler. Şekerli besinlerden kaçının. Şekerli besinler genelde seratonin seviyesinin birden artmasına neden olabiliyor. Yüksek seratonin seviyeleri ise düşük libido ile ilişkilendiriliyor. Beyaz şeker içeren besinleri beslenmenizde limitlemeye çalışın. Trans yağ asitlerinden kaçının. Sağlık üzerinde olumsuz etkileri saymakla bitmeyen trans yağ asitlerinin libidoyu da azalttığı düşünülüyor. Bu nedenle işlenmiş gıdalar konusunda dikkatli olmalısınız. Paket ürünlerin etiket bilgilerini kontrol ederek trans yağ asidi içerip içermediğini öğrenebilirsiniz.”

Cinsellikte Bunları Biliyor muydunuz?

Cinsellikte kadın ve erkekler arasında belirgin farklar bulunmaktadır. Bu farklar hem kadınlar hem de erkekler için oldukça merak ediliyor. İşte cinsellikte merak edilen 12 bilgi…  
 

1. Cinsellikte Penis Boyu ve Kalınlığının Önemi
Yapılan araştırmalara göre, kadınların yüzde 21’i ilişki sırasında penis boyunun, yüzde 32’si penis kalınlığının, yüzde 1’i ise hem boy hem de kalınlığının önemli olduğunu belirtiyor. 
 

2. Mastürbasyon 
Araştırmalarda; erkeklerin 30’lu yaşlardan önce, kadınların ise 30’lu yaşlardan sonra daha çok mastürbasyon yaptığı saptandı. Erkeklerin yüzde 85’i, kadınların ise yüzde 45’i evlendikten sonra mastürbasyon yapmaya devam ediyor. Mastürbasyon, ilişkiyi etkilemediği sürece cinsel heyecanı arttırabilir. 
 

3. Eş Seçerken Performans Ne Kadar Etkili? 
Kadınlar eş seçiminde iyi baba olabilecek potansiyele sahip, ekonomik durumu iyi, yaratıcı ve hırslı erkekleri tercih ederken, erkekler iyi bir anne adayı ve genç kadınları isterler. Sonuç olarak kadınlar ve erkekler eş seçerken cinselliği ilk sıraya almazlar. 
 

4. Orgazm (Boşalma) Süresi 
Yapılan araştırmalara göre, penisin vajen içinde kaldığı ortalama süre 6 ila 8 arasında değişkenlik gösterir. Erkek boşalan bir erkeğin ise vajen içindeki süresi 1.8 dakikadan daha azdır. Erkeklerin genel problemi erken boşalma olurken, kadınlarda geç boşalma ya da boşalamama sorunu baş gösterir. 


5. Cinsel İlişki Sıklığı
Araştırmalara göre, yüzde 7’si haftada 4’den fazla, yüzde 34 ‘ü haftada 2-3 kez, yüzde 45’i ayda 1-2 kez, yüzde 13’ü yılda 1-2 kez ilişkiye giriyor, yüzde 1’i bir yıl içinde hiç ilişkiye girmiyor.


6. Erkekler Her Zaman İlişkiye Hazır mıdır? 
Erkekler her zaman ilişkiye hazır oldukları fikrine karşı çıkıyor, bu bilginin doğru olmadığını belirtiyorlar. Buna yorgunluk, iş stresi, eşi aldatmama isteği ve fantezilerini gerçekleştirememelerini sebep olarak gösteriliyor. 
 

7. Kadınların Orgazm Sorunu
Kadınların yüzde 85’i, ilişki esnasında problem yaşıyor, bu sebeple fiziksel orgazmdan ziyade duygusal orgazmı önemsiyor. Kadınlar için beğenilmek, istenilmek, fiziksel orgazmdan daha önemlidir. 


8. Çocuk Sonrası Cinsellik
Çocuk doğmadan önce cinsel ilişkilerinin kötü olduğunu belirten çiftlerin oranı yüzde 1 iken, bu oran çocuk doğduktan sonra yüzde 20’ye ulaşıyor. Yani çocuk olduktan sonra her beş çiftten biri, cinsel ilişkiye girerken problem yaşıyor. Doğum sonraki iki yıl cinselliğin en az yaşandığı zaman olurken, çoğunlukla ilk 6-8 ay cinsel ilişki hiç yaşanmaz. 
 

9. Pornografik İçerikler
Yapılan araştırmalara göre; düzenli cinsel partneri olan erkeklerin yüzde 76.8’i, kadınların ise yüzde 31.6’sı pornografik görüntüler izlemeyi tercih ediyor. Çiftlerin sadece yüzde 22’si bu görüntüleri birlikte izler. Görüntüler, cinsel heyecanı arttırmak için faydalı olabilir. 
 

10. Yaş İlerledikçe Cinsel İlişki Azalır mı? 
Yaş ilerlemesine paralel olarak cinsel ilişki sıklığı azalır ancak alınan hazda değişiklik olmaz. Yapılan araştırmalara göre, 60-80 yaş grubunun cinsel olarak memnuniyeti gençlere oranla aynıdır. Değişen tek şey; ilişkinin sıklığı…
 

11. Cinsel Sorunlar Kadınlarda mı Erkeklerde mi Daha Sık Görülür?  
Araştırmalarda kadınların erkeklere oranla daha fazla cinsel sorun yaşadığı belirlendi. Kadınların yüzde 50’sinde cinsel soruna rastlanırken bu oran erkeklerde yüzde 20’dir. 
 

12. Evli Çiftlerde Homoseksüel Davranışlar
Dünyadaki homoseksüel (aynı cins) cinsel tercih oranı %5-7 olarak saptanmıştır. Homoseksüel tercihi olan kişiler heteroseksüel (karşı cins) evlilik yapsa dahi homoseksüel cinsel tercihlerini de sürdürdükleri gözlenmiştir. 

CİNSEL İLİŞKİYE GİREMEME DURUMU İLK GECE ORTAYA ÇIKIYOR

Özellikle genç çiftlerde Cinsel İlişkiye Girememe (CİG) durumu ilk gece karşımıza üç şekilde ortaya çıkabiliyor. Seks yapma korkusu olarak bilinen ve kadının korkularından dolayı kasılması ve ilişkiye izin vermemesi durumu olan (1)vajinismus, erkeğin psikolojik nedenlere bağlı olarak cinsel ilişkiye girememe durumu olan (2) bağlanma (sertleşme sorunu, ileri derece erken boşalma, cinsel isteksizlik) ve çiftin cinsel deneyim ve bilgi eksikliğinden dolayı ortaya çıkan (3) balayı sendromu… Çoğu zaman bu üç sorunun temelinde cinsellikle ilgili olumsuz duygular, yanlış bilgiler ve beklentiler yatıyor ve bu sorunlar çiftin hayatını ilk geceden itibaren kâbusa çevirebiliyor. Çünkü teknoloji açısından gelişmemize rağmen cinsel konulardaki bilgi kirliliğiyle ülkemiz geriye doğru gidiyor. Günümüzde gençlerin cinselliği konuşabilecekleri ve doğru bilgiyi edinebilecekleri kişiler ve kurumlar çok az… Ülkemizde eskiden sağdıçlık kurumuvardı ve sağdıçlar evlenmeden önce genç ve tecrübesiz çiftlere ilk geceye, karı-koca olmaya dair bilgiler veriyordu. Şimdi bu kurum ortadan kalktı ve gençler cinselliği aile ile konuşamıyor, okulda öğrenemiyor, internetten, porno filmlerden ve arkadaşlarından bilgi edinmeye çalışıyor ve bu bilgiler de genellikle sağlıklı olmuyor. Bu nedenle yeni evlenen çiftler cinsellik hakkında hiçbir bilgileri olmadan ilk geceyi yaşıyorlar ve çok ciddi sorunlar ortaya çıkıyor.

OLGUN ERKEKLERDE 7 DAKİKA

Erkekler arasında, kadınların birden fazla boşalma özelliğini bilmeyenler hala mevcut olsa da, kadına birden fazla boşalma yaşattığı için havalara giren ve daha fazla boşalma yaşatabilmek için çalışan erkeklerin sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Bunun nedeni aslında kendini iyi hissetmesini sağladığı için erkeklerin birer inadından kaynaklanmaktadır. Cinsel ilişkinin uzunluğu genç ve tecrübesiz erkekler için birkaç dakikayken, olgun erkekler için süre 7 dakikanın üstündedir. Boşalma sonrası meydana gelen ve fizyolojik bir durum olan gevşeme ve çözülme evresinin, boşalma sonrası oluşan nörolojik ve hormonsal değişikliklerin bir fonksiyonu olduğu düşünüldüğünde, her ne kadar kesin sonuçlar bilinemese de, öğrenildiğinde, G noktası ve klitoris uyarısı ritmik yapıldığında ve istemli kasılmalar oluşturulabildiğinde birden fazla boşalma yaşanabileceği kanıtlanmıştır. Dolayısıyla, birde fazla boşalma kesinlikle bir efsane veya bir cinsel mit değildir. Fakat son yapılan çalışmalara göre, gerçekçi sayısı 3’tür. Yani mecazi olarak, yemek yenir, yemeğin üstüne tatlı alınır, ardından da meyve yenilebilir. Kadının fizyolojisi buna müsaittir.

BİRLİKTE ORGAZM ŞART DEĞİL

12 senelik evliyim. Düzenli bir cinsel hayatımız var. Cinsellikle ilgili pek çok şey biliyorum ve eşimi orgazm edebiliyorum. Benden gayet memnun. Fakat 12 senedir hiç birlikte orgazm olmadık. Bu durum bizi çok üzüyor.

Cinsel ilişkide eşlerin mutlaka birlikte orgazm olmaları gerektiği inancı cinsel mit dediğimiz hurafelerden biridir. Pek çok çift, cinsel yaşamlarını bu yanlış inanış yüzünden doyumsuz olarak değerlendiriyor. Oysa kadın ve erkek cinsel yanıtlarının fizyolojik farklılığı kişilerin orgazm olacakları anı tam olarak belirleyememelerine neden olur. Birbirlerinin yanıtlarını tam olarak ve anında bilememeleri gibi benzer nedenlerle çiftler nadiren aynı anda orgazm olurlar. Birlikte orgazm olmak, iyi bir cinsel ilişki için zorunlu ya da daha çok zevk almak için gerekli de değildir. Birlikte orgazm olmayı hedefinizden çıkarıp, sevişmenin verdiği hazları eşinizle birlikte yaşamanız en sağlıklı cinsel eylem olacaktır.CİNSELLİK HAYAT BOYU DEVAM EDER

Ben 32 yıldır evli bir bayanım ve 56 yaşındayım. Eşimin yaşı da 58. Hiçbir sağlık sorunumuz yok. Artık 3 ayda bir seks yapar olduk. Eşimin beni istememesi beni çok kırıyor. 

Seks zamanla yıpranan ve alışkanlığa dönüşen evliliklerde büyük bir çekişme konusu haline gelebilir. Ancak, bu çekişmeler kader değildir ve çözümlenebilir. Bunun için ilk önce eşinizle onu suçlamadan ve aşağılamadan konuşun, onu seksten uzaklaştıran nedenleri anlamaya çalışın. Seks yapma teknikleri yaşla birlikte değişebilir, bazen sarılmak, birlikte duş almak, erotik masaj yapmak, öpüşmek seksin yerini tutabilir. Ayrıca seks yapmayı bir önceliğiniz haline getirmek için deneyebileceğiniz yollar üzerine tartışın ve bu konuda seks hayatınızı canlandıran öneriler için eğitici kitaplar okumanız veya filmler seyretmeniz işe yarayacaktır