BİRİNİ GERÇEKTEN NASIL SEVERSİNİZ?

Estrogenolit

Kalbinizle sevmenin tek yolu kaybetme riskini cesaretle kabul etmektir.

Her insan içten içe aynı arzulara sahiptir: Tanımak ve tanınmak, sevmek ve sevilmek… Ve yine de, gerçek aşk gözlerimizin içine bakarken, sizi seven biri sizin için oradayken aranıza duvar örmek isteyebilir, kaygılarınızdan kurtulamayabilirsiniz. Bu dürtünün sebepleri bilinçaltınızda sevmenin aynı zamanda incinme ve sevdiğiniz insanı kaybetmeye hazır olmanız gerektiğini bilmenizle alakası vardır. Eğer kendinizi sevdiğiniz insandan sakınıyor, samimiyeti sınırlıyorsanız kendinizi potansiyel risklerden koruyorsunuz demektir. Bu nedenle, bütün kalbinizle sevmenin tek yolu kaybetme riskini cesaretle kabul etmektir.

Kayıp riskine karşı kendimizi korumak için pek çok savunmamız vardır. Bu savunmalardan bazıları bariz şekilde açıktır: Alaycılığa başvururuz, işe odaklanır dikkatimizin dağılmasına ve kendimizi meşgul tutmaya çalışırız, sürekli akıllı telefonumuzu kontrol eder, ekranlara yapışık yaşarız. Samimiyeti yasaklayan diğer savunma mekanizmaları ise biraz daha incedir. Bu koruma biçimleri zihin dünyasında meydana gelir ve genellikle şüphe tezahür eder.

Hepimiz daha önce incindik. Red edildik, alay edildik, görmezden gelindik veya benzer başka bir durumda kalmışızdır. Günümüzde incinmeden ve yıpranmadan bir yetişkin olmak imkansız gibi bir şey. Kültürümüz ‘yetersizlik’ üzerine kurulu gibi. Bize durmaksızın verilen mesajlar şöyle şekilleniyor: Yeterince ince değilsin, yeterince sağlıklı değilsin, yeterince başarılı değilsin, yeterince yoga yapmıyorsun, yeterli stilin yok, yeterince arkadaşın yok, yeterince komik değilsin, yeterince eğlenmiyorsun… ‘Yeterli değilim’ fikri bir kez kafanıza yerleştikten sonra, bu ikili ilişkilerinizi de oldukça etkileyecektir. Karşınıza tüm nitelikleri ile istediğiniz, sevebileceğiniz insan çıktığında bile yeterli olmadığınızı düşünürsünüz. Ego, riskten nefret eder. Ego, bilinmeyenden nefret eder. Ego, savunmasız olmaktan nefret eder. Zorbalık kültüründe, ego bilir ki ya zorba olacaksınız ya da zorbalığa uğrayacaksınız ve hangisini tercih edeceğiniz gün gibi meydanda. Korku ve endişe ile başa çıkmanın kimi yolları var ama unutmamalısınız ki bunun için sabır ve metanet gereklidir.

Korkuyu adlandırın

Korkuyu buyur edin; onu tanımak için, adlandırmak için… Onunla ilgili yazın, onunla ilgili konuşun. Aklınızda sevdiğiniz insana dair ‘yeterince sevimli değil’ ya da ‘yeterince sosyal değil’ gibi fikirler olduğunda, bunun uzaklaşmak adına bir savunma olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını hatırlayın.

Yalanları gerçekler ile değiştirin

‘Yeterli değilim’ inancına sahip olduğunuzu şimdi biliyorsunuz. Ama diğer insanların bunu anlaması zaman alabilir. Yine de siz artık gerçeği bildiğiniz için iyileşme dönemine girmeli ve kendinizi ‘yeterli’ olduğunuza inandırmalısınız. Seviliyorsunuz. Olduğunuz gibi seviliyorsunuz. Kusursuz değilsiniz, ama öz değeriniz kusursuz olmaya bağlı değil. Sevgiye layıksınız çünkü varsınız. Bunu bilmek ve bunu hücrelerinizde hissetmek yine de iki farklı şey. Sabırlı olmalı ve bu gerçeğin aklınızdaki yalanlarla yer değiştirmesi için kendinize zaman tanımalı ve inanmalısınız.

Kaybetme riski ile barışın

Tüm kalbinizle sevebilmenin tek yolu, incinebileceğinizi kabul etmek ve bundan çekinmemektir. Halbuki hayatımızdaki en büyük gerçek bir gün zamanımızı dolduracak ve tüm sevdiklerimizden ayrılacak, dolayısı ile onları kaybedecek olmamızdır. Ego, kalbinizin kapılarını kapatırsanız kayıpların daha az can yakacağına inanır. Halbuki hiç de öyle değil: Kayıp nasıl olursa olsun acıtır. Öyleyse şansınız ve zamanınız varken tüm kalbinizle sevmelisiniz.

Estrogenolit

EVLİLİĞİNİZİ GÜZELLEŞTİRMENİN 10 YOLU

Estrogenolit

Genellikle insanlar küçük konulardan, özellikle de zaman içinde birikmiş küçük konulardan dolayı ayrılır. Gene de, küçük ayrıntılar da büyük farklılıklar yaratabilir. İşte size evliliğinizi geliştirmenin 10 yolu…

1) Hatalı olduğunuzda özür dileyin ve gururu bir kenara bırakın. Eğer bir kavgada haksız olduğunuzu fark ederseniz, bunu kabullenin ve özür dileyin. Bu, yakın bir ilişki için çok büyük bir fark yaratacaktır

2) Kavga ederken, eşinizin artık hayatınızda olmadığını hayal edin. Bir kavgayı bitirmenin en iyi yolu, o insanı kaybettiğinizi ve özlediğinizi hayal etmektir. Üzüldünüz değil mi? Göğsünüz de sıkıştı? Bu hissettiğiniz aşktır.

3) Daha çok gülün. Evliliğin en büyük sırlarından birisi budur. Birbirinizin varlığından keyif aldığınızı gösterir ve sizi güçlü kılar.

4) Haftalık toplantı yapın. Eğer çocuklarınız da varsa, haftalık toplantı gerçekten sizin için çok önemlidir. Romantik bir yemek olmasa da ilişkinize çok fazla katkısı olacaktır.

5) Seks programı yapın. Romantik olmasa bile, meşgul hayatlarımızda çok gereklidir. Ajanda da plan yapmak çok romantik olmasa da, sekssiz bir evlilik kadar kötü olamaz.

6) Küçük şeyler hakkında konuşun. Büyük konuları bir kenara bırakıp küçük konular hakkında da konuşabilirsiniz. Konuşun, konuşmaya devam ettikçe ilişkiniz güçlenecek

7) Kendinize ait bir hayatınız olsun. Kimse, arkadaşı olmayan bir insandan hoşlanmaz. Bu yüzden hobi edinin. Arkadaş edinin. Bir hayatınız olsun! Bu, eşinizin sizi daha çok taktir etmesine neden olacaktır.

8) Teşekkür etmeyi unutmayın. Bu doğru. Ne kadar küçük görünürse görünsün, teşekkür etmek çok önemlidir. “Bu akşam yemek hazırladığın için teşekkürler,” bile çok güzel bir yaklaşımdır.

9) Bağırmayın. Kimse size kavga etmeyin demiyor. Hatta kavga bazen gereklidir. Ama bağırmayın, küfretmeyin ve seviyeyi düşürmeyin.

10) El ele tutuşun. Birbirinize öfkeden delirseniz bile, sadece dokunun. Yatakta ya da dışarıda fark etmez. Bazen en ufak bir temas bile öfkemizi azaltır.

Estrogenolit

MUTLU ÇİFTLERİN YATMADAN ÖNCE YAPTIĞI 11 ŞEY

Estrogenolit

1- Telefonunuzu sessize alıp uzak bir yere bırakın

Sosyal medayaya olan bağımlılığınız vücudunuza oksitosin hormonunun salınımını engeller. Bu hormon duygusal dengenizi sağlayabilmeniz için önemlidir. Bu yüzden psikologlar uyumadan önce telefonlarınızı kapatmanızı, kapatamıyorsanız da sessize almanızı öneriyor.

2- İş hakkında düşünmeyin

Yatağa yattığınızda iş hakkında düşünmeyi, iş için gelen mailleri kontrol etmeyi bırakın. Bu saatleri dinlenmeye ayırın ki ertesi gün işe gittiğinizde daha dinç ve üretici olabilin. Partnerizle birlikte yatakta ettiğiniz sohbetler sorunlarınızı unutmanıza ve rahatlamış hissetmenize yardımcı olur. Sohbet konularınız işten, finansal sorunlardan ve partnerinizi endişelendiren diğer konulardan uzak olsun. 

3- Partnerinizle aynı saatte yatmaya özen gösterin

Günümüzde çiftlerin çoğu birbirini gün içinde göremiyor ve yatma saati alışkanlıkları birbirinden farklı oluyor. Psikolog Curt Smith’e göre ise mutlu bir ilişkisi olan çiftler birlikte dişlerini fırçalayıp aynı saatte yatağa gitmeli. Bu şekilde bir alışkanlık oluşturmak partnerinizle aranızdaki bağı güçlendirecektir.

4- Bir rutin oluşturun

Her gün aynı rutini uygulayıp yatağa gitmek daha iyi uyumanıza yardımcı olur. Aynı rutini sürekli uygulamak beyninize yatma zamanının geldiği sinyalini verir ve bedeninizi uykuya hazırlar. Eğer aynı rutini her gün partnerinizle uygularsanız partnerinizle aranızdaki bağ güçlenir ve birbirinize daha fazla güvenmeye başlarsınız.

5- Duygusal konuşmalar yapın

Birbirinizin duygularına önem verin. Birbirinizle konuşurken sürekli tavsiye vermek ya da problemlerinize çözüm bulmak zorunda değilsiniz. Bazen sadece konuşurken sevildiğinizi ve önemsendiğinizi hissetmek bile iyi hissetmenize yeter. Psikolog Ryan Howes yatmadan önce birkaç dakikanızı partnerinize pozitif duygularınızı açıklamaya ayırmanız gerektiğini önermekte. Böylelikle günü pozitif bir şekilde sonlandırmış ve kendinizi daha mutlu hissetmiş olacaksınız. Ayrıca gün içinde olan olayları unutmayı denemeli, tüm problemlerinizi ve endişelerinizi yatak odanızın dışında bırakmaya çalışmalısınız. 

6- Kavga etmeyin

Yatmadan önce ateşli tartışmalara girmemeye çalışın. Yatakta kavga etmek hiçbir sorununuza çözüm getirmeyecek aksine huzursuz uyuyup ertesi sabah sinirli kalkmanıza neden olacak unutmayın.

7- Yatağınızı çocuklarınızla paylaşmayın

Psikolog Michael Viner-Davis’e göre çocuklarınız sadece kabus gördükleri zaman yanınızda yatmalı. Bu durumun haricinde yatak odanızla eşinizle size ait özel bir bölge olarak kalmalı.

8- Evcil hayvanlarınız sizinle yatmasın

Kansas Üniversitesi’nin araştırma sonuçlarına göre evcil hayvanlarıyla birlikte yatan insanların yüzde 63’ü yeteri kadar uyuyamıyor. Bunun sebebi ise evcil hayvanların gece uyanıp sahiplerini rahatsız etmesi. Ayrıca üst maddede de belirttiğimiz gibi yatak odanız sadece size ve partnerinize ait unutmayın!

9- Alkol ya da sigara kullanmayın

Yatmadan önce bir kadeh şarap içmek çok romantik bir fikir gibi gözükse de bedeniniz alkolü sindirmeye çalışırken uykunuzun dinlendirici etkisini azaltır. Bu da ertesi sabah kalktığınızda yorgun, huzursuz, dengesiz ve gergin hissetmenize sebep olur. Ayrıca alkol genellikle horlamanıza ve sigara da uykusuzluğa sebep olur.

10- Birbirinize masaj yapın

Uzmanlara göre yatmadan önce partnerinizle birbirinize masaj yapmak uyku kalitenizi artırır, rahatlamanıza yardımcı olur ve partnerinize daha yakın hissetmenizi sağlar.

11- Öpüşmeyi ve sarılmayı unutmayın.Uykuya dalmadan önce partnerinizle sarılmak ve öpüşmek sizi rahatlatır ve pozitif duygular hissetmenizi sağlar. Hatta psikologlara göre partnerinizin kollarında uyuyakalıyorsanız ilişkiniz tehlikede değil!

Estrogenolit

UZUN İLİŞKİ HALA MÜMKÜN MÜ?

Estrogenolit

Çoğumuz ilişkide beceriksiziz ama hepimiz o bitmeyecek, ömürlük aşkın peşindeyiz…

Geleneksel olmayan bazı yöntemler yardımıyla, uzun ve sağlıklı bir ilişki yaratmak mümkün:

Karıştırmayın!

Şeytan bu, dürtüyor ama evde yalnız kaldığınız anda ya da fırsatını bulduğunuzda sevgilinizin bilgisayarına, mail’lerine, Facebook’una çöküp ajanlığa başlıyorsanız iyi bir şey yapmıyorsunuz. Gazeteci-yazar Irma Kurtz, böyle anlarda durup kendinizle konuşmanın öneminden söz ediyor: “Bunu yapıyorum çünkü eşimle aramda yolunda gitmeyen bir şey var diyebildiğiniz anda iyi yoldasınız. Onunla konuşmak, şüphelerinizi iyileştirmek için kanıta ve kendi kendinizi yaralamaya ihtiyacınız yok.”

Kontrol deliliği mi?

Alain de Botton’ın Hayat Okulu’nda aşkta daha iyi iletişim kurmanın yollarını anlatan David Waters’ta sıra, zira hepimiz biraz kontrol delisiyiz. Kimimiz ilişkiyi kendini ifade etmek için değil de kendini saklamak üzere yaşıyor hatta. Daha fenası bununla gizli gizli övünüyoruz; “Bende biraz kontrol freak’lik var şekerim”ciyiz. Geçmiş ilişkilerimizin bizi eğip büküp yenisinin önüne bıraktığı, bizim de çaresizce kendimizi korumaya çalıştığımız doğru. “Ama” diyor Waters, “Sevgililerin birbirlerinden saklandığı hiçbir ilişki derinleşmiyor”. Göz korkutsa da Waters haklı gibi duruyor.

Yalnızlığı ıskalamayın

Kendinizle ilişki kurma, yalnız vakit geçirme fikri bile tüylerinizi diken diken ediyorsa geçmiş olsun, daha çok yolunuz var. Zira David Waters, kendinizle vakit geçirmenin ihtiyaçlarınızı anlamanız ve daha iyi ifade etmeniz konusunda avantaj olduğunu dile getiriyor. Gizeminizi ve alanınızı korumanızı öğütlüyor.

Estrogenolit

Sadakatsiz misiniz?

Sıkıcı bir ilişkiden daha fenası aldatmaktır belki ama böyle bir beceriniz varsa ya da koşullar bir biçimde aldatmaya sürüklediyse, sizi Janis Abrahms Spring’e teslim ediyorum. Spring bir klinik psikolog, aynı zamanda “After the Affair” (Aldattıktan Sonra) ve “How Can I Forgive You” (Seni Nasıl Affedebilirim) kitaplarının yazarı. Şayet aldatıp üzerine pişman olduysanız ve eşinizi geri istiyorsanız kendinizden çok şey vermeniz gerektiği görüşünde. Bunu da ancak sabırla, düşünerek ve şefkatle yaklaşarak başarabileceğinizden neredeyse emin. Meselenin köküne inmek gerektiğini söylüyor. Belki bir şeyler biriniz ya da ikiniz tarafından görmezden gelindi, belki aslında ilişkide ölü gibi hissediyorsunuz ve aldatmak ya da aldatılmak sizi hayata döndürdü!

İğne yok, alay yok

“Bir araştırmaya göre alaycılık, insan ilişkilerinde hızlı bir yıkıma yol açıyor. Eşinizin de bu kadar acımasız olduğunu düşünün. Ya da tembel olduğu için ona saldırmak yerine ne hissettiğinizi söyleyin.” Yine Waters, ah Waters…

Ancak kendi kendinizi geliştirebilirsiniz

Kendimizde neyi eksik buluyorsak ona sahip olana âşık olmaya meyilliyiz. Tüm olasılıklar ve ondan öğrenme ihtimalimiz olan her şey bir yana, böyle şahane biri tarafından kabul edilmek heyecan verici ama o kadar da gerçekçi olmayabilir. Psikoterapist ve “Every Day Love: The Delicate Art of Caring for Each Other” (Birbirimize Şefkat Göstermenin Şu İnce Sanatı) kitabının yazarı Judy Ford,”Dikkat edin, böyle bir durumda kendi nitelikleriniz yerine onun niteliklerine oynayabilirsiniz, bunun da size bir faydası yok” diyor.

Rakip değil, sadece sevgili

Nazik olmalıyız. Gerçek bir ilişkinin başka yolu yok. Judy Ford, “Tahammülsüzlüğe sığınmak yerine ‘Hiç bu açıdan bakmamıştım’, ‘Haklısın, beni bağışla’ ya da ‘İstersen bu konuyu yarın konuşalım’ demek sizi yakınlaştırır” demiş, “Onun tarafında olduğunuzu hissettirmelisiniz”.

ŞEHVET ŞİFA VERİR

Estrogenolit Hap

Erotizmi seven erkekler seks ister, romantizmi seven kadınlar ise aşk ister, bu çoğu zaman geçerli olan bir genellemedir. Çünkü kadınlar ve erkekler birbirlerine ne kadar çok benzerlerse benzesinler, cinsellikte farklı oldukları açıkça görülür. Ancak bu farklılıkları anlayıp kabul etmekle hem duygusal hem cinsel hem ruhani hem de gerçek bir yakınlığa ve keyifli bir cinsel uyuma ulaşabilirler.

Şehvetin beş ana ilkesi vardır, bunlar; “ulaşılmaz olmak”, “gizemli olmak”, “yasak arzuları aşk oyunlarıyla hayata geçirmek”, “yeni şeyler denemek” ve “aşk oyuncaklarını kullanmak”tır. Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için çiftlerin şehvetin bu beş ana unsurunu hayatlarında tutmaları, aralarındaki sevgi ve destekleyici iletişimi korumaları, erotik konuşmalar yapmaları ve cinsel fantezilerini birbirleriyle paylaşmaları gerekir. Böylece erkek partnerine karşı daha sevgi dolu olabilir, kalbini daha kolay açabilir, sevgi duygularını fark edebilir ve bunu partnerine daha kolay anlatabilir, aşkla dokunabilir, ilgiyle dinleyebilir, birlikte kaliteli vakit

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

geçirebilir, partnerini hayatının merkezine alabilir ve onu biricik kılabilir, daha çok romantizm sunabilir, aşkla ve şehvetle daha çok arzulayabilir, partnerine düzenli ve güvenli bir yaşam sunabilir. Kadın da hak ettiği ve özlediği sevgiyi hissedebilir, yüreğini yumuşatabilir, gevşer ve rahatlar, partnerinin yaptıklarını ve başarılarını fark edip takdir edebilir, onun performansını överek erkekliğini onaylayabilir, onun varlığına ve sunduklarına ihtiyaç duyabilir, ona aşkla hizmet davranışlarında bulunabilir, mutlu etmeyi başardığını ona gülümseyerek gösterebilir, onun yalnız kalma ihtiyacına saygı gösterebilir ve daha çok erotizm sunabilir. Böylece aralarındaki yakınlık daha da artar. Kadının duygularının yumuşaması, iletişim yeteneğini geliştirir, erkeğin savunmaya geçme ihtiyacı duymadan kendisini dinlemesini sağlar. Cinsel yaşam daha iyiye doğru gittiğinde tüm ilişkiler de kendiliğinden daha iyi olur. Çünkü evlilik ve ilişki sorunlarının en iyi tedavi yolarından biri de şehvetli cinsel birleşmelerdir. Yani şehvet şifa verir.

Seksin faydaları

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Zayıflatır!


Canınız hiç spora gitmek istemiyor mu? Koşu bantlarına küsmeyin. Gecenin bir vakti hala spora gidemedim diye üzülüyorsanız, üzülmeyin! Seks de bir egzersiz olarak sayılıyor. MD, Founder and Medical Director of Alternity Healthcare in West Hartford, Connecticut Desmond Ebanks’e göre “Seks yarım saatlik bir zamanda 15 ile 150 kalori yakmanızı sağlıyor. Diğer sporlar ile karşılaştırıldığında durum hiç de fena değil. Mesela yoga yarım saatte 114, dans yarım saatte 129 veya yürüyüş yarım saatte 153 kalori yakmanızı sağlıyor. 

Seks aynı zamanda kasların süreç içerisinde şekil almasını sağlıyor. Cinsel uyarılma ve orgazm, testosteron hormonunun salgılanmasını ve böylelikle kas dokusunun yeniden inşa edilmesini gerekli kılıyor.

Kalp sağlığınızı geliştirir!


Sağlıklı beslenme, kolestrolünüzü düşük tutma ve sodyum takviyesi kalp sağlığınızı üst düzeyde rahatlatır. Dr. Ebanks seksin kalp sağlığı açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor ve ekliyor “Seks kalp ritmini ve  kan akışını artırır.  Journal of Epidemiology and Community Health’te yayınlanan araştırmaya göre, haftada iki veya daha fazla kez yapılan seks, kalp krizi riskini yarı yarıya indiriyor.  


Geceleri daha iyi uyumanıza yardımcı olur!


Daha rahat bir uyku için yönteminiz nedir? Rahatlatıcı bitki çaylarını tercih ediyorsunuz fakat yeterince işinizi görmüyor mu? Özellikle endişe ve strese bağlı uykusuzluk çekiyorsanız uzmanların tavsiyesi seks. “Cinsel hayatlarında aktif olan insanların stres ve benzeri koşullarla daha rahat başa çıktığı gözlenmiştir. Orgazm her iki cins için de en büyük rahatlama silahı.” diyor Dr. Ebanks.


Bağılıklık sisteminizi güçlendirir!


Nezle ve grip hakkındaki tüm endişelerinizi bir kenara bırakın. Şaşırtıcı bir şekilde cinsel hayatınızı canlı tutarak bu hastalıkların önüne geçebilirsiniz.  Pennsylvania’da bulunan Wilkes Universitesinde yapılan araştırmaya göre haftada iki kezden fazla cinsel ilişkiye giren insanlarda bir antikor olan immunoglobulin A’nın %30 daha fazla salgılandığı gözlenmiş.


Ruh sağlığınızı güçlendirir!


Ruh halinizi en kısa yoldan nasıl düzeltirsiniz? Stres, depresyon ve endişelerinizle nasıl başa çıkarsınız? Uzman Patricia Tan’e göre çözüm basit: Seks! Fakat amacınız sadece cinsel ilişkiye girmek olmamalı. Psikolojik olarak seks, stresi azaltıp ve samimiyet kurmanızı sağlayarak ruh halinizi iyileştirir. Stres azaltan bileşim bir insanın kortisol seviyesini düşürür. Buna bağlı olarak kan basıncı seviyesi, hiperglisemi ve karında asit miktarı artar.


Acınızın dinmesine yardımcı olur!


Tepkilerinizi değiştirin. “Tatlım bu gece olmaz, başım ağrıyor” yerine “Evet, bu gece harika, başım ağrıyor.” demelisiniz. Seks ve ağrı yönetimi arasında gerçek bir korelasyon olduğuna inanan Ebanks ve ekliyor “ Cinsel uyarılma ve orgazm sırasında salınan oxytosin hormonu, endorfine dönüşür. Bu doğal uyuşturucu da seksi bir ağrı kesiciye dönüştürür.


Tuvalet kontrolünüzde yardımcı olur!


Tuhaf gelebilir ama uzmanlara göre seks, kadınlarda tuvalet sıkışmalarınızı önlüyor. Kadınlara gün içerisinde ve seks sırasında Kegel egzersizleri yapmaları öneriliyor. Nedeni basit, egzersiz sadece baskıyı daha çok artırmıyor, aynı zamanda sıkışmanıza neden olan kasların güçlenmesini sağlıyor. Kegel egzersizlerini gün içerisinde ve ilişkiniz sırasında uygulamaktan çekinmeyin. Tuvaletinizi yaparken de kaslarınızı 3 dakika sıkıp bırakmanız gerekir.

Daha sağlıklı bir cilde sahip olmanızı sağlar!


Seks sizi daha güzel yapabilir mi? Evet! Hayal ürünü gibi geliyor ama böyle. New York’ta bulunan PATH Medikal Merkezi’nin kurucusu Eric Braverman’a göre seks, ten renginizi bile geliştirecek vücudunuz için tüm yararlı bileşenleri içeriyor. Cinsel ilişki sırasında vücudunuz DHEA adlı hormonu salgılıyor. Bu bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, daha sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlıyor ve depresyon derecenizi azaltıyor. 

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Doğum kontrol hapları cinsel isteksizlik yapar mı?

Estrogenolit Damla

Seks hayatı olumsuz etkilendiyse başka bir yöntem denenmeli

Kadın doğum uzmanı Sherry Ross’da katılıyor buna: “Kadınlar ve erkekler açısından cinsel arzuyu anlamak güç” diyor Ross. “Bilinen birçok faktör, arzumuzu etkiliyor – farklı miktarlarda östrojen ve progesteron içeren farklı türde doğum kontrol hapları da dâhil olmak üzere. Bu yeni çalışma, farklı doğum kontrol yöntemlerinin cinsel arzumuzu ve iştahımızı nasıl etkilediği konusuna ışık tutuyor. Kadınlar olarak buradan çıkaracağımız ders şu olmalı: Farklı türde doğum kontrol yöntemleri var; eğer özellikle de yatak odasında herhangi bir olumsuz yan etki tecrübe ediyorsanız, başka bir doğum kontrol yöntemi deneyin.”

Her doğum kontrol yönteminin içeriği farklıdır – kimileri hormonsal yöntemlerken (doğum kontrol hapları gibi), kimleri değildir ve hormon türü ve miktarı haptan hapa değişir.

Araştırma kapsamında, daha fazla östrojen içeren doğum kontrol hapları kullanan kadınların, daha az ciddi bir ilişkideyken cinsel açıdan daha aktif oldukları görüldü. Ancak daha fazla progesteron içeren hapları kullanan kadınların, en çok ciddi ilişki içerisindeyken cinsel açıdan aktif oldukları açığa çıktı. 

Kadınları hormonlar yönetmiyor

Peki, çalışma nasıl yapıldı? Norveçli heteroseksüel kadınlara hangi doğum kontrol yöntemlerini ve markalarını kullandıkları, partnerlerine ne kadar bağlı oldukları soruldu. Anket, iki grup kadınla yapıldı. Birinci grup, hormonsal doğum kontrol yöntemleri kullanan ve ciddi ilişki içerisinde olan 112 kadın içeriyordu. 12 haftalık bir süreç boyunca takip edildiler ve ne sıklıkla ve ne zaman seks yaptıklarını rapor ettiler. 275 kişiden oluşan diğer grupta ise, hormonsal yöntemler kullanan ve uzun süreli bir ilişki içerisinde olan kadınlar bulunuyordu. Belirli bir süre boyunca takip edilmediler; ancak bir önceki hafta ne sıklıkla seks yaptıklarından bahsettiler.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

Ayrıca bilim insanları, bu çalışmanın sonuçlarını, 2013 yılında Amerika’da yapılan bir araştırmanın sonuçları ile karşılaştırmak istediler. Bu çalışma kapsamında 50 kadını içeren bir anket yapılmıştı ve kadınların hiçbiri, doğum kontrol yöntemi kullanmıyordu. Yani her şey, doğal hormonlarla ilgiliydi. Kadınlar, partnerleri ile birlikte ilişkiye yatırım yaptıkça, yumurtlamadıkları ve progesteronun baskın hormon olduğu evrede daha fazla seks yapmak istediler. 

Güney Kaliforniya Cinsel Sağlık Merkezi başkanı Dr. Michael Krychman; “Doğum kontrolü, kişinin cinsel fonksiyonlarını etkiler ve kadınlar, hormonları tarafından kontrol ediliyorlar diye bir şey de yoktur” diyor. “Bir sebepten dolayı, hapların içerisindeki östrojen, ilk geçiş etkisine giriyor ve karaciğere giderek seks hormonu bağlayıcı globülini artırıyor; bu globülin, dolaşıma karıştığında, serbest testosteronun katlanarak düşmesine sebep olabilir. Düşük testosteron, beraberinde düşük arzuyu getirebilir; ancak bazı kadınlar, cinsel açıdan daha özgür hissediyorlar – hamilelik korkusu yok, ağrılı kanama endişesi yok. Dolayısıyla bazı doğum kontrol hapları hormonların değişmesine ya da düşmesine sebep olsa da, kendinizi daha özgür hissettiğinizden cinsel bir canlanma yaşayabiliyorsunuz.”

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap
Estrogenolit Hap

Yaşlıların evlenmesi normal mi?

Toplumda yaşlıların evlenmesi ile ilgili, eskiye oranla değişse de, yanlış bir algı söz konusudur. Çünkü yaşlılık denilince akla, fiziksel yetersizliği olan ve cinsel potansiyeli kalmayan kişiler geldiği için yaşlılıkta evliliğe ihtiyaç olmadığı düşünülmektedir. Yukarıda da söylediğim gibi, evlilik kişinin sadece cinsel ihtiyaçlarını meşru bir zeminde gidermesini sağlamaz, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını da giderir. Kaldı ki, cinsellik yemek yeme, su içme, uyuma gibi temel insani ihtiyaçlardan biridir, böyle bir olguyu yaşlılar için yok saymak gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü yaşlı olsa da her insanın rahatlamaya, gevşemeye, arzulamaya, arzulanmaya, cinsel haz alıp vermeye, ruhunu ve bedenini özgürce paylaşmaya ihtiyacı vardır. Nitekin CİSED’in yaşlıların cinsel yaşamları ve potansiyelleri üzerine yaptırdığı bir araştırmanın sonuçlarına göre, hızında bir yavaşlama olsa bile kişilerin ölünceye kadar cinsel yaşamı devam etmektedir. Yaşlılık sürecinin cinselliğe ilginin azalmasında etkili  olabileceğinin altını çizen CİSED Başkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe’ye göre; “”Ancak yaşlanan kişilerin cinselliğe ilgisi devam edebilir. Yaşlı olarak kabul edilen 65 yaş ve üstü kişilerde yaptığımız Yaşlılık ve Cinsellik Anketi çalışmamıza göre erkeklerin %55′nin, kadınların ise %35′nin cinsel arzularının ve beklentilerinin yaşlanmaya rağmen devam ettiğini gördük”, diyerek bu konudaki yanlış algıyı da ortaya koymaktadır. Dolayısıyla yaşlıların da evlenmesi, gençlerin evlenmesi kadar normaldir.

Estrogenolit Damla ve Estrogenolit Hap

YAŞLI EVLİLİĞİ NORMALLEŞTI

Burada toplumun yaşlı evliliğine bakışındaki değişimden de söz etmek gerekir. Artık toplum yaşlı evliliğini daha normal görmeye başladı.  Biraz da modern hayat koşulları, örneğin kadınların daha fazla iş yaşamına katılması, erkelerin yoğun iş temposu, yaşların evde bakımını zorlaştırdığı için, çocuklar yaşlı anne ve babalarının evlenmesine taraf olmaktadırlar. Eskiden yaşlı anne veya babanın evlenmesi önünde büyük bir engel olan çocukların karşı çıkması sorunu da ortadan büyük oranda kalktığı için yaşlıların evlenmesi daha da kolaylaşmıştır. Eskiden anne veya babalarının evlenmesine karşı çıkan çocuklar şimdi, televizyonlardaki evlenme programlarına onların adına kendileri başvuruyor, eş seçimini de beraber yapıyorlar.

Bu arada televizyondaki evlenme programlarının da toplumun yaşlı evliliğine bakışının değişmesinde etkili olduğu söylenebilir. Bu tarz programlar, ülkemizin temel evlenme kültürüne uygun olmasa da, sıklıkla gündeme geldiği için yaşlı evliliğine bakışı normalleştirmiştir. Daha önceleri en yakınlarına bile evlilikten söz etmeye çekinen yaşlılar, şimdi büyük bir özgüvenle televizyona çıkıp eş aradıklarını ifade ediyorlar.

Estrogenolit Hap

Sağlıklı cinsel yaşam

Estrogenolit

Mükemmeli tarif eden bu standardı yakalamak zor olabilir, ancak en azından ona yaklaşmak mümkün. Bazı basit koşulları yerine getirmeniz yeterli olacak.

“Sağlıklı cinsel yaşam” çiftlerin düzenli, uyum içinde ve mutlu bir cinsel hayat sürmelerini anlatır. Mükemmeli tarif eden bu standardı yakalamak zor olabilir, ancak en azından ona yaklaşmak mümkün. Bunun ise yerine getirmesi kolay bazı basit koşulları var.

1- Hijyen şart!

“Sağlıklı” sözünün kullanılması boşuna değil. Seks sırasında çiftler birbirinin bedeninden yayılan bütün kokuları duyarlar. Hoş kokular cinsel arzuyu artırırken nahoş kokular bu arzuyu öldürür. Ağız kokunuzu bir bardak limonlu su içmek gibi basit yöntemlerle giderebilirsiniz. Hiç duş alacak vaktiniz yoksa koltuk altı ve kasık bölgelerinizi ıslak mendille silebilirsiniz.

2- “Hayır!” demeden önce bir düşünün

İstemediğiniz hiçbir şeyi elbette yapmayın. Ama neden “Hayır!” dediğinizi de düşünün. Eğer seksi istememe nedenlerinizi ortadan kaldırmazssanız ya da ortadan kaldıramadığınız nedenlerle barışamazsanız sevişme aralıklarınız uzar. Bu da sizi birbirinizden uzaklaştırır. Düzenli olarak sevişirseniz aranızdaki yakınlığı da korkursunuz.

Estrogenolit

3- Ne istediğinizi söyleyin, ne istediğini sorun

“İnsanlar konuşa konuşa” sözünün bir anlamı olmalı… En çok neleri yapmanızdan hoşlandığını sorun, hoşlandığı ama yapmadığınız neler olduğunu da sorun. Sormasını beklemeden siz de neleri sevdiğinizi ve neleri yapmasını beklediğinizi söyleyin. Aksi halde aslında hoşunuza gitmeyen bir durumu seviyormuş gibi yaparak karşılıklı yıllarınızı sevişemeden harcarsınız.

4- Biraz yavaşlayın…

Çok hızlı yaşıyoruz, her an bir şeylere yetişmeye ve bir şeyleri yetiştirmeye çalışıyoruz. İkinize özel dakikalarda biraz yavaşlamayı deneyin. Giysilerinizi çıkarmakta acele etmeyin. Ellerinizle karşılıklı bedenlerinizi keşfedin, ağır ağır giysilerinizden sıyrılın. Bir yere yetişmeyeceğinizi kendinize hatırlatın.

5- Yeniliklere açık olun

Seks yapmak biraz öpüşmek, sonra cinsel uzuvları buluşturmak değildir. Konuşun, zevk alıyormuşsunuz gibi rol yapmayın ama arada bir karı-koca rolünün dışına çıkın. Fantezilerinizi birbirinize utanmadan anlatın ve uygulayın. Hep aynı kişininkileri değil, ikinizin fantezilerini de gerçekleştirin.  

Estrogenolit

Anorgazmi nedir?

Estrogenolit Tablet

Bazı kadınlar orgazm duygusunu hiç yaşamazlar. Bazıları da sonradan orgazmı yaşayamaz hale gelirler. Cinsellikten hiç zevk alınmayan bu duruma anorgazmi denir. Cinsel terapi ile anorgazmi ya da orgazm bozukluğunun tedavisi mümkün. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, anorgazminin teşhisi, çeşitleri ve kolaylıkla yapılabilen tedavi süreçleri hakkında şu bilgileri verdi.

Psikolojik bir bozukluk

Anorgazmi, fiziksel sebeplerle ilgili, bedensel disfonksiyona bağlı bir durumdan çok psikolojik bir bozukluk olarak kabul edilebilir. Orgazm olamama uzun bir zaman sürdüğünde, geçici veya bazen kalıcı cinsel işlev bozukluğuna neden olabilir. Anorgazmi, hormonal dengesizlik, pelvik yaralanma, diyabetik nöropati, omurilik hasarı, uterus giderimi ve bazı kalp hastalıkları gibi tıbbi durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Anorgazmi çoğunlukla menopoza giren kadınlarda da görülür; duygusal, tıbbi ve psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Fakat sebeplerin neredeyse tamamı psikolojiktir dense yanlış sayılmaz.

Estrogenolit Damla

Anorgazminin belirtileri nelerdir?

Arzu duymak, ön sevişme esnasında keyif almakla anorgazmi arasında fark vardır. Birçok kadın ön sevişmeden hoşlandığı halde, bunun devamı olan cinsel ilişkiden zevk almayabilmekte, cinsel birleşme anındaki haz yükselişini, tatmin ve rahatlamayı, boşalma duygusunu hissedememektedir. İlişki esnasında sadece partnerin süreci bitirmesini beklerler. Orgazma ulaşılamaması ve eksik cinsel tatmin birincil anorgazmidir. Bazı durumlarda, anorgazmi aynı zamanda bir kişinin bir orgazm elde etmek için önemli ölçüde uzun zamana ihtiyaç duyabilir.

Anorgazminin ortak belirtilerinden bazıları şunlardır:

  • Asla orgazm olmaz, ne klitoral ne vajinal, hiçbir şekilde cinsel haz, boşalma ve tatmin duygusu yaşanmaz.
  • Koşullara ve duruma bağlı olarak ortaya çıkan orgazm bozukluğu, bazen ortaya çıkan anorgazmidir, buna rastgele ortaya çıkan orgazm bozukluğu denilir.
  • Bazı kişiler, klitorise dokunmak suretiyle klitoral orgazm yaşayabildiği halde, kişi cinsel birleşmede vajinal yoldan orgazmı yaşayamaz.

Anorgazmi nasıl teşhis edilir?

Bir kadın cinsel birleşmeden zevk almıyorsa, eşlik eden bir cinsel isteksizlik varsa, yüksek olasılıkla orgazm bozukluğu var demektir. Bazen geleneksel olarak bu önemsenmez, bazen bilgisizlikten “Bu iş, demek ki böyle oluyor” diye düşünülür, fakat aslında yaşaması gereken en doğal zihinsel ve bedensel hazdan yoksun kalır. Bu, durumda özellikle cinsel terapiler konusunda deneyimli bir uzmandan destek almak, hem yaşanan durumun bir problem olup olmadığını anlamak açısından hem de tedavi açısından oldukça önemlidir.

Anorgazmi büyüsünü hipnozla bozdu!

Anorgazmi tedavisinde, ilaçların yanı sıra, oldukça etkili bazı doğal tedaviler de vardır. Bunlardan biri de hipnoterapidir. Hipnoterapi anorgazmiyi tedavi etmek için oldukça etkili bir yöntemdir. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, başlangıçta büyü zannedilen anorgazmi sorununu örnek bir vaka hikayesiyle anlatıyor:

“Telefondaki kişi ‘Cinsel hayatımız alt üst oldu, tuhaf durumlar yaşıyoruz, eşime büyü yaptıklarını düşünüyoruz, bir iki yere gittik okuttuk, büyüyü bozduklarını söylediler ama sorun hala devam ediyor, büyü olsa da yardım eder misiniz?’ diye sorduğunda yüz yüze görüşmek gerektiğini belirterek eşiyle birlikte seansa davet ettim. Kadın 29 yaşında, kocası 32, üniversite mezunu ve devlet memuru olarak çalışıyorlar. 3,5 yaşında bir kız çocukları var. Üç yıldır mekana özgü anorgazmi sorunu yaşıyorlar. Önce çifti birlikte seans odasına aldık ve sonra ayrı ayrı görüşme yaptım. Uyumlu bir çift ve birbirlerini seviyorlar, birbirlerine karşı erotize olabiliyorlar. Verilere göre uyumlu ve sağlıklı bir cinsel yaşam söz konusu. Problem kadının bazen, bazı yerlerde orgazm olamaması şeklinde ortaya çıkmış. ‘Yatak odasında kesinlikle hiçbir şey hissetmiyorum, istemiyorum’ diyordu. ‘Her şey iyi gidiyor hayatımızda, eşimi seviyorum, hiçbir sorun yok ama hiçbir şekilde yatak odasında artık beraber olamıyorum, yani tatsız tuzsuz… Hiçbir şey hissedemiyorum. Bu beni mutsuz ediyor, eşimi de hissedemiyorum o da mutsuz’ şeklinde anlatırken sorularla anlamaya gayret ederken ‘Bazen oluyor bazen olmuyor’ şeklinde bir tekrar cümlesine ‘Yatak odasında hiçbir şey hissetmiyorum’ cümlesi eşlik ediyordu. Kayınvalidesine ya da annesine birkaç günlüğüne gittiklerinde de sorun devam ediyor ve en son tatile çıktıklarında da hiçbir şey hissetmediğinden yakınıyordu.

Telefondaki büyü meselesini sorduğumda “Hocam iyi bir hocaya gittik; şimdi siz kızarsınız ama, gerçekten söylediği gibi oldu. ‘Size büyü yapmışlar, bağlama büyüsü, senin şehvetini bağlamışlar. Kızım, büyüyü de yatak odasına gizlemişler, kolay kolay bulunmaz ama çözeriz’ dedi. ‘Ben bu büyüyü çözene kadar da siz o işi yatak odasında yapmayın’ diye tembihledi. Çocuğu uyuttuk, salonda denedik ve oldu, gerçekten büyü yapmışlar diye düşünüyoruz biz de ama çözdüm dediği halde daha sonra yatak odasında yine olmadı. Bir başkasına gittik o da çözdüm dedim ama yine olmadı’ şeklinde anlatıyorlardı.

“Çocuk nerede uyuyor” diye sorduğumda ‘Bizimle, beşiği yatak odasında’ dediler. “Çocuğu yatak odasın dışında uyutmalarını ve yatak odasında tekrar deneyim yaşamalarını ve bu deneyimle mutlaka gelmelerini önererek” seansa son verdim.

İkinci seansta şaşkındılar. “Eskisi gibi devam etti, hiçbir sorun yaşamadık” bilgisiyle geldiler.Hipnoterapi dip duygusal sıkıntıların sebebinin hızlıca bulunması için ideal bir sistemdir. Yaptığımız trans çalışmasında orgazm olamamanın sebebini araştırdığımızda sebep tamamen aynı odada uyuyan çocukla ilgili çıktı. “Ayıp bir şey yapıyoruz, yanımızda başkası var. Çocuk da olsa başkası… Ya çocuk görürse, ya hissederse, çocuğun yanında olmaz” şeklinde engel duygularına rastladık ve çocuğun odasının değiştirilmesiyle otomatik düzelme sağlanmış olsa da konuyla ilgili sıkıntılı duygular temizlendi ve sorun iki seansta bitmiş oldu. Mesele yatak odasında büyü olması değil, çocuğun olmasıydı aslında.”

Estrogenolit Tablet